ADAPAZARI'NDA NE NEREDE YENİR?

18 Eylül 2016, Pazar - 12.22

FAHRİ TUNA

Her şehrin bir ruhu vardır; yahut olmalıdır.
Her şehrin ruhunu oluşturan unsurlardan birisi de yemek kültürüdür.
Örneğin Kayseri "mantı", Konya "tirit", Mersin "tantuni", Adana "kebap", Bursa "İskender", Edirne "ciğer", İzmir ve Tekirdağ "köfte", Urfa "şıllık", Malatya "çiğ köfte", Erzurum "kadayıf dolması", Doğu Karadeniz "hamsi", İzmit "pişmaniye"dir; şehir ve yemek algımızda.
Peki Adapazarı nedir? Ne demektir?
"Islama köfte" dediğinizi duyar gibiyim. Az bir kısmınız da "yoğurtlu döner" mi diyor?
"Kabak tatlısı" tercihi bile vardır bir miktar.
Mesleklerinde bir yere gelmiş, yaşları kemâle ermiş, gurmelik özelliği bulunan, Adapazarı'nı, Adapazarı ruhu ve geleneğini bilen dostlara "Adapazarı'nda ne nerede yenir?" diye sorduk. İşte cevapları…

 
İbrahim Zaman:"ISLAMA KÖFTE, DÖNER, BOZA, AYRAN" 
1937 Adapazarı doğumlu, Türk fotoğraf sanatının duayenlerinden, ünlü fotoğraf sanatçısı İbrahim Zaman'a Adapazarı'nda nerede ne yenir?" sorumuzu yöneltiyoruz: "1967 Adapazarı Depreminde evim ve işyerim yıkılınca, İstanbul Bakırköy'e yerleştim. O gün bugün İstanbul'da yaşıyorum. Yılda dört beş kere değişik vesilelerle Adapazarı'na geliyoruz. Adapazarı'nda ilk tercih ettiğimiz Islama köftedir. "Köfteci İsmail"i tercih ediyorum. Kabak tatlısını en nefis "Köfteci İsmail" yapıyor, son zamanlarda kabağa tahin de ilâve etmeye başladılar, daha bir lezzetli oldu. Rahmetli İsmail benim arkadaşımdı. Onun açtığı işyerini, çocukları da maşallah müthiş ve harika yürütüyorlar. Son ziyaretimde onlara söyledim:" Ne mutlu o babaya ki, çocukları omuz omuza verip onun ismini yüceltiyor" deyip iki oğlu ve kızını tebrik ettim. Eskiden bizim tercihimiz Yenicami'deki "Köfteci Mustafa"ydı. "Mustafa"nın terbiyeli işkembe çorbası ve kuru fasulyesi de nefis olur. Döner olarak "Ömer"i tercih etmişimdir hep. Onun Abdurrahman diye bir adamı vardı, döneri nefis yapıyordu. Hâlâ döner yemek istediğimde "Ömer"e giderim. Yoğurtlu döner, ne İskender'e benzer, ne kebaba. Sadece Adapazarı'na ait bir yemektir. Ayranı "Enişte"de, bozayı hep "Ali Koka"da içtik biz."(1) 
Sadık Canlı: "ISLAMA, YOĞURTLU DÖNER, REVANİ, ÇEKİRDEK"
1948 Adapazarı doğumlu, eşraf çocuğu, şehrin kanaat önderlerinden, tıp doktoru Ahmet Sadık Canlı 1950 ve 1960'ların Adapazarı'nda neyin nerede yenildiğini şöyle anlatıyor: "Çocukluğumda Yenicamii semtinde yoğurtçu dükkanı vardı, mermer masalar vardı, oturursun bir tabak yoğurt gelir önüne, enfes bir yoğurt, ekmekle yoğurt yersin, tadına doyamazsın. Sarımsaklı yoğurtlu döneri çok severdim, hala da severim. "Dönerci Ömer" çok güzel yapar. Islamanın yeri belliydi: "Köfteci Mustafa". Hâlâ da üstüne yoktur. Bir porsiyon köftenin adı "on para"ydı o zamanlar. Kabak tatlımız meşhurdur; kabak tatlısı Adapazarı'nın yerlilerinin, Manavların tatlısıdır. Çok güzel olur. Çocukluğumda kabak fırında pişirilir, kuru halde tepsilerle mahalle aralarında satılırdı. Biz çocuklar kaşık kaşık kabak yerdik. Boşnakların evde yaptığı Hurmacık denilen çok nefis bir hamur tatlısı vardır. Çocukluğumda (1955-60) dükkânlarda satılan tek tatlı Revaniydi.Sokaklarda el arabalarıyla Şam tatlı satılırdı.