SİYASET DEFTERİ KOLAY KAPANMAZ

AK Parti eski milletvekili ve yeni dönem aday adayı Erol Aslan Cebeci, siyaset defterinin kolay kapatılamayacağını söyledi.

GÜNDEM 25.03.2015, 12:04 25.03.2015, 12:04
SİYASET DEFTERİ KOLAY KAPANMAZ

AK Parti eski milletvekili ve yeni dönem aday adayı Erol Aslan Cebeci, siyaset defterinin kolay kapatılamayacağını söyleyerek, “Ben 2002’den önce de, öğrencilik yıllarımda da siyaset yaptım.Siyaset benim yaşamımın ve dünya görüşümün bir parçası. Ancak bu millete, bu şehre ve insanlara hizmet etmenin yolunun sadece milletvekilliğinden geçtiğini de düşünmüyorum. Biz üzerimize düşeni yaparız, kararı partimiz verir. Bu işler nasip meselesidir” dedi

3 NESİLDİR SAPANCA’DAYIZ

Öncelikle kısa bir özgeçmiş alabilir miyiz sizden?

1963 Sapanca doğumluyum. Anne ve baba tarafından 3 nesildir Sapanca’da yaşayan bir ailenin çocuğuyum. İlk ve ortaokulu Sapanca’da okudum. 1980 yılında Adapazarı İmam Hatip Lisesi’ni bitirdim. 80 İhtilali’nin olduğu yıl üniversiteye başladım. Bir yıl Sakarya’da inşaat mühendisliği okudum. Bir yıl içerisinde benden mühendis olmayacağı anlaşılınca yeniden sınava girip İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne geçtim. 1985’te mezun olup aynı üniversitede mastıra başladım. Mastır sırasında da Milli Eğitim Bakanlığı bursunu kazanarak yüksek lisans ve doktora eğitimi  için Amerika’ya gittim. Doktora sırasında üniversitede ders verdim, ticari şirketlere danışmanlık yaptım ve daha sonra ortaklarımla beraber kendi şirketimizle uluslararası ticaret yaptık.  2002’de AK Parti’nin katıldığı ilk seçimler için Türkiye’ye geldim ve Sakarya’dan milletvekili seçilmek nasip oldu. 2002-2011 yılları arasında 2 dönem Sakarya milletvekilliği yaptım. Bu dönemde mecliste Plan Bütçe, Dış İlişkiler Komisyonu üyeliği yaptım, NATO Parlamenterler Asamblesi ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde görev aldım. Delegasyon başkanlığı yaptım. 2011’de meclisten ayrıldım ve 2015’e kadar daha önce kurulmasında da emeğimiz olan Siyaset, Ekonomi ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı veya kısa adıyla SETA Vakfı isimli düşünce kuruluşunun Washington yönetimini üstlendim. Şubat 2015 sonunda SETA Washington direktörlüğünden ayrılarak yeniden milletvekili aday adayı oldum.

NASİPSE OLUYOR, DEĞİLSE OLMUYOR

En çok merak edilen hususlardan biri de şu: İki dönem milletvekilliği yapan Erol Aslan Cebeci, neden 2011 seçimlerinde yeniden aday gösterilmedi?

Adaylık meselesi çok sayıda faktörün rol oynadığı bir husus. Hiç kimse size, “Sizi şu yüzden aday göstermedik” demez, sebebi siz tahmin etmeye ve bulmaya çalışırsınız. Partinin bir değişime ihtiyacı var. AK Parti her seçimde meclis gurubunun yaklaşık yüzde 50’sini değiştiriyor. O gün karar veren Parti yöneticilerinin değerlendirmeleri, ilin öncelikleri veya partinin öncelikleri doğrultusunda kararlar alınıyor. Benim aday gösterilmememle ilgili çok iyimser yorumlar da duydum. “Sizi Washington’a göndermek için aday yapmadılar” diyenler de oldu. Milletvekilliğim sırasında çok sık yurt dışında toplantılara gitmem de sebep gösterildi lakin ben o toplantıların hiçbirine kendi isteğimle gitmedim, hepsi ya partinin ya da TBMM'nin verdiği görevlerdi. Bir de milletvekili olarak belli tutumlar ve pozisyonlar alıyorsunuz. Bu tutumların her zaman makbul ve kabul edilebilir olması da gerekmiyor. Kaldı ki neden aday gösterilmediğinizi araştırıp bulma şansınız pek yok. Nasipse oluyor, nasip değilse olmuyor. Zaten dualarımız da hep hakkımızda hayırlısının olması yönündedir.

MİSYONA YAKINLIK ÖNEMLİ

Abdullah Gül’e olan yakınlığınızın da yeniden aday gösterilmemenizi etkilediği konuşuldu o dönem…

2007 genel seçimlerinden sonra Sayın Abdullah Gül’ün yeniden cumhurbaşkanı adayı olması tartışmalarında katı bir tutum alan insanlardan biriydim. Bir kişiye yakınlık ve uzaklık da göreceli bir meseledir. Ben bu partinin lider kadrosunun tamamına aynı yakınlıktaydım. Benim bir insana yakınlıktan ziyade bir misyona, bir dünya görüşüne, bir değerler grubuna yakınlığım ve uzaklığıma bakılmasını tercih ederim. Ben AK Parti’nin bir misyon partisi olduğunu düşünüyorum. AK Parti, tesadüfen bir araya gelmiş insanların bir arada olduğu değil bir değerler grubunun partisidir. Bir gelenekten gelmektedir. Onun için bu partide herhangi bir kişiye yakınlıktan ziyade partinin misyonuna yakınlıkla tarif yapılmalı.

KONUŞMAM GEREKEN İNSANLARLA KONUŞTUM

Bu dönemki aday adaylık kararını tamamen kendi iradenizle mi aldınız yoksa dışardan birtakım insanların telkin ve tavsiyeleri de oldu mu?

Ben kararlarımı her zaman ailem, yakınlarım ve arkadaşlarımla istişare ederek alırım. Bu anlamda tabii ki konuşmam gereken insanlarla konuştum. Ben bir iş başvurusu yaparak Washington’a gitmiş bir insan değilim. Beni SETA’nın başına gönderen iradeden SETA’dan ayrılmak için de izin almam gerekiyordu. Bizim kurallarımız böyle. Parti içinde ve lider kadroda konuşmam gereken insanlarla konuştum ancak sonuçta bu karar benim şahsi kararımdır. Sorduğunuz şey. “Gel mutlaka mecliste olman lazım” dendi mi sorusu ise bu bana söylenmedi ancak ben kendisi gidip niyetini ve milletvekili olma isteğini belirtmeden kendisine böyle söylenen bir kişiyi henüz tanımadım.

BEN, BANA DÜŞENİ YAPARIM

2011’e nazaran 2015 seçimleri öncesi değişen nedir ki erol Aslan Cebeci yeniden aday gösterilsin?

Ben siyasete şöyle bakan birisiyim veya benim sorumluluğum şu: Tecrübe, bilgi ve yeteneklerimi partinin hizmetine sunmak ve bana görev verilirse milletvekilliği yapmaktır. Benim gibi düşünen insanlar başvuru yaparlarsa, milletvekili aday adayı havuzunda fazla ve çeşitli miktarda yetenek setleri bir araya gelir. Ve lider kadronun seçeneği fazla olur. Bu da partide daha kaliteli bir milletvekili topluluğunun olmasını ve partinin ihtiyaçlarının daha iyi karşılanmasını sağlar. Biz aday adayı olunca bizi milletvekili yapmaları lazım diye bir şey yok. Partinin vereceği karardır. Ben daha fazla ve farklı tecrübe ve yetenek setlerine sahip insanın olduğu havuzdan yapılan seçimin daha kaliteli olacağını düşünüyorum. Ben kendi üstüme düşeni yaparım, seçici ve lider kadro ihtiyaçlarına göre adayları belirler. Ben her hâlükârda görevini yapmış insanların rahatı ve huzuru içerisinde olurum.

