Yazı yazmaya başladığım günden beri prensip edindiğim bir ilkem vardır, bunu benim okurlarım yakinen bilirler,

O da, benim senede iki- üç sefer yerel meselelerde köşe yazdığımdır.

Bu senenin ilk yerel yazısını;

Merhum Sait Tanış Kültür Merkezini, orada ifa edilen sosyal, kültürel ve gönle dokunulan işleri anlatmak, bu nadide mekanın şehirlilik kimliğine olan katkılarını sizlere aktarmak istiyorum.

Merhum Hacı Sait Tanış;

Bulgaristan göçmeni bir ailenin çocuğudur, meslek olarak Nalbant ustası, nalındır.

Yoksulluk yıllarında, köylerden gelen köylülerin, atlarını, eşeklerini nallar, onların tarla, tapan alet edevatlarını yapar…

Parası olandan para, olmayandan dua, birçoğunun seneye veresiye, ister gelesiye, ister gelmeyesiye işini gören, Allah’ın has iman ehli bir kuludur.

1970 Milli Nizam partisinin Sakarya’da kurucusu ve bu fikrin de ilk öncülerinden biridir.

Merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocanın, Adapazarı’ndaki dostu, Ankara’dan, İstanbul’a gelip geçerken uğrayıp acı kahvesini içtiği, evinde kaldığı Sakarya’ya has mümtaz bir şahsiyettir.

Merhum Hacı Sait Tanış;

 Milli görüş fikrinin Sakarya’daki kurucu ve fikri önderleri arasında yer alan ve bu fikri yaymak için maddi ve manevi önderlik etmiş, gelişen dünya düzeninde, demircilikten inşaat malzemeleri işine giren saygın bir esnaftır.

Sakarya üniversitesinde okuyan talebelere her türlü, maddi, manevi desteğini esirgemeyen,

Onların barınması için ev açan,

Bu evlerin tüm giderlerini çoğu zaman kendisi, zaman zaman kendisinin çizgisinde olan hayırseverlerin desteğiyle karşılamış.

Gurbette o talebelere adeta baba şefkatiyle muamele edip, onların ülke yarınlarında görev almasına vesile olmuştur.

Öyle ki, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bunların en bilinenlerindendir.

İlme, irfana bu denli önem veren Merhum Hacı Sait Tanış,

Şehrin merkezinde satın aldığı konağı bu öğrencilere tahsis eder, tüm giderlerini karşılar.

O yıllarda ilim yuvası olarak işlevin sürdüren konak ta ki, 1999’daki o depremle harabeye döner.

Merhum Hacı Sait Tanışın vefatından sonra oğul A.Şadi Tanış konağı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile restore ettirir ve şehrin hizmetine “SAİT TANIŞ KÜLTÜR MERKEZİ’’

İsmi altında sunar.

Bu gün ki,

Sait Tanış Kültür Merkezi işte bu vesile ile yeniden ilim, irfan, iyilik hareketi olarak doğar, hizmet görmeye başlar.

Şimdilerde,

Bir gün, musiki şinasların ders çalışıp terennüm ettiği,

Bir gün, şairlerin ürettikleri şiirleri birbirlerine sergilediği,

Bir gün, ülke gündemindeki önemli şahsiyetlerin gelip konferans verdiği,

Bir gün, şehrin eşraflarının toplanıp istişare yaptığı,

Bir gün, fakir fukara çocuklara özel dersler verildiği,

Özetle içinden sevgi gecen, merhamet gecen, yardım gecen tüm faaliyetlerin icra edildiği nadide mekân olarak yaşamını sürdürmektedir.

Gelişmiş tüm kadim şehirlerde, böylesine mekânlar eskiden de vardı, bu gün de var, yarın da var olmaya devam edecektir.

Öylesine bir birine eşit davranılmayan, samimiyetle birbirini kucaklayan, üstün, astın olmadığı, zengin, fakirin imtiyaz sahibi olmadığı, hiyerarşi içeresinde işlerin görüldüğü.

Örneğin, şehrin en zengininin çay demleyip ikram ettiği, bulaşık yıkadığı,

Bir başka mümtaz şahsiyetin, konağın hemen hemen tüm iaşesini bir şekilde temin ettiğini görmek mümkündür.

Ayrıca kültür merkezinde,

Şehrin en eski eşraf topluluğunun  bir araya geldiği, bu topluluk ise ta Yeni Cami deki Asma altı kıraathanesi müdavimlerinin devamı niteliği taşıdığı bilinmektedir.

Bu nadide eş rafların birçoğu, Merhum düşünür, fikir adamı Selahaddin Şimşek tedrisatlı olup,

Merhum Dr. Sadık Canlı fikriyatını önemseyen,

Ülkesi için dertlenen, düşünen, eleştiren, çözüm üretmeye çalışanlardan müteşekkildir.

Kimler müdavimi değildir ki;

Ülkece tanınan, en önemli işçi sendikası genel başkanından, valilere, eski yeni bakanlara, milletvekillerinden ilim insanlarına, şair, yazar, düşünürlerinden toplumun tümünü kapsayan müdavimleri mevcuttur.

Bendeniz de naçizane, değerli portre yazarı Sayın Fahri Tuna vesilesi ile yaklaşık 7-8 yıldır ara ara uğradığım bir mekân olarak, Sait Tanış Kültür Merkezi, Sakarya Kent Konseyi’ne de ev sahipliği yapmaktadır.

Çağımızın bulaşıcı hastalığı münasebetiyle yaklaşık bir yıldır her gün gönül ferahlatmak için aşinası olduğum bir yer olduğunu ifade etmeliyim.

Her türlü zorluklara karşı, mesnetsiz dedikodulara rağmen, Sakarya’mız için böylesine önemli bir mekânı yaşatmaya çalışan,

Değerli ağabeyim Şadi Tanış beyi gönülden tebrik ederim.

Selam ve Dua İle

Ne Zaman İnsan Oluruz

“Bilmeden, tanımadan düşman olmadığımızda”