Şekerleme olarak Adapazarı'mızda akide ve lokum çok meşhurdu, çok tüketilirdi. Yaz helvası çok tüketilirdi, kızamık şekeri çok satılırdı. Helva denilince "Mazlum" ve "Gülseven" akla gelirdi. Mahalle aralarında pamuk helva, koz helva, macun satılırdı, çocuklar bayılırdık biz buna. Türkiye'nin en güzel ve en meşhur kabak çekirdeği Adapazarı'nınkiydi. Taze Değirmendere fındığı çok nefisti. (2)
Pıçır İsmet: "ISLAMA, DÖNER, İRMİK"
1942 Adapazarı doğumlu, Sakaryaspor'un 1 nolu futbolcusu, Sakaryaspor'da ilk 9 sezon oynayan, bunun 8 yılını kaptan olarak geçiren Pıçır İsmet, Adapazarı'nda nerede ne yenileceğini şöyle anlatıyor: "Futbolu 1974 yılında Sakarspor'da, Şampiyon Galatasaray'la maç yaparak jübile yaptım. 1979'da İstanbul'a yerleştim. 30 yıldır İstanbul'da yaşayan bir Adapazarlı'yım. Memleketimi de çok seviyorum. Top oynadığım yıllar da dahil, Tozlu Camiinin arkasındaki "Köfteci Ali Ağbi" de köfteyi severdim. Kışın piyazlı, yazın domates salatalı. Yanında da revanisini. Top oynadığım yıllardan itibaren, Rahmetli "Köfteci İsmail Ağbi"nin Islamasını tercih ediyorum. Oğlu Yavuz'la Cem de işi büyüterek, kaliteyi bozmadan götürüyorlar. 1970'lerde on köfteye ilave "sucuklu beş köfte"yi de rahmetli İsmail Ağbi çıkartmıştı Adapazarı'nda ilk defa. Yenicamii'de "Mustafa"ya da gideriz ara sıra. 6-7 dilim Islama yerim yani. O kadar çok severim. Yıllardır Adapazarı'ndaki Islamanın tadını hiçbir şehirde bulamadım. Islama dışında "Çakarlar"daki yoğurtlu dönere bayılırım. Gençlerbirliği kalecisi İrfan Ağbi, dönerci dükkanı açmıştı, çok nefis döner yapardı, ona giderdim. Hatta İstanbul'da oğlum sünnet düğününde döneri de İrfan Ağbi yapmıştı. Adapazarı'nda ayrıca "Ömer"in dönerini severim."Ömer"in İrmik helvasını da çok güzel olur." (3) 
Hamdi Özarutan: "ISLAMA, YOĞURTLU DÖNER, KABAK "
1943 Adapazarı doğumlu, yüzlerce tiyatro ve konser organizasyonu gerçekleştiren, bu arada Türkiye'yi karış karış gezen efsane organizatör Hamdi Özarutan, sorumuza şöyle cevap veriyor: "Adapazarı'nda Islama köfte yenir. Islama köfteyi, Adapazarı dışında bir çok işletmeci açmıştır, ama tutturamadılar. Tutmaz da. Islama bir tek Adapazarı'nda yenir; çünkü bir tek Adapazarı'nda lezzetlidir. Islamayı Adapazarı'nda iyi yapan 10-15 firma var. Eskiden "Ömer" çok güzel yapardı, "Mustafa" iyi yapıyor, "Yenicami Köfteci" iyi yapıyor, Rahmetli Köfteci İsmail'in çocukları iyi yapıyor. Bütün Türkiye'yi dolaştım, yoğurtlu döner bir tek Adapazarı'nda var. İskender ile yoğurtlu döneri karıştırmamak lazım. Yoğurtlu döneri "Ömer" ve "Çakarlar" iyi yapar. Kabak tatlımız iyidir ama artık maalesef evde yeniyor."(4) 
