<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Yeni Sakarya Gazetesi: Son Dakika Sakarya Haberleri - Sakarya Asayiş, Siyaset ve Spor Haberleri</title>
    <link>https://www.yenisakarya.com</link>
    <description>Son dakika Sakarya haberlerini doğru, güvenilir ve tarafsız gazetenizde takip edin, Sakarya gündeminden haberiniz olsun.
Sakarya'dan doğru ve güvenilir haberler...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.yenisakarya.com/rss/kultur" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Yeni Sakarya Gazetesi © 1954-2023. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 24 Jul 2026 20:11:12 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/rss/kultur"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Hendek 2. Kitap Günleri Kapılarını Açtı]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/hendek-2-kitap-gunleri-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/hendek-2-kitap-gunleri-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hendek Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen Hendek Kitap Günleri, yoğun katılımla gerçekleştirilen açılış programıyla ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Muammer Sencer Caddesi’nde kurulan etkinlik alanında düzenlenen organizasyon, 21 Haziran tarihine kadar kitapseverleri yayınevleri ve binlerce eserle buluşturacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Açılış törenine AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci, Hendek Kaymakamı Hacı Hasan Gökpınar, Hendek Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Ali Baylan, Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hüseyin Çalışkan, Hendek İlçe Milli Eğitim Müdürü Murat Çekiçcioğlu, Hendek İlçe Emniyet Müdürü Kemal Aydınoğlu, ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda vatandaş katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“Kitaplar Geleceğimize Yapılan En Değerli Yatırımdır”</h3>

<p>Programın açılış konuşmasını yapan Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, kitapların bireysel gelişim ve toplumsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirterek, Hendek Belediyesi olarak kültür ve eğitim alanındaki çalışmalara öncelik verdiklerini söyledi.</p>

<p>Püsküllü, “Kitaplar bilgiye ulaşmanın en güçlü araçlarından biridir. Hendek Kitap Günleri, çocuklarımızı, gençlerimizi ve yetişkinlerimizi aynı çatı altında buluşturan önemli bir kültür etkinliğidir” dedi.</p>

<h3>“Şehrimize Değer Katan Bir Gelenek Olmalı”</h3>

<p>Hendek Kaymakamı Hacı Hasan Gökpınar ise konuşmasında şehirlerin gelenekleriyle kimlik kazandığını ifade ederek, Kitap Günleri etkinliğinin kültürel hayata önemli katkılar sunduğunu söyledi.</p>

<p>Gökpınar, organizasyonun ilerleyen yıllarda daha da büyüyerek Hendek’in önemli geleneklerinden biri haline gelmesini temenni etti. Vatandaşları etkinliğe davet eden Gökpınar, kitap günlerinin ilçeye ve öğrencilere hayırlı olmasını diledi.</p>

<h3>Ali İnci: “Hendek Kültür ve Eğitimde Güçlü Bir İlçe”</h3>

<p>AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci de konuşmasında Hendek’in eğitim ve kültür alanındaki güçlü yapısına dikkat çekti. Belediye başkanlığı döneminde ilçenin farklı noktalarına kitap merkezleri kurduklarını hatırlatan İnci, vatandaşların bu alanlara kitap bağışlayarak paylaşım kültürüne katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<p>İnci, Hendek’in kitap okuma alışkanlığının güçlü olduğu bir ilçe olduğunu belirterek, Hendek Eğitim Fakültesi’nin de bu kültürel yapıya önemli katkı sağladığını vurguladı.</p>

<h3>Stantlar Ziyaret Edildi</h3>

<p>Konuşmaların ardından protokol üyeleri etkinlik alanındaki stantları gezerek yayınevleri ve katılımcılarla bir araya geldi. Vatandaşlarla sohbet eden protokol üyeleri, sergilenen eserler hakkında bilgi aldı.</p>

<h3>21 Haziran’a Kadar Açık Kalacak</h3>

<p>Hendek Belediyesi tarafından düzenlenen Hendek 2. Kitap Günleri, 21 Haziran tarihine kadar Muammer Sencer Caddesi’nde ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. Etkinlikte çok sayıda yayınevi yer alırken, vatandaşlar farklı türlerdeki eserleri inceleme ve yazarlarla buluşma fırsatı yakalayacak.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Hendek Belediyesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/hendek-2-kitap-gunleri-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2026/06/fe62dfc6-4c6a-4be5-a868-481ea6718e0d.png" type="image/jpeg" length="56941"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SYKD’de kültür ve tarih söyleşisine yoğun ilgi]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/sykdde-kultur-ve-tarih-soylesisine-yogun-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/sykdde-kultur-ve-tarih-soylesisine-yogun-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Yerel Kültür Derneği (SYKD) tarafından düzenlenen aylık söyleşi programları, Nisan ayında da yoğun katılımla gerçekleştirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Program, Dernek Başkan Yardımcısı Ahmet Pekşen organizasyonuyla düzenlenirken, konuğu mühendis, yönetici ve yazar M. Danyal Hergünsel oldu.<img height="1080" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151053.jpeg" width="1440" /><img height="1080" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151054-1.jpeg" width="1440" /><img height="1080" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151054-2.jpeg" width="1440" /><img height="1085" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151054-3.jpeg" width="1440" /></p>

<p><strong>TARİHSEL PERSPEKTİF DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Yaklaşık 150 ülke gezmiş olan Hergünsel, söyleşide Selçuklu’dan Osmanlı’ya ve Cumhuriyet’e uzanan süreçte Manav kültürü üzerine değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Cumhuriyet ve Atatürk dönemi üzerine yaptığı vurgular katılımcıların ilgisini çekti.<img height="1080" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151054.jpeg" width="1440" /><img height="1079" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151055-1.jpeg" width="1440" /><img height="1085" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151055-2.jpeg" width="1440" /><img height="904" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151055.jpeg" width="1200" /></p>

<p><strong>YOĞUN KATILIM VE İNTERAKTİF PROGRAM</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Samimi bir atmosferde gerçekleşen program, soru-cevap bölümüyle interaktif şekilde devam etti. Geniş katılımlı etkinlik, davetliler tarafından büyük beğeni topladı.<img height="1079" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151056-1.jpeg" width="1440" /><img height="1080" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151056-2.jpeg" width="1440" /><img height="1080" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151056-3.jpeg" width="1440" /></p>

<p><strong>PLAKET TAKDİM EDİLDİ</strong></p>

<p>Program sonunda SYKD Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Şahin tarafından M. Danyal Hergünsel’e plaket takdim edildi. Ayrıca derneğin önceki dönem Genel Sekreteri Hidayet Yiğit ile Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Yiğit’e katkılarından dolayı teşekkür plaketi verildi.<img height="1079" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151056.jpeg" width="1440" /><img height="797" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2026/04/whatsapp-image-2026-04-05-at-151057.jpeg" width="1080" /></p>

<p>Dernek yönetimi, Manav kültürünü gelecek kuşaklara aktarmaya yönelik etkinliklerin artarak devam edeceğini belirterek katılımcılara teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>basın bülteni</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/sykdde-kultur-ve-tarih-soylesisine-yogun-ilgi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 15:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2026/04/sykdde-kultur-ve-tarih-soylesisine-yogun-ilgi.png" type="image/jpeg" length="99781"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ankara'nın saklı doğal güzelliği: Süvari Kanyonu]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/ankaranin-sakli-dogal-guzelligi-suvari-kanyonu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/ankaranin-sakli-dogal-guzelligi-suvari-kanyonu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara'nın saklı doğal güzelliği: Süvari Kanyonu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ : - Süvari Kanyonu'nun doğal yapısı ve etkileyici kaya oluşumları (Dron) - Özköy mevkisinde yer alan kanyonun su yatağı ve sarp kayalıkları (Dron) ANKARA (AA) - Ankara'nın Güdül ilçesinde bulunan Süvari Kanyonu, doğal yapısı ve etkileyici kaya oluşumlarıyla dikkat çekiyor. Özköy mevkisinde yer alan kanyon, su yatağı ve sarp kayalıklarıyla drone ile görüntülendi.</p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>YAŞAM, KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/ankaranin-sakli-dogal-guzelligi-suvari-kanyonu</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2026/03/ankaranin-sakli-dogal-guzelligi-suvari-kanyonu.jpg" type="image/jpeg" length="97872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2025 Yılının Kelimesi/Kavramı belli oldu]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/2025-yilinin-kelimesikavrami-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/2025-yilinin-kelimesikavrami-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından halk oylamasıyla belirlenen 2025 yılının Kelimesi/Kavramı “dijital vicdan” oldu. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sonucu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla kamuoyuna duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bakan Ersoy paylaşımında, yaklaşık 300 bin kişinin katıldığı oylama sonucunda seçilen “dijital vicdan” kavramının, dijital çağda vicdanın sorumluluk ve eylemden uzaklaşıp yalnızca bir “tıklama”ya indirgenmesini tartışmaya açtığını belirtti. Ersoy, kavramın bireysel ve toplumsal duyarlılıklara ayna tutan güçlü bir anlam taşıdığını vurgulayarak, çalışmaya katkı sunan TDK, Ankara Üniversitesi, İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) ile değerlendirme kurulunda yer alan akademisyen ve uzmanlara teşekkür etti.</strong></p>

<p><strong>Beş Kavram Halk Oylamasına Sunuldu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ankara Üniversitesi İLAUM iş birliğiyle yürütülen çalışma kapsamında, halktan gelen öneriler ve alanında uzman isimlerden oluşan <strong>23 kişilik değerlendirme kurulu</strong> tarafından belirlenen 5 kelime ve kavramın TDK’nin internet sitesinde halk oylamasına sunulduğu hatırlatıldı. Oylamaya sunulan kavramların “dijital vicdan”, “vicdani körlük”, “çorak”, “eylemsiz merhamet” ve “tek tipleşme” olduğu bildirildi.</p>

<p><strong>TDK’dan “Dijital Vicdan” Açıklaması</strong></p>

<p>TDK tarafından yapılan gerekçeli açıklamada, vicdanın kişiyi kendi davranışları hakkında yargıda bulunmaya iten ve ahlaki değerler üzerine düşünmesini sağlayan bir duygu olduğu ifade edilerek, dijital çağda bu kavramın farklı bir boyut kazandığına dikkat çekildi.</p>

<p>Açıklamada, insanların gerçek hayatta sorumluluk almak istemedikleri ya da almadıkları durumlarda, sosyal medyada yapılan bir paylaşım veya beğeniyle “vicdanlarını rahatlatma” eğilimine girdiği belirtildi. Bu durumun, bireysel duyarlılığı pasifleştirerek vicdanı “tıklanabilir bir işlem”e dönüştürdüğü vurgulandı.</p>

<p>Beğeni, paylaşım ve yorumların, bireylere insani görevlerini yerine getirdikleri hissini verdiği ancak merhamet ve insaf duygusunun sembolik bir görünürlükle sınırlı kaldığı ifade edildi. Bu nedenle “dijital vicdan” kavramının, vicdanın dijital ortamda aldığı yeni ve çoğu zaman yanıltıcı işlevi anlatan önemli bir kavram olarak dilde yer alması gerektiği kaydedildi.</p>

<p>Açıklamada ayrıca, Gazze ve Doğu Türkistan gibi kamuoyunun gündeminde olan insanlık dramlarının sosyal medyada beğenilmesi veya bu konularda içerik üretilmesinin, bireyde sanal bir vicdani rahatlama yarattığı ve gerçek sorumluluktan uzaklaştırdığına dikkat çekildi. Dijital vicdanın, insanları somut gerçekler karşısında somut çözümler üretmekten alıkoyarak sorun alanının genişlemesine ve derinleşmesine neden olduğu vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/2025-yilinin-kelimesikavrami-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Dec 2025 11:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2025/12/dijital-vicdan2025.jpg" type="image/jpeg" length="64440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyada Bu Hafta Sanat Dolu: Tiyatrodan Sinemaya, Konserlerden Sergilere Yoğun Etkinlik Takvimi]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/dunyada-bu-hafta-sanat-dolu-tiyatrodan-sinemaya-konserlerden-sergilere-yogun-etkinlik-takvimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/dunyada-bu-hafta-sanat-dolu-tiyatrodan-sinemaya-konserlerden-sergilere-yogun-etkinlik-takvimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sanat dünyası bu hafta dünyanın farklı şehirlerinde tiyatro, konser, film festivalleri ve sergilerle dolu geniş bir etkinlik yelpazesini sanatseverlerle buluşturacak. Avrupa’dan Asya’ya, Amerika’dan Orta Doğu’ya kadar pek çok kent, kültür ve sanatın canlı enerjisine ev sahipliği yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>Tiyatro ve Sahne Sanatları</strong></h3>

<p><strong>Azerbaycan – Şuşa</strong><br />
Shusha State Musical Drama Theatre, 29 Kasım’da Lala Shirinova’nın yönetmenliğinde sahnelenecek <em>“Dağilan Tifaq”</em> ile izleyicilerini ağırlayacak.</p>

<p><strong>Çekya – Prag</strong><br />
Prag’da tiyatro ve müzikseverler aynı gün iki etkinlikte buluşacak:</p>

<ul>
 <li>
 <p><em>“Frankenstein”</em> tiyatro gösterisi</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>“Jazz Evenings in Reduta Jazz Club”</em> konser serisi</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>Sergiler ve Sanat Etkinlikleri</strong></h3>

<p><strong>Paris – Fondation Louis Vuitton</strong><br />
Alman sanatçı <strong>Gerhard Richter</strong>’in kapsamlı retrospektifi, 2 Mart 2026’ya kadar ziyaretçilerini karşılamaya devam edecek.</p>

<p><strong>New York – Studio Museum in Harlem</strong><br />
Heykeltıraş <strong>Tom Lloyd</strong>’un eserleri, 22 Mart 2026’ya kadar sergilenecek.</p>

<h3><strong>Film Festivalleri Dünyanın Dört Bir Yanında Sürüyor</strong></h3>

<p><strong>Tokyo – FILMeX 2025</strong><br />
Japonya’nın başkentinde düzenlenen festival, 30 Kasım’a kadar dünya sinemasının seçkin yapımlarını sunuyor.</p>

<p><strong>Doha – Doha Film Festivali (DFF)</strong><br />
28 Kasım’a kadar devam eden festival, çeşitli ülkelerden özel bir film seçkisini izleyicilerle buluşturuyor.</p>

<p><strong>New York – DOC NYC</strong><br />
ABD’nin en önemli belgesel festivallerinden biri olan DOC NYC, 16. edisyonuyla 30 Kasım’a kadar sürüyor.</p>

<p><strong>Montreal – RIDM</strong><br />
Kanada’nın Montreal kentindeki Uluslararası Belgesel Festivali (RIDM), 30 Kasım’a kadar belgesel sinemanın güçlü örneklerini seyirciye sunuyor.</p>

<h3><strong>Konser Takvimi: Dünya Yıldızları Sahneye Çıkıyor</strong></h3>

<ul>
 <li>
 <p><strong>Zabranjeno Pusenje</strong>, 28–29 Kasım’da Saraybosna’daki Cinemas Sloga’da sahne alacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Rod Stewart</strong>, 29 Kasım’da Almanya’nın Mannheim kentinde konser verecek.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Andre Rieu</strong>, yarın Zagreb’de, 27 Kasım’da ise Lübliyana’da hayranlarıyla buluşacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Lorde</strong>, 27 Kasım’da Brüksel’de, 30 Kasım’da Zürih’te sahne alacak.</p>
 </li>
 <li>
 <p><strong>Marilyn Manson</strong>, 28 Kasım’da Madrid, 30 Kasım’da Lizbon’da konser verecek.</p>
 </li>
</ul>

<h3><strong>ABD’de Bu Hafta Vizyona Girecek Filmler</strong></h3>

<p>ABD sinemalarında bu hafta beş yeni film vizyona giriyor:</p>

<p><strong>27 Kasım’da vizyonda:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><em>Zootopia 2</em> (Yönetmen: Jared Bush &amp; Byron Howard)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p><em>Eternity</em> (Yönetmen: David Freyne)</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>Silver Star</em> (Yönetmenler: Ruben Amar &amp; Lola Bessis)</p>
 </li>
</ul>

<p><strong>28 Kasım’da vizyonda:</strong></p>

<ul>
 <li>
 <p><em>Tinsel Town</em> (Yönetmen: Chris Foggin)</p>
 </li>
 <li>
 <p><em>BLKNWS: Terms &amp; Conditions</em> (Yönetmen: Kahlil Joseph)</p>
 </li>
</ul>

<p>Sanatseverler için dopdolu bir haftanın yaşanacağı bu günlerde, dünya çapında farklı türde etkinlikler kültür atmosferini zenginleştirmeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/dunyada-bu-hafta-sanat-dolu-tiyatrodan-sinemaya-konserlerden-sergilere-yogun-etkinlik-takvimi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2025/11/sinema-salonu-bos.jpg" type="image/jpeg" length="14908"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serdivan’da Türkü ve Muhabbet Dolu “Sıra Gecesi”]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/serdivanda-turku-ve-muhabbet-dolu-sira-gecesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/serdivanda-turku-ve-muhabbet-dolu-sira-gecesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Serdivan Belediyesi Kültür ve Kongre Merkezi, düzenlenen “Sıra Gecesi” programıyla müzik ve muhabbet dolu bir geceye ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Etkinlikte Vahit Kurt ve ekibi sahne alarak izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Katılımcılar, türkü ve sohbet eşliğinde keyifli bir akşam geçirirken halaylar çekildi ve renkli görüntüler ortaya çıktı.<img height="1066" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2025/10/whatsapp-image-2025-10-31-at-111312-2.jpeg" width="1600" /></p>

<p>Programa Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik’in yanı sıra AK Parti İlçe Başkanı Yusuf Haldızoğlu, Milliyetçi Hareket Partisi İlçe Başkanı Yaşar Kara, sivil toplum kuruluşları temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Başkan Çelik, etkinlik boyunca vatandaşlarla türkülere eşlik ederek sohbet etti.</p>

<p>Yoğun ilgi gören gecede katılımcılara çiğ köfte ikram edilirken, etkinliğe katılanlar Serdivan Belediyesi ve sahne alan ekibe teşekkürlerini iletti.​​​​​​​<img height="1066" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2025/10/whatsapp-image-2025-10-31-at-111312.jpeg" width="1600" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Etkinlik sonunda konuşan Başkan Çelik, Serdivan’da kültür ve sanatın önemine değinerek şunları söyledi: “Her kültür bizim için bir değer; her gelenek, her ezgi bizi biz yapan bir mirastır. Sıra Gecesi programında hemşehrilerimizle bir araya gelerek türküler ve çiğ köftenin lezzetiyle dolu keyifli bir akşam yaşadık. Biz biriz, beraberiz ve böyle de mutluyuz. Bir sonraki konserde yeniden buluşmak dileğiyle.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Serdivan Belediyesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/serdivanda-turku-ve-muhabbet-dolu-sira-gecesi</guid>
      <pubDate>Fri, 31 Oct 2025 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2025/10/serdivanda-turku-ve-muhabbet-dolu-sira-gecesi.png" type="image/jpeg" length="23644"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çanakkale’deki Troya Kazıları, 3 Bin 500 Yıllık Savaşın İzlerini Gün Yüzüne Çıkarıyor]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/canakkaledeki-troya-kazilari-3-bin-500-yillik-savasin-izlerini-gun-yuzune-cikariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/canakkaledeki-troya-kazilari-3-bin-500-yillik-savasin-izlerini-gun-yuzune-cikariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alan 5 bin 500 yıllık geçmişe sahip Troya Antik Kenti’nde yürütülen 2025 yılı kazı çalışmalarında, arkeologlar bu yıl Troya Savaşı'nın izlerini sürmeye odaklandı. Kazılarda elde edilen ilk buluntular, efsanevi savaşın arkeolojik kanıtlarına ulaşma yolunda önemli ipuçları sundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h2>Troya Savaşı'nın İzleri Aranıyor</h2>

<p>Çanakkale’nin Tevfikiye köyü sınırlarında yer alan <strong>Troya Antik Kenti</strong>, bu yıl da <strong>Kültür ve Turizm Bakanlığı</strong> izni, <strong>Çanakkale Valiliği</strong>, <strong>ÇOMÜ</strong>, <strong>İÇDAŞ</strong> ve <strong>Tevfikiye Muhtarlığı</strong> desteğiyle kazılmaya devam ediyor. Kazılar, <strong>Prof. Dr. Rüstem Aslan</strong> başkanlığında yürütülüyor.</p>

<p>2025 yılı çalışmaları kapsamında arkeologlar, <strong>Troya Savaşı ile ilişkilendirilen Son Tunç Çağı</strong>’na ait tahribat tabakasına inmeyi ve bu döneme ait savaş buluntularına ulaşmayı hedefliyor.</p>

<h2>Sapan Taşları ve Ok Uçları Bulundu</h2>

<p>Kazılar daha kısa bir süre önce başlamış olmasına rağmen <strong>Troya 6</strong> dönemine ait <strong>saray yapısı önünde</strong>, 3 bin 500 yıllık <strong>kilden yapılmış sapan taşları</strong> bulundu. Bu taşlar, bölgede o dönemde savunma ve saldırı faaliyetlerinin yürütüldüğünü gösteriyor. Geçtiğimiz yıl aynı alanda iki adet <strong>Son Tunç Çağı ok ucu</strong> bulunmuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Prof. Dr. Aslan</strong>, bulunan sapan taşlarının rastlantı olmadığını belirterek, şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>“Özellikle saray yapısının önünde, küçük bir alanda bu kadar çok sapan taşının çıkması burada savunma ve saldırı ile ilgili bir işlevin olduğunu gösteriyor.”</p>
</blockquote>

<h2>Arkeologlar, Troya Savaşı'nın Kanıtlarını Arıyor</h2>

<p>Kazı ekibi, bu yılki çalışmalarında özellikle <strong>Troya 6 ve Troya 7</strong> olarak adlandırılan dönemlere odaklandı. Bu dönemler, <strong>M.Ö. 1200'lü yıllara</strong> tarihlenen ve Homeros’un “İlyada” destanında anlattığı Troya Savaşı ile özdeşleştiriliyor.</p>

<p>Aslan, önceki yıllarda <strong>yangın tabakası içinde özensiz gömülmüş iskeletler ve savaş aletlerine</strong> rastladıklarını belirterek, bu seneki hedefin bu bulguları daha geniş alanlarda tespit etmek olduğunu vurguladı.</p>

<blockquote>
<p>“Troya Savaşı’na işaret eden arkeolojik verilerin peşindeyiz. Önceki kazılarda yangın tabakası içinde iskeletler, ok uçları gibi savaş izleri bulmuştuk. Bu yıl <strong>Geleceğe Miras Projesi</strong> kapsamında alanı genişleterek daha fazla bulguya ulaşmayı hedefliyoruz.”</p>
</blockquote>

<h2>Troya Savaşı'nın Efsanevi Geçmişi</h2>

<p><strong>Troya Savaşı</strong>, mitolojik anlatıma göre <strong>Troyalı Paris'in, Sparta Kraliçesi Helen’i kaçırması</strong> üzerine Akalar (Yunanlar) tarafından başlatıldı. <strong>10 yıl süren savaş</strong>, Truva Atı stratejisiyle sona erdi ve şehir Akalılar tarafından ele geçirildi. Bu savaş, tarih boyunca sayısız sanat eserine, edebi esere ve araştırmaya konu oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/canakkaledeki-troya-kazilari-3-bin-500-yillik-savasin-izlerini-gun-yuzune-cikariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Jul 2025 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2025/07/canakkaledeki-kazilar-troya-savasinin-izinde-ilerliyor-23.jpg" type="image/jpeg" length="93671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çandarlı Halil Paşa Kimdir? Çandarlı Halil Paşa Neden İdam Edildi? Çandarlı Halil Paşa'yı Kim İdam Ettirdi]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/candarli-halil-pasa-kimdir-candarli-halil-pasa-neden-idam-edildi-candarli-halil-pasayi-kim-idam-ettirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/candarli-halil-pasa-kimdir-candarli-halil-pasa-neden-idam-edildi-candarli-halil-pasayi-kim-idam-ettirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Osmanlı tarihine damga vuran Çandarlı Halil Paşa'nın yaşamı, sadrazamlığı ve sonu, bir trajedi olarak kayıtlara geçti. İşte, Osmanlı Devleti'nin önemli devlet adamlarından biri olan Çandarlı Halil Paşa'nın hayatına dair önemli detaylar!]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti'nin önemli devlet adamlarından biri olarak tarihe geçen Çandarlı Halil Paşa, 1439-1453 yılları arasında sadrazamlık görevini üstlenmiştir. Babası Çandarlı İbrahim Paşa'nın sadrazamlığı döneminde kazaskerliğe atanmış, II. Murat tarafından sadrazam olarak göreve getirilmiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çandarlı Halil Paşa, sadrazamlık görevi boyunca Osmanlı Devleti'nin iç ve dış politikalarında etkili bir rol oynamıştır. Padişah II. Mehmed'in ilk sultanlık döneminde Osmanlı Devleti'nin fiilen yöneticisi haline gelmiş, iç karışıklıkları önlemiş ve büyük zaferlere imza atmıştır.</p>

<p>Özellikle Mora seferinde Osmanlı ordusunun başında bulunarak bölgenin büyük kısmını ele geçiren Çandarlı Halil Paşa, Osmanlı Devleti'nin güçlenmesine önemli katkılarda bulunmuştur. Ayrıca II. Mehmed'in ikinci tahta geçişinde de sadrazamlık görevini sürdürmüştür.</p>

<p>Ancak, İstanbul'un fethi sırasında yaşananlar Çandarlı Halil Paşa'nın trajik sona yaklaştığını gösterdi. Halil Paşa, İstanbul'un kuşatılması ve Avrupa'da yeni bir haçlı ittifakının ortaya çıkabileceği endişesiyle padişaha karşı çıkarak kuşatmanın kaldırılması gerektiğini savundu. Bu görüşleri, Bizans'a karşı daha ılımlı bir politika izlenmesi gerektiği yönündeki düşüncelerle çatıştı.</p>

<p>İstanbul'un fethinden sonra ise idam edilen ilk sadrazam olan Çandarlı Halil Paşa'nın gözlerine mil çekilerek idam edilmesi tarihe geçen acı bir olaydır. İdamından sonra mal varlığına el konulmuş ve ailesiyle birlikte büyük bir düşüş yaşanmıştır.</p>

<p>Çandarlı Halil Paşa'nın anısını yaşatmak adına yaptırdığı eserler, özellikle Çandarlı Körfezi'nde bir kale, İznik ve Edirne'de inşa ettirdiği yapılar ile hala hatırlanmaktadır. Ancak, yaşamının sonunda yaşadığı dramatik olaylar, Osmanlı tarihinde derin izler bırakmıştır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Haber Merkezi</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/candarli-halil-pasa-kimdir-candarli-halil-pasa-neden-idam-edildi-candarli-halil-pasayi-kim-idam-ettirdi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 Dec 2023 23:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/12/candarli-halil-pasa.png" type="image/jpeg" length="30561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[‘İnsan Yollarda Ne Arar?’]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/insan-yollarda-ne-arar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/insan-yollarda-ne-arar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi Kasım kültür sanat etkinlikleri devam ediyor. Moderatörlüğünü Yazar Zeki Bulduk’un üstlendiği ‘İnsan Yollarda Ne Arar?’ isimli söyleşiye Yazar Abdullah Kibritçi konuşmacı olarak katıldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kasım kültür sanat etkinlikleri ‘İnsan Yollarda Ne Arar’ isimli söyleşi ile devam etti. Moderatörlüğünü Yazar Zeki Bulduk’un üstlendiği söyleşiye Yazar Abdullah Kibritçi konuşmacı olarak katıldı. Yazar Kibritçi, seyahatleri ve yaşadıkları hakkında paylaşımlarda bulundu. Seyahatlerinden bahseden Kibritçi, ‘Göç kimi zaman bir zeytin ağacına sığınmaktan ibaretti’ dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>KADERİMİZ, ONLARIN KADERİYLE BİRLEŞTİ</strong></p>

<p>Yol anılarını paylaşan Abdullah Kibritçi, “İdlib’te bir belgesel çekimi için insanların kaçtıkları alana doğru yolculuk yapıyorduk. Köylerden bir tanesine doğru hedefimizi alıp ilerlerken yolda sadece bizim aracımız vardı, hiçbir araç yoktu çünkü orası ateş hattıydı, her an vurulabilirdik. Araçtaki bütün telsizleri kapattık, çünkü üstümüzde uçan hava araçları sürekli yer tespiti yapıyordu. Belki de radyo frekansları bizim için daha büyük bir tehdit sinyali verebilir diye telsizleri kapattık ve İdil’deki o yere girdik. Oradaki insanlar sığınaklarda yaşıyorlardı.</p>

<p>O gece bir aile ile kaldığımızı hatırlıyorum. Muhasara altında kalmakla, gece yola çıkmak arasında kalmışlardı. Bizim kaderimizle onların kaderi o an birleşti orada, onlar ne yaparsa bizde onları yapacaktık, o an birleştik. Eğer evlerinden alabilecekleri eşyalarla çıksalar araçla giderken yolda vurulacaklar, evlerinde beklerseler muhasara altında kalacaklardı. Onlar bir karar vermeliydi, biz onların kararlarına hiç karışmadık. Demiştik ki bizim kaderimiz onlarla bir, onlar ne yaparlarsa bizde onu yapacağız. Gecenin ilerleyen saatlerinde bir karar verdiler ve kamyonların arkasına doluşarak yola çıktılar. Bizde o kamyonu hemen arkasında hareket ederken yaşadığım tek korku kamyonun arkasında giden çocuklara bir şey olabilir korkusuydu. Bize olabilecek bir problem zihnimin en uç köşesinden dahi geçmedi. Aldıkları karar ile başka bir çadır kente sağ salim geçiş yaptık” dedi.</p>

<p><strong>GÖÇ KİMİ ZAMAN BİR ZEYTİN AĞACINA SIĞINMAKTAN İBARETTİ</strong></p>

<p>Yazar Abdullah Kibritçi, gitmiş olduğu yerlerde gördüğü göçleri anlatırken “Makedonya’da, Afrika’da, Suriye’de ve birçok ülkede yaşanılan göçleri gördüm. Kimi zaman göçler trenlerle olurken, kimi zaman ise sadece bir zeytin ağacına sığınmaktan ibaretti. O zeytin ağaçları devasa çadır kentlere dönüşürken oradaydım. Bu sayı 50 bine ulaştığında bunun olağanüstü büyük bir şey olduğunu düşünüyordum ve bu sayı milyonlara ulaştı.” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahsen Özkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/insan-yollarda-ne-arar</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Nov 2023 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/11/insan-yollarda-ne-arar-3.JPG" type="image/jpeg" length="44131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ilk nekropol müzesi açıldı]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/turkiyenin-ilk-nekropol-muzesi-antalyada-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/turkiyenin-ilk-nekropol-muzesi-antalyada-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Nekropol Müzesi'nin Türkiye'de ilk olduğunu belirterek, müzede kurtarma kazıları sırasında 866 mezar bulunduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ersoy, Kültür ve Turizm Bakanlığınca gerçekleştirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali'nin son durağı Antalya'da festival kapsamında Doğu Garajı'ndaki Antalya Nekropol Müzesi'nin açılışına katıldı.</p>

<p>Önce müzeyi gezen Ersoy, burada yaptığı açıklamada, dünyanın birçok yerinde nekropol müzelerinin olduğunu söyledi.</p>

<p>İspanya, Roma, Vatikan ve Bulgaristan'daki nekropol müzelerini örnek gösteren Ersoy, "Bugün de Antalya'da Nekropol Müzesi'ni açtık. Türkiye'nin ilk nekropol müzesi. M.Ö. 3 ve 4. yüzyıla, M.S. 5. yüzyıla tarihlenen mezarlar var. 2008 yılında burada başlatılan inşaat kazısı sırasında mezarlara ulaşıldı." dedi.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığınca 2008 yılında başlatılan kurtarma kazıları başlatıldığını anlatan Ersoy, şunları söyledi:</p>

