HAYAT BAYRAM OLSA

Levent BAYRİ


Manevî iklimiyle gönüllerin huzuru, evlerimize bereket, üzerimize rahmet, günahlarımızdan arınma vesilesi olan mağfiret ayı ‘Ramazan’ı geride bırakmanın hüznü ile birlikte, mükâfatını yalnızca Allah’tan bekleyerek, bu ayı oruçla geçirenlerin dört gözle beklediği bir bayram sevincini daha yaşıyoruz.

Bayramlar, hep güzel günlerin, sevgilerin, muhabbetlerin yaşandığı mutlu günler olarak algılanır. Dargınların barıştığı, düşmanların kucaklaştığı, insanların birbirine daha da yakınlaştığı günlerdir bayramlar… Bu günlerde bir başka hava eser şehirde. Bayram namazı sonrası ailece yapılan ilk sabah kahvaltısı başka bir keyiftir. Bir ay orucun ardından yapılan bu neşe dolu kahvaltı, radyo ve televizyonlardan yayınlanan oyun havalarıyla desteklenir… Tarifsiz bir coşku alır insanın içini… Birazdan kapı çalınır, cicilerini giymiş çocuklar şeker ve bahşiş almak için el öpmeye gelirler. Ardından eş dost ve akrabalar… Tatlılar yenir, uzaktan gelenlerle hasret giderilir…

Bayramlar niçin var? İnsanlar kaynaşsın, kucaklaşsın diye… Yaşanan bu bayram mutluluğu, çok kısa anlar da olsa, özlem duyduğumuz duygular... Huzur, mutluluk ve kardeşliğin hakim olduğu bir dünya dileğiyle bayramınız mübârek olsun.

Bayramın bu manevî atmosferiyle kucaklaşırken, Arife gününden başlayan telaş ve koşuşturmaların ardından, bayram sabahı aydınlanan yepyeni bir dünya ile umutlarımızı, heyecanlarımızı tazeliyoruz. 

Toplumsal dayanışmadaki güzelliğin ancak bayramlarda gerçekleştiğini görebiliyoruz artık. Samimi ziyaret ve kutlamalar, kardeşliğin tesis edilmesinde çok önemli faktörler...

Ne varki günümüz dünyasında insanları beton bloklar birbirlerinden ayırmış. Bu beton duvarlar kardeşlik duygularını, sevgi akışını engellemiş... Sanal alemde kaybolurken, bayramlar dışında insanlar neredeyse birbirini görmez hale gelmiş. Oysa teknoloji geliştikçe insanî değerler yok olmamalı. Tüm inananlar olarak, bayramlarda doyasıya yaşadığımız mutluluk ve huzuru yaşamın her anına yayabilmeliyiz.

Bugün güzel bir gün. Şüphesiz çoğumuzun aklına, heyecanlarımızın zirveye ulaştığı o eski günler geliyordur. Geri dönüşü imkansız o hatıralar…

Şimdi çocukça düşlerimizde kalan bir masaldır bayramlar. Çocuklarımıza anlatmakla bitiremediğimiz... Eskiden bayramın anlamı vardı. Tadına doyum olmayan birkaç günlük hâyâl gezintisiydi bayramlar...

“Ah nerede o eski bayramlar” demiyor muyuz hep? Çocukken mi güzeldi yoksa bayramlar? Bayramlar mı değişti yoksa biz mi büyüdük? Bu klasik sözler, şimdi gerçeğe dönüştü. Biz büyüdük ve çok gerilerde kaldı o tatlı anılar. Onlar da elimizden kayıp giden bir çok hatıramız gibi…

Çocukluğumuzdaki bayramların tadını bulamasak da gelenek ve göreneklerimizin ölçüsünde bu manevî günleri doyasıya yaşamalı. Şimdi hayattayken sevdiklerimizle bir arada olabilmenin kıymetini bilerek, bunların yıllar sonra birer buruk hatıra olarak anacağımız günler olacağını unutmamalıyız…
...
Günümüzde bayramlar birer ‘tatil’ olarak görülüyor. Akrabaların bile birbirlerinin yüzünü unuttuğu bir dünya telaşı içinde, bayramların artık manevî duygulardan çok, biraz soluklanmak için tatil anlamı içeriyor olması çok üzüntü verici. Çoğumuz için bayramlar, iple çekilen tatil günleri oldu ne yazık ki...

Ama unutulmamalı ki, tatil beldelerinin havuzları, sahillerin kumsalı ve tropikal adaların güneşi, o zamana yenilerek unutulup giden kalpten ilişkiler kadar ısıtmayacak hiç bir zaman, hiç birimizi.

Acısıyla tatlısıyla bir bayramı daha yaşayacağız İnşaallah… Hemen ardından yine başlayacak geçim savaşı için bir koşuşturmaca bir telaş. Yine o asık yüzler, selamsız sabahsız insanların istila ettiği bir toplumun içinde yaşmaya başlayacaksınız yeniden, bir başka bayrama kadar soluk almadan...

Ama; ne durumda olursak olalım, herkese yetecek kadar sevgimizin her zaman var olduğuna inanalım. Yeterki sevgimizi, ilgimizi esirgemeyelim birbirimizden. Gönülden bir bakış, içten bir ilgi bile yeter hepimize. Hani şu şarkının sözlerinde olduğu gibi:

“Bu dünyadaki en mutlu kişi; mutluluk verendir... Bu dünyadaki en zengin kişi; sevmeyi bilendir... Bütün dünya buna inansa, bir inansa, hayat bayram olsa! İnsanlar el ele tutuşsa birlik olsa, uzansak sonsuza...”

Bayramları bayram yapan günlerin yaşanması, her şeye rağmen yaşanması dileğiyle; Sevgi tadında bir bayram, bayram tadında bir hayat geçirmeniz temennisiyle, nice mutlu bayramlara...

25 Haziran 2017 , Pazar

Yazıya yazılan yorumlar

Tarih : 25 Haziran 2017 , Pazar

Dursun Bostancı

Levent kardeşim çok güzel olmuş. Ellerine sağlık

YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

 

 


 

YAZARLAR

Zeki AYDINTEPE

O UNUTULMAZ DEPREM GECESİ VE TOÇOĞLU

Çok Okunanlar
  1. Bugün
  2. Dün

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara