07.12.2020, 13:46

MEDİNE MÜDAFİİ; DİRENİŞ

Çölden esen hırçın  rüzgar, tek vücut halinde uçuşan toz bulutlarını, eski adı Yesrib olan bu büyülü şehrin  nazlı semasına, adeta ilmek ilmek nakşediyordu.
Hava nefes alamayacak kadar sıcak ve pusluydu...
Tedirgin bakışlar ufku süzerken; ümitsizlik her yanı sarmış, açlık ve bulaşıcı hastalıklar  dayanılmaz bir hal almıştı.
Daha ne kadar dayanabileceklerini kimseler bilmiyordu. Su stokları tükenmek üzereydi... 
İspanyol gribi ve iskorbüt hastalığı askerleri kırıp geçiriyordu. 
Çevresi ile irtibatı  tamamen kesilmiş, kuşatma altındaki bu şehirde, düşmana daha ne kadar direnebilecekleri tam anlamıyla bir muammaydı... 
Arap Yarımadası'nın yaşlı kahinleri bile, kaderleri karşısında çaresiz kalıp; yıkıcı bir  şüphe içerisinde  önlerindeki fal oklarından medet umuyorlardı. 
İaşeleri, ilaçları, tıbbi malzemeleri ve belki de en önemlisi cephaneleri her geçen gün azalıyordu.
Açlık ve yoksulluk, ıstırap dolu bulaşıcı hastalıklar ile birleşince; bu ahval düşmanın en büyük ve en etkili silahı oluyordu.
Öyle ki, kurumuş bir hurma tanesi ya da kızartılmış bir çöl çekirgesi en doyurucu yemek olarak görülüyor ve  sevinçle yiyiliyordu.
Bir matara temiz su, cennette bulunan  ab-ı  hayat çeşmesi kadar makbule geçiyordu. 
Rusçuklu Ömer Fahreddin Paşa, durumun vahametini görüyor; lakin geri adım atmak, teslim olmak istemiyordu.
Kararlıydı, Medine'yi, İslam Peygamberi'ni misafir eden  ve O'nun bir avuç ashabına şefkatle kucak açan  bu mübarek şehri teslim etmeyecekti. 
Komutanları,  Paşanın göstereceği tepkiden çekinerek, yarım ağızla da olsa  teslim olalım, teklifinde bulunduklarında, Ömer Fahreddin Paşa gözlerinden alevler çıkarırcasına;  '' Hayır! Asla! Teslim olmak yok!" diye bağırıyor, sesinin hiddeti adeta  muhataplarının kulaklarını parçalıyordu.
Payitahttan ardı ardına gelen telgraflarda, Ömer Fahreddin Paşa uyarılıyor; Medine' yi ivedilikle Şerif Hüseyin' e teslim etmesi gerektiği söyleniyordu. 
İngilizler, İstanbul Hükümeti'ni Medine direnişinin sonlandırılması hususunda sıkıştırıp; bu konuda Babıali' ye tehditler  savuruyorlardı. 
İstanbul Hükümeti ne yapacağını bilemez bir haldeydi? 
Bir yanda mukaddes topraklar, diğer yandan İngilizlerin işgal tehditleri... Koskoca devlet çaresizlik içindeydi... 
1918 tarihli Mondros Mütarekesi'nin  demir pençesi, vatan topraklarını lime lime ediyor; asırlar boyu üç kıtada hüküm sürmüş kadim  bir devlet olan Devlet-i Ali Osman,  çaresiz bir şekilde, son nefesinin çırpınışı ile can çekişiyordu.
Ama Fahreddin Paşa, nam-ı diğer '' Çöl Aslanı" ki, bu lakabı kendisine düşmanları takmıştı, bana mısın demiyor; Babıali' den gelen Medine'yi ivedilikle teslim edin emrini kaale almıyordu.
Ömer Fahrettin Paşa, odasının  pencereye bakan köşesinde durmuş, dışarıda oynayan çocukları izliyor; bir taraftan da bu kuşatmayı nasıl yarabileceğinin hesaplarını yapıyordu. 
Medine'ye, 4. Ordu Komutanı Cemal Paşa tarafından, 28 Mayıs 1916 yılında gönderilmişti. 
Paşa, Medine ' ye varır varmaz bir istihbarat çalışması yaptırmış; bu çalışma sonucunda Şerif Hüseyin ve adamlarının bir isyan hazırlığı içerisinde  olduklarını, Cemal Paşa' ya arz etmişti.
Nitekim, 1916 yılının Haziran ayında, Şerif Hüseyin ve oğulları Osmanlı Devleti' ne karşı ayaklanma çıkartarak; Britanyalı  casus, arkeolog T. E. Lawrence'nin tahrik ve desteği ile halkı galeyana getirmişlerdi.
Fahreddin Paşa, birçok cephede asileri mağlup etmeyi başarmış, kontrolü büyük oranda sağlamıştı. Bu başarısı nedeni ile 15 Temmuz 1916 yılında Hicaz Kuvve-i  Seferiyyesi kumandanlığına  atanmıştı.
Ancak, isyancı bedeviler, dönemin Mekke Valisi Galib Paşa' nın bir anlık gafletinden faydalanarak; başta Mekke olmak üzere, Cidde ve Taif gibi stratejik öneme haiz merkezleri ele geçirmeyi başardılar.
Bu gelişme, Medine' de bulunan Fahreddin Paşa' yı çok zor durumda bıraktı.
Asiler, tarihi Hicaz demiryolunu tahrip ediyor, Medine' nin çevresi ile irtibatını kesip; dışarıdan lojistik destek sağlanmasına mani oluyorlardı. 
Kanal Harekatı devam ettiği için, İstanbul Hükümeti Hicaz Bölgesi' ne takviye birlikler gönderemiyordu. 
Bu nedenle Fahreddin Paşa'nın ilave kuvvet talebine olumlu cevap verilemiyor, Medine Garnizonu kendi kaderine terk ediliyordu.
İsyan hızla büyüyor ve diğer aşiretlere de sıçrıyordu. Askerin boğazından günlerdir doğru dürüst bir lokma geçmemişti. Herkes çok açtı ve doğal olarak müdafaa her anlamda  yıpratıcıydı. 
Bedevi isyanları baş gösterince, Medine' deki yerel halk evlerini terk etmek zorunda kalmışlardı.
Şehirdeki sivil nüfus büyük oranda azalmıştı. 
Fahreddin Paşa, şehri terk eden yerli halkın evlerini yağmaya karşı korumak için sayım yaptırtmış; evlerin giriş kapılarını tek tek  mühürletmişti. Ne de olsa, mümin emanete hıyanet edemezdi. 
Şehri terk etmeyen az sayıdaki yerel halk ise, korku içinde  kaderlerinin tecelli etmesini bekliyorlardı.
Yüzler bir yay gibi gergin ve donuktu.
Paşa derin bir iç çekti, nasıl yapacaktı? İki yıl yedi aydır  süren  bu şanlı müdafaayı nasıl sonlandıracaktı? 
Şerif Hüseyin ve adamlarına karşı başarı ile direnmişti. 
Medine Kalesi'ni teslim etmektense, ölmeye razıydı son Osmanlı... 
İşgalci İngiliz ordusunun desteğini alan bedevi çeteler, Medine' nin dışarı ile bağlantısını keserek; Fahreddin Paşa ve askerlerini yıldırmaya çalışıyorlardı. Asilerin tüm planı bunun üzerineydi... 
Medine tecrit edilmiş bir halde tarihin akışına meydan okuyor ve  tüm heybeti ile bu acımasız ambargoya direnmeye devam ediyordu. 
Fahreddin Paşa, sıkılı yumruğunu ahşap çalışma  masasına  bir balyoz gibi indirerek; '' Yapamam! Bu şehri, Peygamber emaneti olan bu toprakları teslim edemem! " diye haykırıyordu.
Lakin, askerlerinin yorgun ve bitap hallerini temaşa ettikçe, hicranı ve eser-i hiddeti daha da artıyordu. 
Yapamazdı, kim ne derse desin, nereden, hangi makamdan ne tür emir gelirse gelsin, bu şehri teslim edemez; o kutlu gecede rüyalar aleminde verdiği o sözü çiğneyemezdi. 
Hicaz gecelerinin  masalsı ve uhrevi bir iklimi vardır. İşte o gecelerden birinde, Ömer Fahreddin Paşa sadık  bir rüya gördü. 
Gördüğü o güzel rüya, Paşayı o kadar heyecanlandırdı ki, ter kan içerisinde uykusundan  uyandı.
Yaşlı ve bilge bedeni, sonbaharda üşüyen yaz kelebekleri gibi tir tir titriyordu.
Dili damağı kurumuş, kalbi deli bir tay gibi atıyordu.
Yatağının hemen yanı başında duran Yemen işi sehpanın üzerindeki su şişesine uzandı. Suya hasret çöl gibi kurumuş  damağına, Medine'nin o tadına doyum olmaz suyu ile can verdi.
DEVAMI YARIN...