<p>"Kurtarma kazıları sırasında 866 mezar bulundu. Buraya o dönemki belediye başkanımız Menderes Türel tarafından nekropol müzesi yapılması kararlaştırıldı. Bu çalışmalar Muhittin Böcek zamanında da devam ettirildi. Çalışmalar geçen sene tamamlandı ve temmuz ayı itibarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığına devredildi. Biz de hızlı bir şekilde tefriş ihalelerini tamamlayıp, Kültür Yolu Festivaline yetiştirdik."</p>

<p>Müzede sergi salonları da bulunduğunu aktaran Ersoy, festival boyunca sanatçıların eserlerinin sergileneceğini kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Müzenin Antalya'nın kültürel zenginliğine katkı sağlayacağını ifade eden Ersoy, "Antalya Nekropol Müzesi'nde sadece bu bölgeden kalıntılar değil, aynı zamanda Antalya Müzesi'nden getirilen 400'den fazla obje de burada sergileniyor." dedi.</p>

<p>Bakan Ersoy, Antalya'da müze çalışmalarının Süleyman Fikri Erten ile başladığını ve zamanla kurumsallaştığını kaydetti.</p>

<p>Festival kapsamında Cumhuriyet Meydanı ile Kaleiçi'ndeki etkinliklere de katılan Ersoy, vatandaşlarla ve turistlerle sohbet etti. Kapalı Yol olarak bilinen Kazım Özalp Caddesi'nde esnafı ziyaret eden Bakan Ersoy, daha sonra Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'na ait Antalya Kültür Sanat'taki sergileri inceledi.</p>

<p>Bakan Ersoy'u ziyaretlerinde eşi Pervin Ersoy, Antalya Valisi Hulusi Şahin, AK Parti Antalya Milletvekilleri Mustafa Köse, İbrahim Ethem Taş, AK Parti MKYK üyesi Menderes Türel de eşlik etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahsen Özkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/turkiyenin-ilk-nekropol-muzesi-antalyada-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Nov 2023 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/11/nekropol.jpg" type="image/jpeg" length="12337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Burhan Felek, vefatının 41. yılında anılıyor]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/burhan-felek-vefatinin-41-yilinda-aniliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/burhan-felek-vefatinin-41-yilinda-aniliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de basının ve sporun gelişmesinde büyük rol oynayan Burhan Felek, ölümünün 41. yılında anılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Burhan Felek, 11 Mayıs 1889'da evkaf memuru Mahmut Ziya ile Fatma Naciye'nin çocuğu olarak Üsküdar'da dünyaya geldi.</p>

<p>Felek, ilk öğrenimine, Ravza-i Terakki adlı özel bir okulda başladı. Mezun olduktan sonra aynı yıl, Üsküdar Mülkiye İdadisine giren ve doğrudan ikinci sınıfa başlamaya hak kazanan Burhan Felek, bu okuldan birincilikle mezun oldu. Liseyi de ikincilikle bitiren Felek, 1907'de İstanbul Hukuk Fakültesine girdi. Fakültesinde, Talebe-i Hukuk Cemiyetinin kuruluş çalışmalarına katılan Felek, bir süre derneğin genel sekreterlik görevini yürüttü.</p>

<p>Gazeteciliğe "amatör" olarak 1909 yılında İdman dergisinde başlayan, 1910'da Donanma dergisinde profesyonelliğe adım atan Felek, 1918 yılında Tasvir-i Efkar gazetesinde spor muhabiri ve foto muhabiri olarak çalışmaya başladı. Felek, mesleğine, Tetebbu, Tasvir-i Efkar, Tevhid-i Efkar, Vakit, Vatan, Yeni Ses, Milliyet, Tan, Cumhuriyet ve tekrar Milliyet gazetesinde vefatına kadar devam etti.</p>

<p>Burhan Felek, foto muhabiri ve spor yazarı olarak başladığı mesleğini, 72 yıl aralıksız sürdürdü. Dünyada hiç ara vermeksizin en uzun süre her gün köşe yazan gazeteci olarak Uluslararası Basın Enstitüsü kanıtıyla en kıdemli yazar anlamında "Şeyhül Muharririn" unvanını alan Burhan Felek, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinde ilk olarak Sedat Simavi'nin başkanlığı bırakmasının ardından 1949 yılında başkanlığa getirildi. 1952 yılına kadar bu görevi sürdüren Felek, 1959'da yeniden seçildi ve görevi ölene değin sürdürdü. Felek, Türkiye Gazeteciler Cemiyetinde toplamda 26 yıl başkanlık yaptı.</p>

<p>Felek, Hindistan seyahatlerini içeren "Hint Masalları", "Yaşadığımız Günler", "Felek 1", "Felek 2", "Vatandaş Ahmet Efendi", "Nasreddin Hoca", "Geçmiş Zaman Olur ki" gibi kitaplarının yanı sıra "Edi ile Büdü", "Melek Hanımın Kıskançlığı" film senaryolarını da kaleme aldı.</p>

<p><strong>TMOK'ta 21 yıl başkanlık yaptı</strong></p>

<p>Burhan Felek, Türk sporunda uzun yıllar yöneticilik görevinde bulundu.</p>

<p>Balkan ve Akdeniz Oyunları kurucularından olan Felek, 1924 ve 1928 Olimpiyat Oyunları'nda yöneticilik görevini yerine getirdi.</p>

<p>Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin kurucuları arasında yer alan Felek, 1938-1952 yıllarında TMOK Genel Sekreterliği, 1960-1964 ve 1965-1982 arası da 21 yıl süreyle TMOK Başkanlığı yaptı.</p>

<p>Felek, 1922'de Ali Sami Yen ve Yusuf Ziya Öniş ile Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakının kuruluşunu gerçekleştirdi. Atletizm Federasyonu Başkanlığı'na seçilen Felek, 1936'ya kadar bu görevi sürdürdü. Spor dünyasına sağladığı hizmetler dolayısıyla Felek'e Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından "Olimpik Merit Nişanı" takdim edildi.</p>

<p>Sporun gelişmesine makaleleriyle katkı sağlayan Felek, futbol ve güreş karşılaşmalarında hakemlik de yaptı.</p>

<p>8 Mayıs 1980'de İstanbul Üniversitesi Senatosunun, "fahri doktorluk" unvanı verdiği Felek, 4 Kasım 1982'de İstanbul'da vefat etti. Fransa hükümeti ölümünden sonra Felek'e, "Legion d'honneur" nişanını layık gördü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üsküdar'da bulunan spor tesislerine Burhan Felek'in ismi verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahsen Özkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/burhan-felek-vefatinin-41-yilinda-aniliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Nov 2023 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/11/burhanfelek.jpg" type="image/jpeg" length="23867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalbi Kudüs'le atan edebiyatçı derviş: Nuri Pakdil]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/kalbi-kudusle-atan-edebiyatci-dervis-nuri-pakdil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/kalbi-kudusle-atan-edebiyatci-dervis-nuri-pakdil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Ben Kudüs'ü kol saati gibi taşıyorum/Ayarlanmadan Kudüs'e/ Boşuna vakit geçirirsin/ Buz tutar/ Gözün görmez olur" dizelerinin sahibi, mütefekkir, şair ve yazar Nuri Pakdil'in vefatının üzerinden 4 yıl geçti]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>"Pakdil, hayatı, inanç ve düşünce dünyası, bir protesto olarak oluşturduğu kendine özgü edebiyatı, yerliliğini bozmadan yakaladığı evrenselliği ve bu eksendeki anlayışıyla Türk edebiyatında ve düşünce tarihinde önemli bir iz bıraktı.</p>

<p>Mehmet Emin Ziyai ile Hatice Vecihe Hanım'ın oğlu Nuri Pakdil, 1934'te Kahramanmaraş'ta dünyaya geldi.</p>

<p>Pakdil'in yazıya ilgisi henüz ilkokuldayken başlarken, ortaokulda tanıştığı "Büyük Doğu" dergisiyle hem düşünce hem de yazı macerası ivme kazandı.</p>

<p><strong>"HAMLE" İLE USTA EDEBİYATÇILARIN DİKKATİNİ ÇEKTİ</strong></p>

<p>Yazar Pakdil, 1954-1955'te Maraş Lisesinde okurken, birlikte eğitim gördüğü iki arkadaşıyla edebiyat dergisi "Hamle"yi çıkardı. Dergi lise sınırlarını aşarak, o dönem Ankara'dan İstanbul'a birçok yazar ve şairin dikkatini çekti.</p>

<p>Üniversite yıllarında Sezai Karakoç ve Necip Fazıl Kısakürek'in de aralarında bulunduğu edebiyatçı ve sanatçı düşünürlerle bir araya gelen Pakdil, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.</p>

<p>Pakdil'in öğrencisi, yazar Necip Evlice o döneme ilişkin yaptığı bir tespitte şu ifadeleri kullanmıştı:</p>

<p>"Üstat İstanbul'a gittiğinde, üniversite yıllarını yazamadığı yıllar olarak adlandırır. Derslerde öğretilenlerle kendi inandıkları arasında epeyce bir bocalar. Üniversitede okuduğu yıllar 27 Mayıs öncesinde, Türkiye'nin zor, çalkantılı günler geçirdiği dönemlerdir."</p>

<p>Usta edebiyatçı Kahramanmaraş'ta çıkan "Demokrasiye Hizmet" ve "Gençlik" gazetelerinde yazılarını okuyucuyla buluştururken, bir süre "Yeni İstiklal" gazetesinde sanat sayfalarını düzenledi.</p>

<p>Askerliğini Bitlis'te tamamlayan yazar, 1965'te hukuk müşaviri olarak göreve başladı. Daha sonra Devlet Planlama Teşkilatında çalışan Pakdil, bu görevinden de ayrılarak yazarlığa devam etti.</p>

<p>Hayatı boyunca "Büyük Doğu" ve "Diriliş" dergileriyle güçlü bağlar kuran Pakdil, Rasim Özdenören, Erdem Bayazıt ve Akif İnan'ın da aralarında olduğu isimlerle "Edebiyat" dergisini yayınladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÇOK SAYIDA ŞAİR VE YAZAR YETİŞTİRDİ</strong></p>

<p>Usta şairin "Sabır üssü" olarak tanımladığı aylık yayınlanan "Edebiyat" dergisi, 1969-1984'te okuyucuyla buluştu ve dergi çevresinde çok sayıda yeni şair ve yazar yetişti.</p>

<p>Orta Doğu edebiyatıyla İslamcı düşüncenin gelişiminden Türk edebi çevrelerini haberdar eden dergide, "Ebubekir Sonumut" iie 16 farklı isim kullanan Pakdil, derginin diğer yazanlarına da müstear isimler bulurdu.</p>

<p>Nuri Pakdil, 1972'de kurduğu Edebiyat Dergisi Yayınları'nda, 1984'e kadar kendisinin yanı sıra diğer yazarların 45 kitabını yayınladı.</p>

