ROPÖRTAJ HABERLERİ Bu haber 1325 kez okundu
5 Kasım 2014, Çarşamba - 13.19

HAKSIZLIĞIN ARKASINDA DURMAYIZ

Milletvekili Ali İhsan Yavuz,“Bir takım haksızlıklar yapılmış ise tasvip etmemiz ve arkasında durmamız mümkün değil” dedi. SGK Müdürü’nün açıklamalarına da yanıt veren Yavuz, “Hiç kimse işini doğru yaptı diye işten kovulmaz” diye konuştu

HAKSIZLIĞIN ARKASINDA DURMAYIZ

DOĞUM HASTANESİ GECİKTİ
Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi’nin inşaatına bir türlü başlanamadı… Süreç neden bu kadar uzadı? Hastane ne zaman hizmete geçecek?
Evet haklısınız, orası uzun zamandır gündemde olan bir yer. Başladı başlayacak derken bu zamana geldik. Ama çok şükür 27 Ekim 2014 tarihinde bu hastanenin inşaat yapım ihalesi gerçekleşti. Biz daha önce yapımına başlayacağını öngörmüştük ancak su baskınları da dikkate alınarak proje tadilatına gidildi ki buda söz konusu yatırımın gerçekleşmesini geciktirdi. İnşallah,inşaat ihalesi yapılan bu yerde mevzuatın öngördüğü sürelerin geçmesinin ardından yeni ve çok güzel bir hastanenin daha yapımına şahitlik etmiş olacağız. 
YENİ BİR HASTANE GEREKMİYOR
Mevcut Araştırma Hastanesi’nde yaşanan kadro ve tıbbi cihaz eksiklikleri ne zaman giderilecek? Sağlık konusunda bitmek tükenmek bilmeyen şikâyetlerin sonu ne zaman gelecek? Sakarya bin-iki bin kişilik bir şehir hastanesine kavuşacak mı?
Sağlık, AK Parti iktidarının en başarılı olduğu alanlardan biri. Bu Sakarya için de böyle.  Gerçekten iktidarımız önceki süreçle mukayese dahi edilmeyecek işler yaptık. Mesela Merkezde kurulan 400 yataklı hastane, Korucuk’taki Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Karaman’daki Yenikent Devlet Hastanesi hükümetimiz döneminde yapıldı. Yine birçok ilçedeki devlet hastanelerini ve çok sayıda halk sağlığı laboratuvarını hizmete açtık. Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin içinde açılan Anne Oteli gibi çok önemli ve sıra dışı hizmetleri de hayata geçirdik. Doğumevine daha yeni 25 yatak ilavesi yapıldı. Şehrimizde, yoğun bakım ünitelerinin şehrimiz ihtiyaçlarına cevap vermediği konusunda haklı bir eleştiri var. Şahsen ben bu eleştiriyi kesinlikle haklı buluyorum. Ama bu konuda da yakın zamanda inşallah çok büyük bir mesafe almış olacağız. Mesela Eğitim ve Araştırma Hastanesi Merkez Kampüsü’nde halen 64 yoğun bakım ünitesi var. Üç beş ay içerisinde 61tane daha ilave yapılacak şekilde çalışmalar yapılıyor ki bunun 35 tanesi çok kısa süre içinde devreye girmiş olacak inşallah. Başta Genel Sekreter Hasan Sağlam hocamız olmak üzere ilgili arkadaşlar bu günlerde bu anlamda hummalı bir çalışmanın içerisinde. Kendilerini tebrik ediyorum. Yeni bir hastane yapımına gelince, o şimdilik zor gözüküyor. Zira Karaman ve Korucuk’taki hastanelerin doluluk oranı yüzde 60’ı hiç geçmedi. Yeni planlamalarla Merkezdeki hastaneyi rahatlatarak Korucuk ve Karaman’daki hastanelerin doluluk oranlarını %80'lere çekmemiz gerekiyor. İşte ancak o zaman yeni bir hastaneden söz etmemiz mümkün olabilir.
TASVİP ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL
Okul müdürlerinin atanması konusu adeta krize dönüştü… Birçok müdüre başarı belgeleri olmasına karşılık düşük puanlar verildi… Milli Eğitim, tamamen bir sendikanın güdümüne ve insafına mı terk edildi?

Biz bu çalışmanın kesinlikle hakkaniyet ölçüsünde yapılması gerektiğine inandık ve hep bu yönde telkin ve tavsiyelerde bulunduk. Milli Eğitim Bakanlığı da bu işlerin hakkaniyete uygun ölçüler içerisinde yapılması uyarısında bulundu. Buna rağmen bir takım haksızlıklar yapılmış ise tasvip etmemiz ve arkasında durmamız mümkün değildir.

DOĞRU YAPANIN ARKASINDA DURURUZ
SGK İl Müdürü, birçok işletmenin kayıt dışı çalıştığını ve sigortasız işçi çalıştırdığını söyleyerek, “Burası muhafazakâr bir il olarak biliniyor lakin namaz kılıp kul hakkı yiyorlar. Kovulacağımı biliyorum ama ben işimi yapmaya devam edeceğim” dedi. Kendisinin bu çıkışı hakkında neler söylemek istersiniz?

Müdire Hanım niçin böyle söylemiş bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki o da hiçbir müdürün doğru yaptığı için kovulmayacağıdır. Şayet Müdire Hanım, doğru yaptığı için hükümet arkasında durmayacak zannediyorsa bizim mantalitemizden haberi yok demektir. Biz doğru yapan bürokratlara, düzgün iş yapan insanlara devamlı destek olduk. Müdire Hanım acaba bizim bilmediğimiz bir şeyler mi biliyor? Biliyorsa bunu çıkıp açıklasın da bizde öğrenelim.
HERKES GÖREVİNİ YAPAR
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobilin 2020 yılına kadar yollarda olmasını arzu ettiğini açıkladı. SATSO Başkanı Mahmut Kösemusul’un yerli otomobilin üretim üssünün Sakarya olması hususunda yoğun gayretleri var... Kendisi bu hususta yalnız mı bırakılıyor?

Sakarya sanayi kenti vasıflarını taşıyan bir şehirdir. Bu anlamda çok hızlı bir yükseliş trendi var.Bu hususta başta SATSO Başkanımız Mahmut Kösemusul olmak üzere birçok aktörün önemli katkılar sağladıklarını söylemek mümkün. Özellikle yerli otomobil üssü olması noktasındaki Sayın Kösemusul'un gayretlerini takdirle karşılıyoruz. Bu konuda güçlü bir söylem geliştirdi. Salt bu söylemin bile farkındalık oluşturma anlamında faydalı olduğuna inanıyorum.Doğru bir hedef, bu istikamette elbirliği içinde çalışmalar sürmeli. Sayın Kösemusul'unyalnız bırakılıp bırakılmadığı sorusuna gelince, kimsenin yalnız bırakıldığı yok. Herkes bulunduğu pozisyon ve yaptığı göreve uygun olarak bu konuda gerekeni söyler ve de yapar Allah’ın izniyle.
BARDAĞIN BOŞ TARAFINI GÖRÜYORLAR
Sakarya’nın en büyük probleminin ilgili makamlara verilmek üzere yeteri kadar proje hazırlanmayışı olduğu söyleniyor… Şehri yönetenlerde biz ufuksuzluk, bir vizyon eksikliği var diyebilir miyiz?

Ben bu türden düşünce ve yaklaşımlarla bir parça Sakarya insanına haksızlık edildiği kanaatindeyim. Bu bir kompleks. Bu komplekslerden kurtulmamız gerekiyor. Sakarya marka şehir ve yaşanabilir bir kent olma yolunda hızlı mesafe kat ediyor. Yatırımlar ve güzel hamleler peş peşe geliyor. Böyle olmasa en fazla göç alan 10 il içerisinde olur muyduk? 61 parametreden oluşan sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi ölçütleri içerisinde 5 basamak birden atlayabilir miydik? Vicdanlı olalım, kimse proje üretmeseydi, kimse bir şey yapmasaydı ve bu şehir kendi kaderine terk edilmiş olsaydı hiç bu düzeye gelebilir miydik? Bazı insanlar maalesef hep bardağın boş tarafını görüyor. Mesela Ballıkaya Baraj Projesi, Karasu Limanı, tersane ve demiryolu projeleri bile ne kadar büyük projelere imza attığımızın göstergesidir. Sakarya Nehri kenarı rekreasyon çalışmaları kapsamındaki Sakarya Park, 25 bin kişilik stadyum ve benzeri projeler küçümsenecek projeler mi? Sakarya'da ortalama her yıl, belediye yatırımları hariç, 1.5 milyar (1.5 katrilyon) yatırım yapılıyor, Allah aşkına bu az bir şey mi?
TREN TERMİNALDEN KALKACAK
Adapazarı-Haydarpaşa tren seferleri ne zaman başlayacak? Tren nereden kalkacak?

Eski tren hatlarını hızlı tren kullandığı için yer yer yeni tren hatları döşeniyor. Bu yüzden Adapazarı-Haydarpaşa tren seferleri bir süredir yapılamıyor. İnşallah gelecek yılın sonuna doğru tamamlanmış ve bu seferler başlamış olacak. Tren, Arifiye'deki terminalin altına kadar gelecek, oradan da insanlar ADARAY ile şehir merkezine taşınacak. Bu projeyle ilgili aylar önce Ulaştırma Bakanlığı’nda bir toplantı yapıp gerekli kararı aldık. İlgili tüm kesimlerin katıldığı toplantıda bu yönde bir karar verildi.
HIZLI TREN BÜYÜK RAĞBET GÖRÜYOR
Yüksek Hızlı Tren’den de yeteri kadar istifade edemedi bu şehir. Sakarya’da günde iki kez duruyor, insanlar bilet bulamıyor, fiyatların pahalı olduğu söyleniyor… Dağ fare mi doğurdu?

Bu yaklaşım doğru değil. Hızlı trene rağbet oldukça fazla. İnsanlar bilet bulmakta zorlanıyor. Dediğiniz gibi olsaydı hiç böyle olur muydu? Türkiye, hızlı tren konusunda çok geç kalmış bir ülke. Bu açığı hızlı bir şekilde kapatmamız gerekiyor. Sakarya hızlı trenin geçtiği ve durduğu bir şehir, bu anlamda avantajlı. Bir kısım aksaklıklar da zamanla giderilecektir Allah'ın izniyle.
BAKANLIK ŞEHRİN HAYRINA
Ayşenur İslam’ın bakan oluşu şehre bir artı getirdi mi sizce? Bakanlığın nimetlerinden yeterince faydalanabiliyor mu şehrimiz?

