Çevrim içi gerçekleştirilen programda üniversite-sanayi iş birliği, uluslararası akademik çalışmalar ve araştırmacıların üniversitelere sunduğu katkılar değerlendirildi. Programa, Moscow Institute of Physics and Technology Matematik Bölümünden Susumu Tanabe, Neutec İlaç’tan Dr. Meliha Cesur ve Kordsa’dan Dr. Hatice Gökdemir konuşmacı olarak katıldı.

Programa ayrıca Sakarya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Özer Köseoğlu, dekanlar ve akademisyenler de iştirak etti.

Uluslararası Akademik İş Birliği Vurgusu

SAU Akademia programında konuşan Prof. Dr. Susumu Tanabe, uluslararası akademik iş birliklerinin ortak araştırmalar, ortak makaleler, doktora öğrencileri ve doktora sonrası araştırmalar aracılığıyla sürdürülebilir hâle getirilmesinin önemine dikkat çekti.

Tanabe, üniversitelerin uluslararası araştırmacılarla etkili iş birlikleri geliştirebilmesi için güçlü araştırma altyapısına ve yüksek akademik niteliğe sahip olması gerektiğini belirtti. Genç araştırmacıların yurt dışı deneyimlerinin de uluslararası ölçekte güçlü bir akademik yapı oluşturulmasında önemli rol oynadığını ifade etti.

“TÜBİTAK 2209 Projeleri Araştırma Kültürünü Güçlendiriyor”

Daha sonra söz alan Dr. Meliha Cesur ise, YÖK Ek-46 kapsamında sanayide görev yapan doktora mezunu araştırmacıların üniversitelerde araştırma, proje ve danışmanlık faaliyetlerinde yer alabildiğini söyledi.

Bu uygulamanın akademik bağları yeniden güçlendirdiğini ifade eden Cesur, sanayide çalışan araştırmacıların bilgi ve deneyimlerinin üniversitelere önemli katkılar sunduğunu dile getirdi.

Öğrencilerin sektörü tanıması açısından üniversite-sanayi iş birliğinin güçlü ve sürdürülebilir olmasının önemine değinen Cesur, özellikle TÜBİTAK 2209 projelerinin öğrencileri araştırma kültürüne yönlendirmede etkili olduğunu vurguladı.

Karşılıklı Fayda ve Sürdürülebilirlik Öne Çıktı

Programın son konuşmacısı Dr. Hatice Gökdemir ise üniversite-sanayi iş birliğinde karşılıklı fayda anlayışının önemli katkılar sağladığını belirtti.

Gökdemir, TÜBİTAK 1004 NANOSİS Platformu kapsamında yürütülen projelere değinerek, TÜBİTAK 1505 programının da önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.

Şirketlerin yatırımlarının kısa sürede ürüne dönüşmesini beklediğini kaydeden Gökdemir, bu nedenle bazı durumlarda 2209 gibi daha hızlı ve uygulama odaklı programların daha verimli sonuçlar doğurabildiğini söyledi.

Gökdemir ayrıca kurşun-asit bataryalar, metal yüzeyler üzerine cam-seramik kaplamalar, RFID etiket çözümleri ve sürdürülebilir mobilite alanlarında yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgiler paylaştı.

Program, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.

Kaynak: saü