<p>"Biat", "Batı Notları", "Bir Yazarın Notları", "Anneler ve Kudüsler", "Klas Duruş", "Edebiyat Kulesi", "Bağlanma" ve "Sükut Suretinde" eserlerini okurun beğenisine sunan yazar, 1988'de döndüğü Devlet Planlama Teşkilatından, 1999'da emekli oldu. Usta edebiyatçı, 28 Şubat 1997'den itibaren Edebiyat Dergisi Yayınları aracılığıyla yeniden kendi kitaplarını yayınlamaya başladı.</p>

<p>Pakdil'in "Otel Gören Defterler" başlıklı 6 kitaplık deneme serisi 1997'de okuyucuyla buluşmaya başladı. Usta edebiyatçı, seride inzivaya çekilmiş bir yazarın tahlilleri, sorgulamaları ve kendisiyle hesaplaşmasını işledi.</p>

<p><strong>PARİS İZLENİMLERİNDEN OLUŞAN BATI NOTLARI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ</strong></p>

<p>Batı insanını yeni bir yaklaşım ve söylemle anlattığı, Paris izlenimlerinden oluşan "Batı Notları" eseri büyük ilgi gören Pakdil, kendisini "Ben, antikapitalist, antifaşist, antinazist, antisiyonist, antisosyalist ve en önemlisi de Türkiye özelinde olmak üzere antifiravunist bir bilince ve iradeye sahip devrimci bir yazarım." sözleriyle tanımlıyordu.</p>

<p>Nuri Pakdil, yaptığı açıklamalardan birinde, devrimciliğinin temelini, İslam'a olan sarsılmaz bağlılığının oluşturduğuna dikkati çekerek, İslam dininin kıyamete kadar sürecek sürekli devrim anlayışını öngördüğünü dile getirmişti.</p>

<p>Yeryüzündeki zulüm, haksızlık ve adaletsizlik var olduğu sürece bunların kaynağı olan egemen güçlerin yok edilmesi için Müslümanların devrimci mücadelesinin sürmesi gerektiğini savunan şair, insanın yalnızca emeğinin karşılığını yiyebileceğini vurguluyordu.</p>

<p><img alt="" src="https://yenisakaryacom.teimg.com/yenisakarya-com/uploads/2023/10/pakdil.jpg" style="border-width: 1px; border-style: solid; margin: 1px; width: 500px; height: 333px;" /></p>

<p><strong>CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLDÜ</strong></p>

<p>Usta yazar, yerli düşüncenin egemenliği adına ürettiği özgün eserler, Türk edebiyatına kattığı kelime tercihleriyle dolu estetik anlatım dili ve insanı kalbinden tutmayı öneren değerli fikirlerinden dolayı, 2019 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'nde, "edebiyat" dalındaki ödüle değer görüldü.</p>

<p>Nuri Pakdil, 2013'te "Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü"nü, 2014'te ise "Necip Fazıl Saygı Ödülü"nü aldı.</p>

<p>Kudüs için "Yüreğimin yarısı Mekke'dir, geri kalanı da Medine'dir. Üstünde bir tül gibi Kudüs vardır." sözlerini kaleme alan yazar, "Anneler ve Kudüsler" şiirinde şu dizeleri kağıda aktarmıştı:</p>

<p>"Tur Dağını yaşa/ Ki bilesin nerde Kudüs/ Ben Kudüs'ü kol saati gibi taşıyorum/ Ayarlanmadan Kudüs'e/ Boşuna vakit geçirirsin/ Buz tutar/ Gözün görmez olur/ Gel / Anne ol / Çünkü anne / Bir çocuktan bir Kudüs yapar / Adam baba olunca / İçinde bir Kudüs canlanır / Yürü kardeşim / Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin."</p>

<p><strong>"İSLAM DÜNYASININ KURTULUŞU ANCAK TÜRKİYE İLE MÜMKÜN OLACAKTIR"</strong></p>

<p>Ömrünün son yıllarında, 81 yaşındayken şiirler yazdığı Kudüs'e giderek Mescid-i Aksa'da cuma namazı kılan Pakdil, İslam dünyasının Kudüs'e tavrını çok "trajik" bulduğunu belirterek, bir açıklamasında şunları kaydetmişti:</p>

<p>"İslam dünyasının kurtuluşu ancak ve ancak Türkiye’nin ayağa kalkmasıyla mümkün olacaktır. Ben yeryüzündeki İslami hareketin Türkiye’den başlayacağına inanıyorum. Bu inancı içimde her zaman capcanlı tutuyorum. Türkiye’deki İslami uyanışa büyük önem veriyorum."</p>

<p>Başarılı edebiyatçı, 18 Ekim 2019'da 85 yaşındayken vefat ederek, Taceddin Dergahı'na defnedildi.</p>

<p>Hakkında sempozyum düzenlenen, tez, dergi, kitap ve belgesel çalışmaları yapılan yazarın kaleme aldığı 42 eserden bazıları şöyle:</p>

<p>"Umut" (oyun) 1974, "Harikalar Tablosu" (çeviri) 1974, "Ay Operası" (çeviri) 1975, "Bağlanma" (deneme) 1979, "Put Yapımevleri" (oyun) 1980, "Bir Yazarın Notları-I" (deneme) 1980, "Bir Yazarın Notları-II" (deneme) 1981, "Edebiyat Kulesi" (deneme) 1984, "Derviş Hüneri" (deneme) 1997, "Arap Saati" (deneme) 1997, "Klas Duruş" (deneme) 1997, "Osmanlı Simitçiler Kasidesi" (şiir) 1999", "Bakır Dönemi" (oyun) 2014</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahsen Özkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/kalbi-kudusle-atan-edebiyatci-dervis-nuri-pakdil</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Oct 2023 10:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/10/nuripakdill.jpg" type="image/jpeg" length="86478"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası Sakarya Balkan Günleri Kasım’da]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/uluslararasi-sakarya-balkan-gunleri-kasimda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/uluslararasi-sakarya-balkan-gunleri-kasimda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından, 1-3 Kasım 2023 tarihleri arasında “Uluslararası Sakarya Balkan Günler” programı düzenleyecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p><strong>Arnavutluk, Bosna Hersek, Bulgaristan, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Sırbistan (Sancak-Preşeva) ve Yunanistan’dan (Batı Trakya) katılım sağlanacak olan önemli etkinlikte, ülkemiz ve Balkanlar arasında var olan ortak tarih ve kültüre dayalı kardeşlik köprülerinin kuvvetlendirilmesi amaçlanıyor.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahsen Özkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/uluslararasi-sakarya-balkan-gunleri-kasimda</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Oct 2023 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/10/balkan-gunleri-1.jpg" type="image/jpeg" length="69041"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halikarnas Balıkçısı: Cevat Şakir Kabaağaçlı]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/halikarnas-balikcisi-cevat-sakir-kabaagacli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/halikarnas-balikcisi-cevat-sakir-kabaagacli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Halikarnas Balıkçısı" mahlaslı gazeteci, yazar, şair, ressam Cevat Şakir Kabaağaçlı'nın vefatının üzerinden 50 yıl geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kabaağaçlı, Ferik Mehmed Şakir Paşa ile Sare İsmet Hanım'ın çocukları olarak 7 Nisan 1890'da Girit'te dünyaya geldi. Çocukluğu, babasının görevli olduğu Atina ve Büyükada'da geçen yazar, yazı yazmaya Robert Kolejde okurken başladı.</p>

<p>Oxford Üniversitesinde "Yakınçağ Tarihi" eğitimi gören Kabaağaçlı, 1913'te İtalyan bir kadınla evlenerek bir müddet İtalya'da yaşadı.</p>

<p>Usta yazar 1914'te Türkiye'ye döndü ve babasının Afyon'daki çiftliğine yerleşti. Çıkan bir tartışmada, kendi silahından çıkan kurşunla babasının ölmesi üzerine cinayet iddiasıyla yargılanan Kabaağaçlı, 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı.</p>

<p><strong>SÜRGÜN EDİLDİĞİ BODRUM'U ÇOK SEVDİ VE BODRUM'LA ÖZDEŞLEŞTİ</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cezasının 7 yılını tamamladıktan sonra verem olan Kabaağaçlı, serbest bırakıldı. Serbest kalınca İstanbul'a dönen yazar basın dünyasına girdi ve "Güleryüz", "Yeni İnci", "Resimli Gazete", "Resimli Hafta", "Zümrüd-i Anka", "Resimli Ay" adlı dergilerde yazılar yazdı, karikatürler çizdi, kapak resimleri ve desenler yaptı.</p>

<p>Resimli Hafta dergisinin 13 Nisan 1925 tarihli sayısında yayımlanan "Hapishanede idama mahkum olanlar, bile bile asılmaya nasıl gider?" başlıklı yazısı nedeniyle İstanbul İstiklal Mahkemesinde yargılanan yazar, "Memlekette isyan bulunduğu sırada, askeri isyana teşvik edici yazı yazmak"tan suçlu bulundu. Bodrum aşkıyla tanınan yazarın kente ilk gelişi, İstiklal Mahkemesi'nin üç yıl kalebentlik cezası vererek sürgün etmesiyle oldu.</p>

<p>Cevat Şakir Kabaağaçlı, cezasını tamamladığı 1928'de kendi arzusuyla tekrar Bodrum'a dönerek, 1947'ye kadar burada yaşadı. Bu dönemden sonra kentin antik dönemlerdeki Halikarnassos isminden dolayı "Halikarnas Balıkçısı" takma adıyla eserlerini yazdı. Usta yazar, yurt dışından tohum ve fidan getirerek Bodrum'un güzelleşmesi için büyük çaba harcadı.</p>

<p>İkinci evliliğini dayısının kızı Hamdiye Hanım'la yapan yazar, sürgün yıllarında Hamdiye Hanım'dan boşanarak, Giritli bir ailenin kızı olan Hatice Hanım ile evlendi. Yazarın üç evliliğinden 5 çocuğu dünyaya geldi.</p>

<p><strong>ESERLERİNİN KONUSUNU TABİAT, DENİZ, BALIKÇILAR, BALIKLAR VE KUŞLAR OLUŞTURDU"</strong></p>

<p>Kabaağaçlı, 1928'e kadar daha çok karikatür, kapak resimleri ve desenler yaparken, bu tarihten sonra giderek ressamlıktan uzaklaştı ve kendisini tamamen yazarlığa verdi. Bodrum ve çevresindeki hayat, tabiat, deniz, denizciler, sünger avcıları, balıkçılar, balıklar, kuşlar roman ve hikayelerinin konusunu oluşturdu. Bodrum'a sürgün edildiği 1926'dan sonra yazdığı deniz hikayeleriyle tanınan Halikarnas Balıkçısı'na, Kültür ve Turizm Bakanlığınca 1971'de "Devlet Kültür Armağanı" verildi.</p>

<p>İkinci Dünya Savaşı'nın sıkıntılı ve zor yılları Halikarnas Balıkçısı'nı Bodrum'dan ayrılmak zorunda bıraktı. Kabaağaçlı, "Yatağan" isimli teknesini ve evini satarak, 1947'de İzmir'e yerleşti. Buraya yerleştikten sonra "Demokrat İzmir" gazetesinde gazeteciliğe ve yazı hayatına devam eden yazar, bir süre turist rehberliği de yaptı ve İzmir'den Bodrum'a kadar Ege kıyılarını "Mavi Yolculuk" adını verdiği rotayla gezdirdi.</p>

<p>Cevat Şakir Kabaağaçlı, kemik kanserinden dolayı 13 Ekim 1973'te İzmir'in Hatay semtinde, 83 yaşında hayata veda etti. Vasiyeti üzerine yazarın cenazesi Bodrum'a defnedildi.</p>

<p><strong>ESERLERİ</strong></p>

<p>Kabaağaçlı'nın kaleme aldığı eserler şunlar:</p>

<p><b>Hikaye:&nbsp;</b>"Ege Kıyılarından", "Merhaba Akdeniz", "Ege'nin Dibi", "Yaşasın Deniz", "Gülen Ada", "Ege'den", "Gençlik Denizlerinde", "Parmak Damgası", "Dalgıçlar", "Çiçeklerin Düğünü", "Ege'den Denize Bırakılmış Bir Çiçek", "Mavi Zamanlar", "Gülen Ada"</p>

<p><b>Roman:</b>&nbsp;"Aganta Burina Burinata", "Ötelerin Çocukları", "Uluç Reis", "Turgut Reis", "Deniz Gurbetçileri", "Bulamaç"</p>

<p><b>Anı:</b>&nbsp;"Mavi Sürgün"</p>

<p><b>Deneme:</b>&nbsp;"Anadolu Efsaneleri", "Anadolu Tanrıları", "Anadolu'nun Sesi", "Hey Koca Yurt", "Merhaba Anadolu", "Düşün Yazıları", "Altıncı Kıta Akdeniz", "Sonsuzluk Sessiz Büyür", "Arşipel"</p>

<p><b>Çocuk kitabı:</b>&nbsp;"Yol Ver Deniz", "Denizin Çağrısı", "İmbat Serinliği", "Nasrettin Hoca", "Gündüzünü Kaybeden Kuş", "Deniz Gurbetçileri", "Define Adası", "Tünek Ahmet"</p>

<p><b>Çeviri:</b>Rudyard Kipling'in eseri "Hortlak Rikşav" ile Washington Irving'in "Uykulu Kuytu Menkıbesi"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahsen Özkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/halikarnas-balikcisi-cevat-sakir-kabaagacli</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Oct 2023 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/10/halikarnasbalikcisi.jpg" type="image/jpeg" length="84706"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kelime zenginliğini şiire aktaran şair: Cahit Sıtkı Tarancı]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/kelime-zenginligine-siire-aktaran-sair-cahit-sitki-taranci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/kelime-zenginligine-siire-aktaran-sair-cahit-sitki-taranci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Sanat için sanat" ilkesiyle şiirlerini kaleme alan usta şair Cahit Sıtkı Tarancı, eserlerinde yaşama sevinci, aşk ve ölüm temasının yanı sıra yalnızlık ve çocukluğuna duyduğu özlemi işledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><em>"Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder/ Dante gibi ortasındayız ömrün/ Delikanlı çağımızdaki cevher,/ Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,/ Gözünün yaşına bakmadan gider./ </em>dizelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda önemli şiire imza atan şair ve yazar Cahit Sıtkı Tarancı'nın vefatının üzerinden 67 yıl geçti.</p>

<p>Tarancı, Diyarbakır'da ticaret ve ziraatle uğraşan Pirinççizadeler ailesinden Bekir Sıtkı Bey ile Arife Hanım'ın oğlu olarak 4 Ekim 1910'da dünyaya geldi. Ailesi tarafından kendisine ilk olarak "Hüseyin Cahit" adı konuldu.</p>

<p>Soyadı Kanunu'nun çıktığı yıl akrabaları "Pirinççioğlu" soyadını aldığı halde, o dönem pirinç ekiminden çok zarara uğrayan şairin babası Bekir Sıtkı Bey, bu duruma kızarak "Pirinççioğlu" yerine "çiftçi" anlamına gelen "Tarancı" soyadını aldı.</p>

<p>İlk okulu Diyarbakır'da okuyan Tarancı, ardından sırasıyla Kadıköy'deki Saint Joseph Lisesi ve Galatasaray Lisesine devam etti.</p>

<p><strong>LİSEDE ŞİİR YAZMAYA BAŞLADI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lise yıllarında şiir yazmaya başlayan Tarancı'nın ilk eserleri Galatasaray Lisesinin çıkardığı "Akademi" ile dönemin ünlü "Servet-i Fünun" dergilerinde yayımlandı. Tarancı, Fransızcayı ilerleterek, Stephane Mallarme, Charles Baudelaire ve Arthur Rimbaud gibi Fransız şairlerin eserlerini okumaya başladı.</p>

<p>Garip akımından etkilenen ve serbest şiir denemeleri yapan Tarancı, Cumhuriyet döneminin önemli şair ve yazarlarından Ziya Osman Saba ile 1928'de tanışarak yakın dost oldu. İki şairin arasında Türk edebiyatını etkileyen yazışmalar, Tarancı'nın vefatına dek sürdü.</p>

<p>Usta şair, 1931'de girdiği Mülkiye Mektebinden ikinci senenin sonunda atılınca, eğitimine Yüksek Ticaret Okulunda devam etti ancak memuriyet sınavını kazanıp Sümerbank'ta çalışmaya başladıktan sonra bu okuldan da ayrıldı.</p>

<p>"Ömrümde Sükut" adlı ilk şiir kitabını, Mülkiye Mektebi'nde okuduğu 1933'te yayımlayan Tarancı, Karabük'e atanması üzerine Sümerbank'taki memuriyetten ayrıldı ve öykülerini yayımladığı Cumhuriyet gazetesinde çalışmalarını sürdürdü.</p>

<p>Aynı yıllarda Peyami Safa ile tanışan usta şair, Cumhuriyet Gazetesi sahipleri Nadir Nadi ve Doğan Nadi'nin desteğiyle üniversite öğrenimini tamamlamak üzere Paris'e gitti. Paris Radyosu'nda Türkçe yayınlar spikerliği de yapan Tarancı, 1938-1940'ta Sciences Politiques'te yüksek lisans yaptı. Paris'teyken yazar Oktay Rifat ile tanıştı.</p>

<p><strong>"OTUZ BEŞ YAŞ" ŞİİRİYLE&nbsp; BİRİNCİ OLDU</strong></p>

<p>İkinci Dünya Savaşı'nın başlamasıyla Paris'ten bisikletle kaçarak Lyon ve Cenevre yoluyla Türkiye'ye dönen Tarancı, 1941-1943'te askerliğini Balıkesir'in Burhaniye ilçesinde yaptı. Ayrıca askerliği sırasında Türk şiirinin önemli örneklerinden biri olan "Haydi Abbas" eserini kaleme aldı.</p>

<p>Askerlik sonrası İstanbul'a yerleşen ailesinin yanına gelen usta edebiyatçı, kısa bir süre babasının iş yerinde çalıştı, daha sonra Ankara'ya taşınarak, Anadolu Ajansında ve Çalışma Bakanlığında görev yaptı.</p>

<p>Türk şiirinin klasikleri arasında yer alan "Otuz Beş Yaş" şiirine imza atan Tarancı, 1946'da bu eseriyle Cumhuriyet Halk Partisi'nin düzenlediği şiir yarışmasında birincilik elde etti ve yurt çapında tanınan bir şair haline geldi.</p>

<p>Tarancı, 1951'de Cavidan Tınaz ile evlendi. Evlendikten sonra yazdığı şiirlerini "Düşten Güzel" adlı kitapta bir araya getiren usta şair, 1953'te geçirdiği bir kriz neticesinde felç oldu. Tarancı, yatağa bağlı ve yarı bilinçli olarak İstanbul ve Ankara'da çeşitli hastanelerde tedavi gördü. Bir yıl kadar Diyarbakır'daki baba evinde bakıldı.</p>

<p>Tedavi için devlet tarafından 1956'da Avrupa'ya götürülen şair Tarancı, zatülcenp hastalığına yakalanarak 13 Ekim 1956'da Viyana'da 46 yaşındayken vefat etti. Cenazesi Ankara'da Cebeci Asri Mezarlığı’na defnedildi.</p>

<p>Ailesinin Diyarbakır'daki evi 1973'te "Cahit Sıtkı Müze Evi" olarak da ziyarete açıldı.</p>

<p><strong>"SANAT İÇİN SANAT" İLKESİYLE ŞİİRLERİNİ YAZDI</strong></p>

<p>Vezin ve uyaktan kopmayarak, kurallar çerçevesinde şiire farklı bir boyut kazandıran Tarancı, dönemin şairleri arasında yaşanan "Sanat, sanat için mi yoksa toplum için mi yapılır?" tartışmasına, "Sanat, sanat için yapılır" cevabıyla dahil oldu.</p>

<p>Usta şair, "Sanat için sanat" ilkesiyle yazdığı şiirlerinde, yaşama sevinci, aşk gibi konuların yanı sıra ölüm temasına fazlaca yer verirken yalnızlık ve çocukluğuna duyduğu özlemi de şiirlerinde ele aldı.</p>

<p>Tarancı, barış, sevgi ve huzur dolu bir memleket isteğini işlediği "Memleket İsterim" adlı ünlü eserini 1946'da kaleme aldı.</p>

<p>Yaptığı bir açıklamada şiirin kelimelerle güzel şekiller kurma sanatı olduğunu vurgulayan şair, "Şiir, ulaşmak istediğim esas mefkuredir. Şekilsizlik içinde güzellik avına çıkanlar, kendi kendilerini avutmaktan başka bir şey yapmaz. Şiirdeki esas rol, kelimelerin istifidir." ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Türk edebiyatında "saf şiir" anlayışının önemli temsilcilerinden biri olarak görülen Tarancı'nın eserleri "Varlık", "Kültür Haftası", "Yücel", "İnsan", "Ülkü" ve "Pınar" adlı dergilerde de yayımlandı.</p>

<p>İlk şiirlerinde hece ölçüsünün alışılmış kalıplarının dışına çıkan biçimiyle edebiyat çevrelerinde dikkati çeken Tarancı, eserlerinde genellikle açık ve sade bir üslup kullandı. Yaşamı boyunca birçok esere imza atan Tarancı, 1933'te "Ömrümde Sükut", 1946'da "Otuz Beş Yaş", 1952'de "Düşten Güzel" adlı kitapları okuyucuyla buluşturdu.</p>

<p>Tarancı'nın vefatından sonra, kitaplarında yayınlanmayan şiirler, şiir çevirileri ve kendisi için yazılanlar "Sonrası" adlı kitapta toplanarak 1957'de yayımlandı. Arkadaşı Ziya Osman Saba'ya yazdığı mektuplar da aynı yıl, "Ziya’ya Mektuplar" adlı kitapta toplandı.</p>

