POLİTİKA MI!

Levent BAYRİ


ÜLKE bir seçime daha gidiyor. Vatandaşlar 24 Haziran’da sandığa giderek kendilerini yönetecek idarecilerini seçecek...

Bugüne kadar politika ve politikacılarla ilgili ne yorum yaptım ne de yazı yazdım... Politikayı ve politikacıları samimi bulmadığım için pek aram yoktur. Bunu bir kayıp olarak da görmem... 

Neden sevmediğime, politikanın sözlük anlamı, bilge insanların söylemleri ve Kitab’ın ayetleri delil olarak yeter...

Siyaset ya da Politika, Devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla ilgili özel görüş veya anlayış. Siyaset sözcüğü etimolojik olarak ‘at eğitimi’ anlamına gelirken, politika sözcüğü ise ‘devlet yönetme sanatı’ anlamındadır.

•Politika; Yunanca’da çok yüz anlamına gelir. Belirlenen bir hedefe gidilirken izlenmesi gereken davranışları sistemli bir sıraya sokan ve gereğince ileri ya da geri adım atma sürecine verilen isim.

•Ne olduğu belirsiz, her şeyi kapsayan ama uygulamada çok kez başarısızlığı ispatlanmış, anlamsız, üzücü, hayatı güzelleştirmekten uzak kuramlar, teoriler ve uygulamalar bütünü.

“Politikacılar dünyanın her yerinde aynıdır, nehir olmayan bir yere köprü yapacaklarına söz verirler.” (Nikita Khrushchev)

“Politikanın ahlakla bir ilgisi yoktur.” (Niccolo Machiavelli)  

“Politikacıların hepsi aynıdır. Önce reform sözü verirler, sonra sözlerini ‘reforme’ ederler.” (Leonid S. Sukhorukov)

“Politikacıların amacı, her zaman kendi özel avantajlarını artırmak ve bunun için ellerindeki çok büyük güçleri kullanmaktır.” (Henry Louis Mencken)

•••

Liderler tehlikeli değildir. Asıl tehlike her şeye inanıp sorgulamayan ve menfaatleri uğruna her haksızlığa sessiz kalan kitlelerdir!

Bir toplum; yalancı, sahtekâr, her şarta ve ortama göre tavır, dost ve düşman değiştiren, dün söylediğini bugün yalanlayan siyasetçilerden medet umuyorsa helâk olması yakındır.

Dünyadaki bütün iktidarlar, zenginin ve zalimin kılıcıdır...

İnsanlar doğrudan, haktan umutlarını kesince, kaliteli yalana razı olurlar. O kaliteli yalanları kim söylerse halk mükafaten onu iktidar yapar.

Kötünün iyisi olana (Ehven-i şer) İslama en yakın adama oy verilmeliymiş... Bu toplum İslamı anlamazken ona en yakınını nasıl bilecek? Yahudilik ve Hristiyanlık gibi tahrif edilen Müslümanlığı İslam zanneden bir toplum bunu nasıl yapacak. Ayrıca öyle biri mi var?

Ehveni şer, haram işlemeyi kafaya koymuş kişinin haramın küçüğünü meşrulaştırmak için yaptığı şark kurnazlığıdır!

Demokratik yollarla İslam’ın hakim olacağına inanmak; kumu kavurarak helva olacağını beklemek gibidir.

İslam devlet olduktan sonra yaşanmaz. İslam’ı yaşarsanız devletiniz olur. Peygamber ve ashabı Mekke’de İslam’ı yaşadıkları için Medine’de devlete layık oldular. Hak edene karşılığı hemen verilir.

•••

Ra’d suresi 11. ayeti hatırlayın: “..Bir toplum kendilerindeki özellikleri değiştirinceye kadar Allah, onlarda olanı değiştirmez.” buyuruyor Rabbimiz.

Kim hangi yola doğru adım atarsa Allah da onun istidadını o yöne doğru çevirir. Çünkü iyiyeye veya kötüye doğru attığı adım o kişinin fiili duasıdır... İmanını artırmak için çaba gösteren insana ise Allah yardım eder.