Sayın İslam’ın bakan oluşu kesinlikle bu şehrin hayrınadır. Kendisi bakan olmadan önce de çok derli toplu çalışan, faydalı işler yapan bir vekilimizdi. Tabi bakan olmanın gücü farklı. Bakan olduktan sonra bu şehirle ilgili ciddi katkılar sundu, sunmaya da devam ediyor. Gelecek dönemlerde de bakanlığının devam etmesini diliyorum.
GENEL MERKEZ İSTİŞARE YAPIYOR
İl ve ilçe teşkilat seçimleri için takvim açıklandı. Anladığımız kadarıyla kongreler yine tek adayla yapılacak ve o aday istişareyle belirlenecek. Neden kongreler çok adayla yapılmıyor, neden genel merkezin dayattığı isimler seçime giriyor, bu seçimler neden bir demokrasi şölenine dönüşmüyor? "Genel merkezin dayattığı isimlerle kongreye gidiliyor" demek bence haksızlık. Aday belirlenene kadar teşkilatlar çok önemli süreçlerden geçiriliyor. Her bir ilçeye koordinatör milletvekili gidiyor; yönetimlere, kadın ve gençlik kollarına ve mahalle temsilcilerine ayrı ayrı soruyor. Daha sonra il yönetimine, belediye başkanlarına ve milletvekillerine de soruyor. Hatta gerekirse sokağın nabzını da tutuyor ve tüm bunlara dayanarak bir karar veriliyor. AK Parti’de bu yöntem tutmuş gibi gözüküyor. Yer yer itiraz edilse de genelde isabetli bulunuyor ve bu çalışmaların arkasında duruluyor. Gördüğünüz gibi öyle Genel Merkez diyor herkes uyuyor değil, Genel Merkez en geniş anlamda istişare yapıyor, araştırıyor, soruyor ve en isabetli adayı öne çıkartıyor. Sonra da kongre yapıyor ve dolayısıyla bu kongrelere de genelde tek liste gidiliyor. Kongre süreçleri teşkilatlar açısından kritik süreçlerdir ancak çok şükür bizde bu süreçler büyük oranda sorunsuz işletiliyor oysa diğer partilerde kongre süreçlerinde ne kadar ağır hasarların alındığını yakinen biliyoruz.
TEŞKİLATTA CEPHELEŞME OLMAMALI
Teşkilat seçimlerinde, bilhassa da il başkanı adayının belirlenmesinde yerel seçimlerde olduğu gibi Yavuz-Üstün cephesi ile Dişli-Atabek cephesinin karşı karşıya geleceği söyleniyor… AK Parti içindeki gruplaşmaların artık ayyuka çıktığı yorumları yapılıyor…

Bu kesinlikle doğru değil. Bahsettiğiniz şekildeki cepheleşmeler bu davanın ruhuyla bağdaşmaz. Aramızda zaman zaman tercih farklılıklarımız olabilir ki bu tercih farklılıklarını da cephe olarak görmemek gerekiyor. Siyasi aktörler olarak aramızda tercih farklılıkları olabilir ama hiç bir zaman hizip, grup ve cepheleşme olmaz, olmamalıdır da... Partimizde her siyasi unsur kendi arasında ağabey-kardeş ilişkisi içerisinde ilişkisini sürdürmekte ve ahenkli bir şekilde bu çalışmalara katkı sağlamaktadır.
ÖNÜMÜZDEKİ  İŞİ YAPACAĞIZ
Sizce il başkanında bulunması gereken vasıflar nelerdir?

Şu anda ilçe kongrelere ilişkin takvim işliyor. Biz her zaman önce önümüzdeki işi yaptık. Elbette il kongre süreci geldiğinde birtakım değerlendirme ve fikirlerimizi de ilgili kurullara aktaracağız. Vakti gelmeden önce kanaat bildirmeyi ve bu konuyu tartışmaya açmayı doğru bulmuyorum.

UNCUOĞLU’NDAN ALLAH RAZI OLSUN
Mevcut İl Başkanı Recep Uncuoğlu, birçok kesim tarafından yeteri kadar topa girmediği, basını etkin kullanamadığı, parti üzerinde yeterince hâkimiyet sağlayamadığı ve şehre iyi hizmet edemediği iddialarıyla eleştirildi, eleştiriliyor… Siz nasıl buluyorsunuz Uncuoğlu’nun performansını?

Kesinlikle bu eleştirileri doğru bulmuyorum. İl başkanımız 5 yıldır son derece başarılı bir şekilde görevini yapıyor. Belki basını etkin kullanmaması ve yaptıklarını iyi bir şekilde takdim etmemesi sebebiyle bu eleştiriler akla gelebilir. Ancak bu başarısız olduğu anlamına gelmez. Şahsen söz konusu eleştirileri haklı görmüyorum. 5 yıldır, evinden, işinden ve sosyal yaşantısından taviz vererek, büyük bir içtenlikle sürdürdü çalışmalarını. Kendisinden Allah razı olsun. 

 

 

 

 

 

 

 

YORUM EKLE

Haberler

Haber aranıyor...

Köşe Yazıları

Köşe yazısı aranıyor...