<p>Gazetelerde çıkan 22 öyküsü ise Selahattin Öner tarafından 1976'da "Cahit Sıtkı Tarancı'nın Hikayeciliği ve Hikayeleri" adlı eserde bir araya getirildi. Şairin vefatının 50. yılında gazetelerde çıkan öykülerinin önemli bir kısmı Can Yayınları tarafından "Gün Eksilmesin Penceremden" başlığıyla edebiyatseverlerin beğenisine sunuldu.</p>

<p>Usta şairin yaşamı boyunca kaleme aldığı şiirlerden bazıları şunlar:</p>

<p>"Abbas", "Aşk Vakti", "Batan Gemi", "Ben Aşk Adamıyım", "Bir Umut", "Bir Kapı Açıp Gitsem", "Bugün Hava Güzel", "Can Yoldaşı", "Çilingir Sofrası", "Gidiyorum", "Hatıralar", "Hepimize Dair", "İlk Aşklar", "İki Ses", "Gündüz", "Her Günkü Ölüm" ve "Gün Eksilmesin Penceremden"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahsen Özkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/kelime-zenginligine-siire-aktaran-sair-cahit-sitki-taranci</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Oct 2023 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/10/cahitsitkitaranci.jpg" type="image/jpeg" length="28505"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanat takvimine şölen tadında başlangıç]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/sanat-takvimine-solen-tadinda-baslangic</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/sanat-takvimine-solen-tadinda-baslangic" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi kültür sanat etkinlikleri Piyanist Tuluyhan Uğurlu’nun sahnelediği müzik resitaliyle başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İşitsel bir ziyafete dönüşen akşamda katılımcılar ayrıca Prof. Dr. Mustafa İsen'in anlatımıyla Sakarya'nın kültürü, gelenekleri ve tarihiyle ilgili keyifli bir yolculuğa çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Kültür Sanat Etkinlikleri'nin yeni sezonuna harika bir açılış etkinliğiyle başladı. Yeni sezonun açılış etkinliğinde Prof. Dr. Mustafa İsen Sakarya’nın kültürel yapısı ve tarihi birikimi hakkında katılımcıların pür dikkat dinlediği bir söyleşi yaptı. Daha sonra sahneye Türkiye'nin yakından tanıdığı, icra ettiği eserlerle sanat dostlarının hayranlıkla dinlediği piyanist Tuluyhan Uğurlu çıktı. ‘Güneş Ülke Anadolu’ isimli dinletisiyle izleyenlere piyano resitali sunan Uğurlu’ya kaval enstrümanıyla sanatçı Murat Toraman eşlik etti. İzleyenleri adeta mest eden performans tam not aldı. Sanatseverleri harika bir sezonun beklediğine işaret eden Yüce, “Sakarya Büyükşehir Belediyesi olarak sadece rutin belediyecilik çalışmalarıyla değil kültür-sanat etkinliklerimizle de hemşerilerimizin hayatına dokunuyoruz. Bugün itibarıyla düzenleyeceğimiz konferanslardan, panellere, imza günlerinden dinletilere, sinema günlerinden tiyatro gösterimlerine kadar geniş yelpazeye sahip etkinliklerle yine sanatseverlerin tercihi olacağız. Her kesimden hemşerimizin kültür sanat etkinliklerine erişimini ve bu zenginlikten faydalanmalarını sağlayacağız. Yıl boyunca şiir, tiyatro, söyleşi, konferans, sinema, müzik gibi pek çok etkinlikle Sakarya’mızı güzel günler bekliyor" dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>"Tarihi mirasa sahip çıkmalıyız"&nbsp;</strong><br />
Piyanist Tuluyhan Uğurlu ise, Türk coğrafyasını hatırlamanın ve yaşatmanın önemine dikkat çekerek, "Güneş Ülke Anadolu isimli dinletimin esin kaynağı yaşadığımız coğrafya Anadolu’dur. Tarihimizin bizim üzerimizde bırakmış olduğu çok önemli izler vardır bunlardan en önemlisi genetik bilgeliktir; buna Anadolu’nun ortak sesi diyoruz. Bu coğrafyada tarihimizden bugüne kadar yaşanılan ve bizlere miras bırakılanları tanımamız, tarihin önemli isimlerini hatırlamamız gerekiyor. Anadolu, Türkmenistan ve Türklerin evi Orta Asya dediğimiz tüm Türk milletlerini bir noktada buluşturan genlerimize yazılı olan bilgelik bizi bir arada tutuyor ve bu genetik bilgeliği asla kaybetmememiz gerekiyor" diye konuştu.&nbsp;<br />
&nbsp; &nbsp;<br />
<strong>“Sakarya müstesna bir şehir”&nbsp;</strong><br />
&nbsp;Prof. Dr. Mustafa İsen ise Sakarya'nın kültürel zenginliği, tarihi derinliğine dikkat çektiği anlatımında, “Kültür, bir toplumu diğer toplumlardan farklı kılan, geçmişten beri değişerek devam eden, kendine özgü sanatı, inançları, örf ve adetleri, anlayış ve davranışları ile onun kimliğini oluşturan yaşayış ve düşünüş tarzıdır. Türkiye’nin doğal güzellikleri ve sanayisi bakımdan çok müstesna olan Sakarya tarihin en derinliklerinden gelen şehirlerin şehridir. Memleketimizin olağan üstü olan bir özelliği 72 milleti bir arada buluşturması, yaşatması ve kültür alışverişi sağlamasıdır. Bugün şehrimizde x bir milletin y bir millete ait kültürel değerlerini yaşaması ve benimsemesi, her evde 72 farklı kültürün yemekleri yapılması Sakarya’yı oluşturuyor” şeklinde konuştu.&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/sanat-takvimine-solen-tadinda-baslangic</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Oct 2023 18:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/10/aw046438-02.jpg" type="image/jpeg" length="14016"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karagöz Göklerde adım adım geziyor]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/karagoz-goklerde-adim-adim-geziyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/karagoz-goklerde-adim-adim-geziyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinliklerle tüm ilçelerde ilkokul öğrencileriyle buluşan ‘Karagöz Göklerde’ gölge oyunu bu hafta Kocaali ve Geyve’de sahne aldı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Tiyatro Sanatçısı Şeçkin Bayramoğlu’nun yazıp sunduğu gölge oyunu, 2 ilçede yaklaşık bin 500 öğrenciyle buluştu. &nbsp;Öğrenciler gelenekleri, örf ve adetleri ve kültürel dokuları anlatan oyunla hem keyifli vakit geçirdi hem de önemli bir fikir birikimine sahip oldu. Büyükşehir Belediyesi, bu geleneksel gösterilerle ilkokul öğrencilerine atalarının mirasını büyük bir hassasiyetle aktarmış oluyor. &nbsp;İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün katkılarıyla gerçekleşen gölge oyunu turnesine bugün Akyazı, yarın Pamukova ve 5 Ekim’de Karasu’da devam edecek.&nbsp;<br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/karagoz-goklerde-adim-adim-geziyor</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Oct 2023 22:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/10/karagoz-2.JPG" type="image/jpeg" length="60085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekim dolu dolu geçecek]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/ekim-dolu-dolu-gececek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/ekim-dolu-dolu-gececek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Büyükşehir Belediyesi yeni sezon kültür sanat etkinlikleri başlıyor. Konferanslardan, panellere, imza günlerinden dinletilere, sinema günlerinden tiyatro gösterimlerine kadar geniş yelpazeye sahip etkinliklerin yanı sıra 22. Uluslararası Sapanca Şiir Akşamları da 12-14 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sakarya Büyükşehir Belediyesi yeni sezon kültür sanat etkinlikleri başlıyor. Kültürel ve sanatsal etkinliklerinin yeni dönemini ‘Melali Anlamayan Nesle Aşina Değiliz’ mottosuyla hazırlayan Büyükşehir Belediyesi, konferanslardan, panellere, imza günlerinden dinletilere, sinema günlerinden tiyatro gösterimlerine kadar pek çok farklı etkinliği beğeniye sunacak. Ayrıca 22. Uluslararası Sapanca Şiir Akşamları yeni sezonun ilk ayında şiir dostlarıyla buluşacak. 12-14 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek şiir akşamlarına yurt içi ve yurt dışından şairler katılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>RESMİ SEZON AÇILIŞI&nbsp;</strong><br />
Kültür sanat sezonun açılışı 4 Ekim Çarşamba günü gerçekleştirilecek özel etkinlikle resmen başlamış olacak. Açılış programında Prof. Dr. Mustafa İsen söyleşi gerçekleştirecek. Söyleşinin yanı sıra ‘Güneş Ülke Anadolu’ isimli dinleti programıyla Tuluyhan Uğurlu piyano resitali sunacak. Uğurlu’ya kavalda Murat Toraman eşlik edecek.&nbsp;</p>

<p>Etkinlik takvimine ve sanal etkinlik kitapçığına www.sakarya.bel.tr adresi üzerinden ulaşılabilecek.<br />
&nbsp;</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/ekim-dolu-dolu-gececek</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Oct 2023 19:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/10/ekm.jpg" type="image/jpeg" length="36133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SAMET ve Geleneksel Sanatlar'da kayıtlar başlıyor]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/beklenen-kayitlar-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/beklenen-kayitlar-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sakarya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen SAMEK ile Geleneksel Sanatlar İhtisas Merkezi yeni dönem kayıtları başlıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu yıl 9 farklı alan ve 49 branşta eğitim verecek olan Sanat ve Meslek Eğitim Kursları (SAMEK) için, 25 Eylül-6 Ekim arasında gerçekleştirilecek online kayıt işlemlerinin ardından, 9-13 Ekim tarihleri arasında kesin kayıt işlemleri kurs merkezlerinde tamamlanacak. Başvurular www.sakarya.bel.tr adresinden yapılabilecek. Ayrıca bilgi almak isteyen vatandaşlar 44 44 054 (dahili 3434) nolu hattan bilgi alabilecek.</p>

<p><strong>GELENEKSEL SANATLAR</strong><br />
Geleneksel Sanatlar İhtisas Merkezi için 25 Eylül Pazartesi günü başlayacak kayıtlar, 6 Ekim Cuma günü sona erecek. Hat, Kufi, Sülüs, Ahşap Oyma, Sedef Kakma, Çamur Şekillendirme, Ebru, Cilt, Çini, Tezhip, Katı, Minyatür, Kaligrafi, Hendesi Tezyinat, Mesnevi gibi 15 farklı branşın yer aldığı eğitimler, 16 Ekim Pazartesi günü başlayacak. Eğitimlere katılmak isteyenler Sakarya Sanat Galerisi’ne bizzat gelerek kayıt yaptırabilecek. Kurslara katılmak isteyen adaylar 274 21 91 numaralı telefondan ayrıntılı bilgi alabilecek.</p>