Yorumlar (0)
banner35
8
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 28 Şubat 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 26 57
2. Beşiktaş 25 54
3. Fenerbahçe 25 51
4. Trabzonspor 25 48
5. Hatayspor 26 45
6. Alanyaspor 26 42
7. Gaziantep FK 26 40
8. Karagümrük 26 40
9. Antalyaspor 26 34
10. Göztepe 25 32
11. Sivasspor 25 32
12. Konyaspor 25 31
13. Malatyaspor 26 31
14. Kasımpaşa 25 29
15. Rizespor 26 28
16. Kayserispor 25 25
17. Başakşehir 26 25
18. Erzurumspor 26 25
19. Denizlispor 26 21
20. Gençlerbirliği 25 21
21. Ankaragücü 25 20
Takımlar O P
1. Giresunspor 23 53
2. Samsunspor 23 49
3. Altınordu 24 44
4. İstanbulspor 23 43
5. Adana Demirspor 24 42
6. Ankara Keçiörengücü 23 38
7. Altay 23 38
8. Tuzlaspor 23 38
9. Bursaspor 23 31
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 23 26
13. Menemenspor 23 26
14. Balıkesirspor 23 24
15. Boluspor 23 23
16. Akhisar Bld.Spor 23 19
17. Ankaraspor 23 14
18. Eskişehirspor 23 7
Takımlar O P
1. Man City 26 62
2. M. United 25 49
3. Leicester City 25 49
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 25 43
6. Liverpool 25 40
7. Everton 24 40
8. Aston Villa 24 39
9. Tottenham 24 36
10. Leeds United 26 35
11. Arsenal 25 34
12. Wolverhampton 26 34
13. Crystal Palace 25 32
14. Southampton 25 30
15. Burnley 25 28
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 25 22
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 25 11
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 23 55
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 24 52
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 24 41
6. Villarreal 24 37
7. Real Betis 24 36
8. Levante 25 32
9. Athletic Bilbao 24 30
10. Granada 24 30
11. Celta de Vigo 24 29
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 24 25
16. Eibar 25 22
17. Deportivo Alaves 25 22
18. Real Valladolid 24 21
19. Elche 23 21
20. Huesca 25 20