KRİTERLER HEPİMİZ İÇİN AYNI

Temayül yoklaması ve kamuoyu anketlerine isminizin dâhil edilmemesini avantaj olarak mı yoksa dezavantaj olarak mı yorumluyorsunuz?

Bir avantaj olduğunu da, dezavantaj olduğunu da düşünmüyorum. Parti böyle bir karar almış. Herhalde il başkanlığı ve daha önce milletvekilliği yapmış arkadaşları yeterince tanıyoruz ve haklarında yeterince bilgi sahibiyiz diye düşünmüşlerdir. Sonuçta en üst kurula isimler gittiği zaman aynı kriterlerle değerlendirileceğimizi düşünüyorum.

HERKES İYİ NİYETLE BAŞVURDU

73 kişi başvuruda bulundu. Bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz? 3 koltuğun boşalacak olması ilginin artmasını sağlamış olabilir mi?

3 dönem kuralı olmasa da sayının düşeceğini sanmıyorum, yine böylesi bir ilgi olurdu. Bu büyüklükte bir siyasi parti olduğunuz ve 12 yıldır iktidarda olduğunuz zaman, “Ben de hizmet etmek istiyorum” diyen çok sayıda insanın ortaya çıkması gayet normal bir durum. Açıkçası bu ilgi hoşumuza da gidiyor çünkü diğer partilerin bu konuda sıkıntı yaşadıklarını görüyoruz. Ayrıca “Şu şunun için, bu bunun için başvurmuştur” gibi yorumları da doğru bulmuyorum. Herkes en az benim kadar iyi niyetlidir ve hizmet etme sorumluluğunu yerine getirmek için başvuruda bulunmuştur.

ELEŞTİRİLERİMİZDE ADİL OLMALIYIZ

AK Parti’ye ve milletvekillerine en çok yapılan eleştirilerden biri şehrimizin yeterince hizmet alamadığı yönünde… İki dönem milletvekilliği yapmış bir insan olarak ucu size de dokunuyor bu eleştirilerin. Erol Aslan Cebeci ne yaptı bugüne kadar Sakarya için?

Yeterince hizmet alamama meselesi göreceli bir mesele. Türkiye’nin hangi iline gitseniz benzer bir şikâyetle karşılaşabilirsiniz. Sakarya’nın yolları ile Kocaeli’nin yollarını karşılaştırıp böyle bir eleştiri yapıyorsanız, bu durum iki büyükşehir belediyesi arasındaki gelir farkından kaynaklanmaktadır. Biz söz verip de yerine getirmediyseniz bu haklı bir eleştiri olabilir. Bir de siz devletin yatırımlarını bir kişiye endekslerseniz bu doğru olmaz. Örneğin ben 2003 yılında şehir merkezinden Sapanca’ya giden ve Arifiye'nin içinden geçen yeni yolun açılması için uğraştım, bu işin takibini yaptım, şimdi o yolun kenarlarında nasıl yeni ekonomik gelişmeler  olduğunu görüyorum. Ama o dönemde söyleseniz, “Erol beyle ne alakası var, Karayolları yaptı o yolu” denirdi. Herhalde Karayolları yapacak, elime kazma kürek alıp ben yapacak değilim. Bu konuda biraz adil olunması lazım.Biz çok iş yaptık da demiyorum, sadece eleştirilerimizde de, övgülerimizde de adil olmamız lazım.  Hastaneleri Sağlık Bakanlığı yaptı, yolları Karayolları yaptı ancak bu hizmetlerin yapılmasına milletvekilleri önayak oldu

AK PARTİ’NİN DERDİ MİLLETİN DE DERDİ

AK Parti için çok önemli konu başlıkları olan Çözüm Süreci, yeni anayasa, başkanlık sistemi ve Paralel Yapı ile mücadele hususlarında düşüncelerinizi alabilir miyim?

Bunların hiçbiri AK Parti’nin parti olarak problemi olan işler değil. Bunların her biri bu ülkenin, bu milletin problemi olan şeyler. Çözüm Süreci’ni başarıya ulaştıramazsak 30 küsur senedir olduğu gibi bu problem bizi ayağımızdan aşağı çekecek. Çözümü ertelerseniz bunun maliyeti oldukça büyük olur. Geçmişte bu denli mesafe kat edilen bir süreç yaşamamıştık. Sonuçta geçmişte yaşanan ciddi bir kayıp var ve kimse bu kayıpların tekrar yaşanmasını arzulamamalı. Tek bir devlet olarak, farklılıklarımızı zenginlik kabul ederek bu meseleyi daha iyi bir yere götürebiliriz. İhtiyatlı iyimserim bu konuda. Başkanlık Sistemi’yle ilgili de doğru şeyleri konuşmalıyız. Geçmişte Türkiye’de başbakanlık yapan ve sistemin zorluklarını yaşayan insanlar da bu sisteme geçilmesini istedi. Sayın Turgut Özal, Sayın Süleyman Demirel de istedi bu sistemi. Ben hiç başbakanlık yapmadığım için niye sistemin değişmesi isteniyor deme hakkım yok. Mutlaka bu sisteme geçeceğiz diye bir şey yok ama Türkiye kesinlikle bu konuyu konuşmamalı demek de doğru değil. Tartışmayı bir kişiye indirgemek de yanlış. Var olan sistem bir şekilde revize edilmeli çünkü Cumhurbaşkanını meclis değil halk seçti. Yamalı bohça haline gelmiş anayasa ve başkanlık sistemi sağlıklı bir zeminde tartışılmalı. Son noktayı yapılacak referandumda halk koymalı. Paralel Yapı meselesi ise sıkıntılı bir konu. Devlet yönetimi kuralları belli olan bir sistem.Devletin çıkarlarını tehdit edecek bir yapıyı yok saymak ve endişelenmemek mümkün değil. Bu konuda kesinlikle yeni küskünler yaratmamalıyız ve adil olmamız lazım. Hiçbir suç işleyeninin yanına kar kalmamalı, hiçbir insan da haksız yere suçlanmamalı diye düşünüyorum. Bu dediğimin de çok zor olduğunun farkındayım. Kılı kırk yararcasına bu işleri halletmek lazım.

SETA ÇOK ÖNEMLİ BİR KURULUŞ

Kurucusu olduğunuz SETA Vakfı ne gibi işler gördü bugüne kadar?

Türkiye’de SETA İstanbul ve Ankara var. Ben 3,5 yıldan fazla SETA Washington’u yönettim. Bu bir düşünce kuruluşu. Bana göre ülkenin şu andaki en büyük ve en üretken düşünce kuruluşu. Biz Washington’da daha çok dış politikayla ilgili çalışıyorduk. Türk-Amerikan İlişkileri, Amerikan Dış Politikası ve Amerika’nın bölge ülkeleriyle olan ilişkileri gibi hususlarda çalıştık. Türkiye, Washington’da tartışılan önemli bir ülke. Eğer siz bu tartışmaların parçası olmaz iseniz başkalarının söyledikleri bu tartışmaları şekillendirir. Bizim bu tartışmaların şekillenmesinde fonksiyonumuz oldu, bundan sonra da olmaya devam edecek.  

7-0 İMKÂNSIZ DEĞİL

Sakarya’daki 7-0 hedefi reel politik bir hedef mi sizce?

Hedef olarak 7-0 olması gayet makul. Çünkü 7-0 imkânsız bir şey değil. Hele bir de bu şehirde son yerel seçimde 17-0 yapmış bir parti için… 7-0 tabii ki 17-0’dan biraz daha zor, onu biliyoruz. Ama hedefler motivasyonu sağlamak için koyulur. Sayıların da bir kanunu var. Seçmen sayıları, geçmişte alınmış oylar, hepsi bilinen şeyler. 7-0 sonuçta bir hedeftir, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği çok ciddi çalışma ve sonunda da nasip meselesidir.

SONUÇLAR NASİP MESELESİ

6 veya 7. sıradan aday gösterilmeniz halinde tepkiniz nasıl olur?

Herhangi bir tepkimiz olmaz, olamaz… 2011’de listede olmadığım halde milletvekili adayıymışım gibi çalıştım. Sonuçlar nasip meselesidir. AK Parti benim için bir hobi veya meslek değil. AK Parti benim için bir misyon, bir sevda ve de çocuklarımıza daha iyi bir ülke bırakma meselesidir. Benim anladığım siyasette şu sıra, bu sıra gibi ayrımlar yok.

SİYASET DEFTERİNİ KAPATAMAM

Listeye giremezseniz ne yapacaksınız? SETA’ya geri dönmeyi düşünüyor musunuz? Siyaset defterini kapatır mısınız?

Siyaset öyle kapatılacak bir defter değil. Ben milletvekili olmadan önce, 2002’den önce de siyaset yapıyordum. Sakarya İmam Hatip Lisesi’nde, üniversitede ve de Amerika’da öğrenciyken de siyaset yapıyordum. Siyaset benim yaşamımın ve dünya görüşümün bir parçasıdır. İş olarak ne yapacağım hususunda ne olur bilemem. Ancak SETA Washington’a dönmeyeceğim. Burası bürokratik bir pozisyon değil. Milletvekili aday adaylığı için 3-4 ay ayrı kalıp sonra geri dönmek doğru bir davranış değil. Mutlaka üretmek istiyorum ama üreteceğim şeyin ne olacağını bilmiyorum. Bu millete, bu şehre ve insanlara hizmet etmenin yolunun sadece milletvekilliğinden geçtiğini de düşünmüyorum.

Yorumlar (0)
banner35
6
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 04 Mart 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 27 57
2. Beşiktaş 26 57
3. Fenerbahçe 26 54
4. Trabzonspor 26 48
5. Hatayspor 27 46
6. Gaziantep FK 27 43
7. Alanyaspor 26 42
8. Karagümrük 27 41
9. Göztepe 26 35
10. Antalyaspor 26 34
11. Sivasspor 26 33
12. Konyaspor 26 32
13. Malatyaspor 27 31
14. Kasımpaşa 26 29
15. Kayserispor 26 28
16. Rizespor 27 28
17. Başakşehir 27 26
18. Erzurumspor 27 26
19. Ankaragücü 26 23
20. Denizlispor 26 21
21. Gençlerbirliği 26 21
Takımlar O P
1. Giresunspor 24 53
2. Samsunspor 24 50
3. İstanbulspor 24 46
4. Altınordu 24 44
5. Adana Demirspor 24 42
6. Altay 24 41
7. Tuzlaspor 24 41
8. Ankara Keçiörengücü 24 39
9. Bursaspor 24 34
10. Bandırmaspor 24 31
11. Ümraniye 24 31
12. Adanaspor 24 26
13. Boluspor 24 26
14. Menemenspor 24 26
15. Balıkesirspor 24 25
16. Akhisar Bld.Spor 24 19
17. Ankaraspor 24 15
18. Eskişehirspor 24 7
Takımlar O P
1. Man City 27 65
2. M. United 27 51
3. Leicester City 27 50
4. West Ham 26 45
5. Chelsea 26 44
6. Liverpool 26 43
7. Everton 25 43
8. Tottenham 25 39
9. Aston Villa 25 39
10. Arsenal 26 37
11. Leeds United 26 35
12. Wolverhampton 27 34
13. Crystal Palace 27 34
14. Southampton 26 30
15. Burnley 27 29
16. Brighton 26 26
17. Newcastle 26 26
18. Fulham 26 23
19. West Bromwich 26 17
20. Sheffield United 27 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 24 58
2. Barcelona 25 53
3. Real Madrid 25 53
4. Sevilla 24 48
5. Real Sociedad 25 42
6. Real Betis 25 39
7. Villarreal 25 37
8. Granada 25 33
9. Levante 25 32
10. Athletic Bilbao 24 30
11. Celta de Vigo 25 30
12. Osasuna 25 28
13. Getafe 25 27
14. Valencia 25 27
15. Cádiz 25 25
16. Eibar 25 22
17. Real Valladolid 25 22
18. Deportivo Alaves 25 22
19. Elche 24 21
20. Huesca 25 20