“Allah, iman edenlerin dostudur, onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlere gelince, onların dostları da tâğuttur, onları aydınlıktan alıp karanlığa götürür.” (Bakara: 257)

-Ey iman edenler! Eğer Allah’tan korkar sakınırsanız; O size iyi ile kötüyü ayırt edecek bir kavrayış verir, günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Çünkü Allah büyük lütuf sahibir.” (Enfal: 29)

İşte bütün mesele bu. Hayırlı işler için gayret göstermek. Haramlardan sakınıp, helallere yönelmek.

Düşünmek güzeldir. Düşünmek ibadettir. Hepimizi düşündürmesi dileğiyle...

Akıl testi!

BİR akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:

“Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl belirliyorsunuz?”

Doktor:

“Bir küveti su ile dolduruyoruz... Sonra hastaya üç şey veriyoruz...

Bir kaşık, bir fincan ve bir kova...

Sonra da kişiye küveti nasıl boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.”

Ardından, soruyu soran adama bu kez doktor sorar:

“Mesela siz ne yapardınız?”

Adam şöyle cevap verir:

“Tabii ki, normal bir insan kovayı tercih eder... Çünkü kova, kaşık ve fincandan büyüktür...”

 “Hayır” der doktor, “normal bir insan küvetin tıpasını çeker!”

•••

“Kıssa”lardan alınacak çok fazla “hisse” var; Gerçek akıl, sadece bize sunulan çözümleri seçmek değil, en uygun çözümü bulabilmektir.

"Bu seçim, iyilerle kötüler arasındaki bir seçim değildir. Kötülerle kötüler arasındaki bir seçimdir. Adaylar da, sandığa gidenler de aynı topun kumaşı"

"Birilerinin iktidarı için bir birini yiyenlerde akıl var mıdır?"

Siyah ve beyaz elbiseliler!

YILLAR önce Kurtlar Vadisi dizi filminde, Mevlevî ihtiyarın anlattığı şöyle bir kıssa vardı;

Hindistan’da fil avcıları kurdukları tuzak çukurlarına düşürdükleri fillere istediklerini yaptırmak için, önce siyah elbiseler giyerek eziyet ederler. Bir süre sonra beyaz elbiseler giyerek fillere iyi davranır, sevdikleri yiyeceklerden verirler. Daha sonra tekrar siyah elbiseler giyerek, fillere eziyet ederler. Sonra beyaz elbiseler giyip geldiklerinde, fillere yine sevdikleri yiyeceklerden verip, onlara güvenen ve inanan filleri peşlerine takarak istedikleri yerlere götürür, istediklerini yaptırırlarmış...

İşte dünya müstekbirlerinin Türk toplumuna sunduğu beyaz ve siyah elbiseliler yönettiler ülkeyi bugüne kadar...

İlk önce beyaz elbiseli geldi. Sonra siyah elbiseler giymiş olanlar... Sonra beyaz elbiseler içinde bir başkasını sundular. Sonra siyah elbiseli birini sahneye aldılar, peşinden beyaz elbiseliyi. Sonra simsiyah sağ sol kavgası ve nihayet darbe... Arkasından beyaz elbiseli çıktı. Sonra tekrar siyah bir kaos, kriz ve 28 Şubat post modern darbe ve bembeyaz elbiseler içinde bir mağdur... Yaptığı/yaptırıldığı birçok güzel uygulamayla bu toplumu (filleri) peşine taktı, dünya müstekbirlerinin istediği ortam hazırlandı...

Şimdi önümüzde yine seçimler var. Dua edin, birilerine siyah elbiseler giydirmesinler yoksa filler daha çoook dayak yer...

Bakalım birileri bu oyunu fark edip en azından alet olmaktan kurtulabilecek mi?

23 Haziran 2018 , Cumartesi
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

 

 


 

YAZARLAR

Zeki AYDINTEPE

BU MAYA TUTACAK

Çok Okunanlar
  1. Bugün
  2. Dün

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara