Meşhur bir Nasreddin Hoca fıkrasıdır…
Hocaya sormuşlar, “Hocam dünyanın merkezi neresi” diye…
Hoca da birkaç adım atmış ve bastonunu yere vurarak, “İşte burası” demiş…
“Ya nasıl olur” diyenlere de, “İnanmıyorsanız ölçün” cevabını vermiş…
Benim Sakarya’nın merkezinden kastım böyle bir merkez değil tabii ki…
Sadece hoşluk olsun diye paylaşmak istedim bu fıkrayı…
Aslında benim sormak istediğim ve cevabını aradığım soru, “Sakarya’nın en popüler ve en gözde ilçesi neresidir” sorusu…
Nüfusu ve tarihiyle ve kitaplara geçtiği şekliyle herkes bu soruya “Sakarya’nın merkez ilçesi tabii ki Adapazarı” cevabını verecektir…
Peki, gerçekten öyle mi?
Bilindiği gibi Adapazarı bilhassa son 15 yıllık süre zarfında iyice gözden düştü…
Daha doğru ifadeyle Serdivan ilçesinin gölgesinde kaldı…
Gerek ticari, gerek sosyal yaşam, gerekse yerleşim yeri olarak ilin en gözde ilçesi Serdivan oldu…
Zaten Serdivan Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın da, “Serdivan Sakarya’nın merkezi olacak” şeklinde bir açıklaması vardı…
Özellikle başkanlığının ilk 5 yılında bu hedefe matuf atılımlar yaptı Yusuf başkan…
Halihazırda şehrin en büyük iki alışveriş merkezi Serdivan sınırları içerisinde…
Üniversite deseniz, Serdivan sınırları içerisinde…
Dünya kültür mirasına girmiş ve 1500 yıl önce yapılmış olan Justinianus Köprüsü Serdivan sınırları içerisinde…
Bütün şehri tepeden izleyebileceğiniz Kırantepe Serdivan sınırları içerisinde…
Tarımın kalbi olabilecek Gökçeören Ovası Serdivan sınırları içerisinde…
İlin en gözde hastaneleri, restoranları, kafetaryaları, iş merkezleri, Serdivan sınırları içerisinde…
Serdivan’ı daha da cazip hale getirmek adına bizzat Yusuf başkanın hayata geçirdiği ve geçireceği projeler de var…
Serdivan Göl Park gibi, temalı parklar gibi, mahalle meydanları gibi hamleler var…
Son birkaç yılın en çok tartışılan projelerinden biri olan Cadde 54 Projesi var…
Serdivan Fikir Sanat Akademisi adı altında, dünya çapında isimlerin ağırlanıp hayli renkli etkinliklerin ve kursların düzenlendiği muazzam da bir kültür sanat faaliyeti var ilçede…
Bunun yanında planlaması yapılan fakat henüz hayata geçmeyen yürüyüş yolları, millet bahçeleri, botanik parklar, müzeler, meyve bahçeleri, organik pazarlar, kütüphaneler gibi projeler de cabası…
Son zamanlarda biraz tutuk gözükse de, tüm zamanların en usta oyun kurucularından ve politikacılarından olan Yusuf Alemdar, 11. yılına girdiği başkanlık serüveninde Serdivan’ı belli bir noktaya getirmiş durumda…
Adapazarı’nda ise yeni bir yönetim iş başında…
Genç başkan Mutlu Işıksu ve ekibi göreve gelir gelmez öncelikle ufak dokunuşlarla büyük beklentileri karşılamayı başardılar…
Mahalle ve sokakları daha da güzelleştirmek adına çalışma başlattılar…
Kültür sadece isminde olan ama içinde olmayan Orhangazi Kültür Merkezi’ni bir güzel elden geçirip son derece beğenilen kültür sanat etkinlikleri düzenleyerek büyük bir boşluğu doldurdular…
Çocuk Hakları Sokağı projesiyle 10 aylık kısa başkanlık süresine uluslararası çapta bir ödül sığdırmayı başardılar…
Ada Meydanı ve Ada Sahaf projeleri gibi, eski Türk Ticaret Bankası binasının müze yapılması gibi, deprem güvenliğini önceleyen, bunun yanında şehre estetik güzellik de katacak kentsel dönüşüm projeleri gibi büyük hedef ve projeleri de var Mutlu başkanın…
Hem gençliğinin verdiği enerji, hem de başkanlıkta daha henüz ilk yılları olmasının getirdiği şevk ve heyecanla Adapazarı’nı eski görkemli günlerine geri döndürecek inancı taşıyor Mutlu Işıksu…
Bütün bunların yanında hem Adapazarı’nda, hem Serdivan’da millet bahçeleri açılacak…
İki ilçede de müzeler, kütüphaneler, sahafçılar çarşısı hayata geçirilecek…
Birinde ne yapılıyorsa, bir benzeri diğerinde de olacak…
Bu itibarla farklı ve özgün projeler ayrı bir yer tutacak…
Gelelim mevcut veriler ışığında, “Sakarya’nın merkezi neresi” sorusunun cevabına…
Bence bu sorunun cevabı şu an için çok net bir şekilde Serdivan…
En güzel ve en pahalı evler ve yerleşimler orada…
En görkemli kafeler ve restoranlarla birlikte şehrin sosyal hayatı orada…
Cadde 54 başta olmak üzere en şaşaalı ve gösterişli ticaret merkezleri ve AVM’ler orada…
Üniversiteler ve en gözde okullar orada…
Dışarıdan bir misafiriniz geldiğinde ilk götüreceğiniz yer mutlaka Serdivan olacaktır…
Adapazarı’nda nereye gideceksiniz ki?
2019 seçimleri öncesinde başkan adaylarının projelerine baktığımızda da en iyi ve en heyecan verici projeler Serdivan Belediyesi’nin projeleriydi…
Bunların hepsi hayata geçirilebilirse Serdivan’ı yakalamak gerçekten son derece güç hale gelir…
Ama dediğim gibi Mutlu Işıksu’nun enerjisi ve heyecanı, son dönemde motivasyonu bir hayli düşmüş olan Yusuf Alemdar karşısında Adapazarı ilçesini biraz daha avantajlı kılabilir…
Öte taraftan Yusuf Alemdar da yılların tecrübe ve deneyimiyle iki ilçe arasındaki farkın kapanmasını engelleyebilir…
Sözün özü “Sakarya’nın geleceği” bu iki ilçede yapılacak hamleler ölçüsünde şekillenecek…
Üstüne basa basa vurguluyorum; sadece söz konusu iki ilçenin değil, Sakarya’nın geleceği…
Keşke diğer ilçeleri de bu perspektife katabilecek öngörülerde bulunabilseydim…
Diğer belediye başkanları da vizyonları ve projeleriyle kamuoyunu ve bizleri heyecanlandırabilseydi…
Lakin görünen köy kılavuz istemez…
Önümüzdeki dönemde Adapazarı ve Serdivan ilçe olarak yarışacağı gibi, Mutlu Işıksu ve Yusuf Alemdar da başkan olarak yarışacak…
Ne için mi yarışacaklar?
Artık o kadarını da siz tahmin edin…
CHP’DE ÜÇLÜ YARIŞ GÖZÜKÜYOR
Cumhuriyet Halk Partisi’nde ilçe kongreleri tamamlandı…
Şimdi tüm gözler şubat ayında gerçekleştirilecek olan İl Kongresi’ne çevrilmiş durumda…
Mevcut Başkan Erdoğan Isır’ın yeniden adaylığı kesin gibi…
Bunun yanında eski il başkanı Ecevit Keleş de nabız yokluyor…
Son gelen bilgilere göre de eski Adapazarı İlçe Başkanı avukat Reyhan Şahin de yarışa girecek…
CHP’de son yıllardaki il kongreleri sürpriz şekilde sonuçlandı…
Beklentilerin aksine favori isimler seçim kazanamadı…
Dengeler sürekli değişiyor ve sürpriz sonuçlara gebe oluyor CHP kongreleri…
Bahsi geçen üç ismin yarıştığı kongreden de her türlü sonuç çıkabilir…
Sanki Erdoğan Isır biraz daha şanslı gözükse de “Şu aday kesin kazanır” diyebileceğimiz bir durum yok…
Ecevit Keleş her zamanki temposu ve çalışkanlığıyla ibreyi kendine çevirebilir…
Reyhan Şahin de bilhassa CHP Grup Başkan Vekili Engin Özkoç’un desteğiyle ipi göğüsleyebilir…
Öte yandan Engin Özkoç ve genel merkez desteği Reyhan Şahin’e seçim de kaybettirebilir…
Neler olup biteceğini bekleyip göreceğiz…
Hele bir adaylar netleşsin yine son sözümüzü söyleriz…
Hoş bu üç adayın gireceği yarışta ben oyumu gözümü kırpmadan Reyhan Şahin’e verirdim o ayrı…
EROL AYDIN GİBİSİ ZOR BULUNUR
Gün geçmiyor ki Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili yeni bir atama haberi gelmesin…
10 aydır “Şu geldi şu gitti”, “Şu gidecek yerine şu gelecek”, “Falancayı işe aldılar, filancayı işten attılar” haberleriyle çalkalanıyor Büyükşehir Belediyesi…
Gelenin gidenin haddi hesabı yok…
Son bomba da kısa bir süre önce Fidan AŞ’nin başına getirilen Erol Aydın’ın görevden alınarak yerine başkasının atanacağı haberi oldu…
Erol Aydın’ı çok yakından tanırım…
Kişiliğine, dürüstlüğüne, helali haramı bilişine gözüm kapalı kefil olurum…
Şehri ve şehirliyi yakından tanıyan, şehrin dinamiklerini adı gibi bilen, her belediye başkanının mutlaka faydalanması gereken bir isim kendisi…
Tam bir görev adamı…
Adapazarı Belediyesi eski Başkanı Süleyman Dişli’nin uzun süre yardımcılığını ve vekilliğini yaptı…
Yine Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Zeki Toçoğlu kendisine önemli görevler verdi…
Bilhassa ihaleler gibi zorlu süreçleri başarıyla yönetti…
Devletin parası çarçur olmasın, her iş hakkıyla yapılsın diye titizlenen bir yönetici oldu hep…
Sakarya ölçeğinde değerlendirdiğimizde de “Yerli ve milli” bir isim…
Büyükşehir Belediyesi’nde etkin bir göreve getirilmesine çok sevinmiştim…
Ekrem Yüce başkanın bizzat seçtiği ve yanından ayırmaması gereken belki de en doğru adamlardan biriydi…
Ama görünen o ki kısa sürede onu da küstürmeyi başardılar…
Sakarya’nın bildiği, tanıdığı, sevdiği ve saydığı bir ismi egale edip yerine İstanbul’dan bir genel müdür getirmeyi tercih ettiler…
Tabii ki istediğiniz isimle çalışmakta özgürsünüz lakin önce görev verip, sonradan göreve son vermek pek yakışık almadı…
Ne diyeyim artık bilmiyorum ki…
Allah sonumuzu hayır etsin...