<p><strong>SAMEK KURSLARI</strong><br />
Merkezler: SAMEK Güneşler, SAMEK Ozanlar, SAMEK 32 Evler, SAMEK Karaman, SAMEK Kocaali, SAMEK Karasu, SAMEK Arifiye, SAMEK Sapanca, SAMEK Geyve, SAMEK Akyazı, Ofis Sanat Merkezi</p>

<p><strong>Branşlar:</strong><br />
Giyim Teknolojileri: Giyim Başlangıç, Giyim Tekamül</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>El Sanatları: Çeyiz, Çeyiz Tekamül, El Nakışı, İğne Oyası, Takı Tasarımı, Dekoratif Sepet Örücülüğü, Epoksi (Kişisel ve dekoratif ürünler), Tığı ve Şiş Örücülüğü, Deri Ürünleri Hazırlama, Kırkyama, Dantel Anglez, Dekoratif Ev Aksesuarları Hazırlama, Makrome Yapımı, Tel Kırma, Ahşap Yakma, Islak Keçe Yapımı, Amigrumi, Tokat Baskısı, Kağıttan Dekoratif Ev Aksesuarları Hazırlama, Kağıt Rölyef, Elde Hesap İşi</p>

<p>Dil Eğitimleri: İngilizce A1-A2, Yabancılara Türkçe, Arapça A1-A2, Almanca A1</p>

<p>Bilgisayar Eğitimleri: Bilgisayar İşletmenliği, Hızlı Klavye Kullanımı, Erp Sistemleri, Bilgisayar Destekli Muhasebe, Blok Tabanlı Robotik Kodlama</p>

<p>Mutfak Eğitimleri: Aşçı Çırağı, Pastacı Çırağı, Pide ve Hamur Yapım Teknikleri, Pasta ve Kurabiye Yapımı, Türk ve Dünya Mutfakları</p>

<p>Güzel Sanatlar: Filografi, Resim, Resim Tekamül, Ahşap Boyama, Cam Altı Boyama, Karakalem</p>

<p>Geleneksel Sanatlar: Çini, Tezhip, Ebru</p>

<p>Kişisel Gelişim: Temel Okur Yazarlık, Diksiyon, Kuranı Kerim (Kadın), İşaret Dili, Meal-Tefsir</p>

<p>Meslek Edindirme: Çocuk Bakımı Yardımcılığı</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahsen Özkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/beklenen-kayitlar-basliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Sep 2023 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/09/samek-1.jpg" type="image/jpeg" length="78710"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk dünyasında birlik fikrinin öncülerinden: İsmail Gaspıralı]]></title>
      <link>https://www.yenisakarya.com/turk-dunyasinda-birlik-fikrinin-onculerinden-ismail-gaspirali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.yenisakarya.com/turk-dunyasinda-birlik-fikrinin-onculerinden-ismail-gaspirali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kırım'da Türkçülük ve yenileşme hareketinin öncü isimleri arasında yer alan düşünür ve yazar İsmail Gaspıralı, vefatının 109. yılında fikirleriyle Türk dünyasına ışık tutmaya devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Babasının doğum yeri Kırım'ın Gaspıra köyünden soyadını alan Gaspıralı, 20 Mart 1851'de Bahçesaray yakınlarındaki Avcıköy'de doğdu.</p>

<p>Gaspıralı, ilk eğitimini yerel Müslüman mektebinde aldıktan sonra Akmescit Erkek Okulu'nda okudu ve ilerleyen yıllarda asker olma niyetiyle Rusya'nın başkenti Moskova'daki harp okuluna kaydoldu.</p>

<p>Girit'te 1866'da çıkan isyan sırasında Rum asilere karşı Osmanlı askerlerine katılmak arzusuyla gizlice Türkiye'ye geçme girişiminde bulunan İsmail Gaspıralı yakalandı ve askeri öğrencilik hayatı sona erdi.</p>

<p><strong>İVAN TURGANYEV'İN ASİSTANI OLDU</strong></p>

<p>Ünlü Türk düşünürü, 1868'de henüz 17 yaşındayken Bahçesaray'a dönüp Rusça öğretmeni olarak görev yaptı. 1872'de Fransa'nın başkenti Paris'e giden Gaspıralı, bir süre ünlü Rus edebiyatçı İvan Turgenyev'in asistanlığını üstlendi.</p>

<p>Gaspıralı, 1880'de geldiği İstanbul'da dönemin önemli isimleri Şemseddin Sami, Ahmet Mithat Efendi ve Mehmet Emin Yurdakul ile tanıştı.</p>

<p>Genç Osmanlılar'dan etkilenen yazar, 1881'de memleketi Kırım'a döndü.</p>

<p>Osmanlı aydın çevreleriyle ilişkileri çok yoğunlaşan İsmail Gaspıralı, çeşitli İstanbul dergilerine makaleler yazdı, aydın çevreler tarafından tanınır ve muteber bir konuma geldi.</p>

<p>Rusya Müslümanlarıyla ilgili çok sayıda yazıyı kaleme alan yazar, Türk ve Müslüman toplumlarında eğitim reformu gerçekleştirilmesi için büyük çaba sarf etti.</p>

<p><strong>DÜNYA TÜRKLERİNİN DİL BİRLİĞİNİ SAVUNDU</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gaspıralı, okullarda Türkçe eğitim verilmesi ve ortak Türk edebi dilinin oluşması fikrini savundu. Bunun yanı sıra Türk dili konuşan toplumların birbirinden haberdar olması için milli basın organlarına ihtiyaç duyduğu görüşünü paylaştı ve bu amaçla Rus yetkililerden uzun uğraşlar sonucu izin alarak 22 Nisan 1883'te Tercüman gazetesini çıkardı.</p>

<p>Osmanlı Türkçesiyle hazırlanan gazetede Gaspıralı, Tatarca ve diğer Türk dillerinden de kelimeler kullandı. Önce haftada bir gün çıkan gazete, 1903'te haftada iki gün basıldı, 1912'de ise günlük hale geldi.</p>

<p>Tercüman, Kırım'daki ilk, Rusya Müslümanları arasında ise üçüncü Türkçe gazete oldu. Diğer gazeteler kısa sürede kapanınca Tercüman, uzun süre Çarlık Rusyası'ndaki tek Türk ve Müslüman gazetesi olarak faaliyet gösterdi.</p>

<p>Gazete, sınırlı tirajına rağmen Rusya'nın yanı sıra Osmanlı, İran, Balkanlar ve Kafkaslar'da aydınların devamlı okuduğu yayınlardan biri olurken Türk dünyasında da büyük bir etkinlik kazandı.</p>

<p><strong>REFORMİST EĞİTİMCİ GASPIRALI</strong></p>

<p>Gaspıralı, 1884'te Bahçesaray'ın Kaytaz Ağa Mahallesi'nde yeni yöntemlerle eğitim veren bir okul açtı. Okuma, yazma ve diğer derslerin daha kolay ve pratik bir yöntemle veriliyor olması, Çarlık Rusyası Müslüman okulları için devrim niteliği taşıyordu.</p>

<p>Eğitim sisteminin her şeyden önce ana dilin öğretimine hizmet etmesi gerektiğini vurgulayan Gaspıralı, eğitimin dini bilgilerin yanı sıra dünyevi bilgileri de içermesi gerektiğini savundu.</p>

<p>İsmail Gaspıralı'nın "Usul-ü Cedid" (Yeni Yöntem) ismini verdiği bu sistem, daha sonra Kırım genelinde yaygınlaştı. Müslüman Türk kızlarının eğitiminde de öncülük yapan Gaspıralı, ilk Usul-ü Cedid kız mektebini, ablası Pembe Bolatukova'ya 1893'te Bahçesaray'da açtırdı.</p>

<p>Rusya Türklerinin tarihindeki ilk kadın dergisi "Alem-i Nisvan", Bahçesaray'da 1905'te Gaspıralı'nın himayesinde, kızı Şefika Gaspıralı'nın idaresinde yayın hayatına başladı.</p>

<p>Aynı dönem yine Rusya'daki Türkler için hazırlanan ilk çocuk dergisi "Alem-i Sıbyan" da Bahçesaray'da, Mart 1906'da Tercüman'a ek olarak okurlara sunuldu.</p>

<p>Yoğun faaliyet temposu nedeniyle sağlığı giderek bozulan İsmail Gaspıralı, 24 Eylül 1914'te Bahçesaray'da vefat etti. Cenazesi, Rusya İmparatorluğu'nun dört bir tarafından gelen binlerce kişinin katılımıyla Kırım Hanlığının kurucusu Hacı Giray Han'ın türbesinin yakınlarına defnedildi.</p>

<p><strong>"DİLDE, İŞTE, FİKİRDE BİRLİK"</strong></p>

<p>Hayatı boyunca "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarına uygun yaşayan usta edebiyatçı, tüm Türk haklarını birlik ve dayanışmaya çağırdı. Türkistan, Mısır ve Hindistan'a giderek buralardaki Müslümanların eğitim çalışmalarına katıldı. Rusya Türklerinin eğitimi ve birleşmesi yolunda mücadele etti.</p>

<p>İsmail Gaspıralı, Tercüman gazetesinde, bütün dünya Türklüğünün anlayabileceği ortak bir edebi dil geliştirmeye çalıştı, bu edebi dilin de Osmanlı Türkçesi olmasını istedi.</p>

<p>İstanbul'daki hamal ve kayıkçıyla Doğu Türkistan'daki deve sürücüsü ve koyun çobanının dahi anlayabileceği bir dil hayal eden Gaspıralı, 27 Haziran 1914 tarihli İkdam gazetesinde, kendisiyle yapılan "İbret Alınacak Sözler" başlıklı söyleşide şunları kaydetmişti:</p>

<p>"Eğer Türkler (Anadolu Türkleri), dillerini biraz daha sadeleştirmiş, okumayı ve imlayı öğretecek şekilde ünlü harfleri kullanmaya başlamış olsalardı, 5-6 seneye kadar Rusya Müslümanlarıyla dilleri kesinlikle birleşmiş olurdu. Bundan doğacak faydaları izah etmeye gerek yoktur sanırım."</p>

<p>Gaspıralı'nın başlıca eserleri arasında, "Russkoye Musulmanstvo", "Salname-i Türki", "Mirat-ı Cedid", "Hace-i Sıbyan", "Avrupa Medeniyetine Bir Nazar-ı Muvazene", "İslamlara dair Nizamlar ve İmtiyazlar", "Rusya Coğrafyası", "İki Bahadır", "Kıraat-i Türki" ve "Maişet Muharebesi" bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Ahsen Özkılıç</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>KÜLTÜR</category>
      <guid>https://www.yenisakarya.com/turk-dunyasinda-birlik-fikrinin-onculerinden-ismail-gaspirali</guid>
      <pubDate>Sun, 24 Sep 2023 09:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://yenisakaryacom.teimg.com/crop/1280x720/yenisakarya-com/uploads/2023/09/ismailgaspirali.jpg" type="image/jpeg" length="38998"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