Halit Çelikoğlu: "ISLAMA, KURU FASULYE, SİMİT"
1934 Adapazarı doğumlu, "Bir Sevgi İstiyorum", "Eller kadir kıymet bilmiyor anne", "Gökyüzünde duman duman bulutsun", "Senin olmaya geldim", "Rüzgar susmuş ses vermiyor nedendir", "Hayat sen ne çabuk harcadın beni" gibi bir çok ünlü şarkının söz yazarı Halit Çelikoğlu, "yemek" konusuna şöyle bakıyor: "50 yıldır memleketimden uzaktayım. Adapazarı'na yılda 4-5 kez geliyorum. En çok sevdiğim köy yemekleridir. Yukarıdereköy'de oturan kız kardeşime köy yemekleri pişirttiririm: Tarhana, köy tavuğu, gözleme. Şehirde ise, her gelişimde Islama köfte yerim. Uzunçarşı başında "Hakiki Rumeli Köftecisi"nde yerim Islama'yı. Bir de Adapazarı'nın yoğurdu ve kuru fasulyesi güzeldir. Unutmadan, Adapazarı'nın simidi çok harikadır; bu nefis simidin lezzetini başka hiçbir yerde bulamadım. Her gelişimde genellikle üç beş tane alıp İstanbul'a götürürüm."(5)
Muhammed Dayal: "YOĞURTLU DÖNER, KABAK, İRMİK, HELVA "
1954 Borçka doğumlu, 8 yaşından bu yana Adapazarı'nda yaşayan, başta Tozlu Camii projesi olmak üzere Adapazarı'ndaki bir .çok önemli esere imza atan, çevresinde "gurme" olarak bilinen mimar Muhammed Dayal sorumuzu şöyle tanımlıyor: " Çorba olarak; terbiyeli işkembeyi "Sakarya'79"da, mercimek çorbasını Şerefiye altındaki "Hacı"da severim. "Uğurkoru"da Elbasan tava, "Dönerci Ömer"de yoğurtlu döner ve irmek helva, köfteyi Ayakkabıcılar içindeki "Köfteci İsmail"de ve Dörtyoldaki "Ramazan Aga"da, soslu köfteyi Pirinçpazarı'nda,, ıslamayı Uzunçarşıbaşındaki "Rumeli Köftecisi"nde, kabak tatlısını doğal olanını Kömürpazarı'ndaki "Hacı Bekir"de, üzerine bir şeyler koyulmuşunu "Rumeli Köftecisi"nde severim. Haşlamayı "Uğur Koru" ve "Sakarya'79"da yerim. Patlıcan kebap, "Sakarya'79"da, güveci de "Sakarya'79" çok iyi yapıyor. Kuru fasulyede tercihim "Sakarya'79"dur. Tahin helvada "Gülseven"i beğenirim. (6)
Cihat Zafer: " YOĞURTLU DÖNER, KÖFTE, İRMİK, ZERDE"
1971 doğumlu, Adapazarı'nda büyüyen, yazar, reklamcı, ulusal televizyonlarda programlar hazırlayıp sunan Cihat Zafer, "Adapazarı"nda nerede ne yenir sorumuza şöyle cevap veriyor:"1987'ye kadar yoğurtlu döner sadece "Ömer"de yenirdi. Sonra ustası "Ada Kebab"ı açtı. O gün bugün ikisinde de yeniyor. İkisinin de İrmik helvaları harikadır. Çocukluğumda harçlığım yetmediği için bazen iç geçirdiğim bir köfteci vardı. Ömer'in karşısında balıkçı Muzaffer'in ilerisindeydi. Dünyanın en güzel, en lezzetli köfteleri oradaydı. Beş tanesi bitişik, harika köfteleri olurdu. Kapandı gitti. Kenarına kırmızı biber ve tuz karışımı koyardı. Olağanüstüydü. Şu anda benim sevdiğim köfteci, Tozlu Camiinin altında köşede. Minarenin yıkılan tarafındaki köfteciydi.Onun köftesi de benzersizdir. Islama denince İsmail'in Ayakkabıcılar İçindeki dükkânını tercih ederim. Bu saydığım nefis yemeklerin hiç biri, gece yarısı saat 01'den, 02'den sonra yürüyerek gidilen, yolda kime rastlarsak ekibe dahil olan, müdavimleri Eczacı Engin Gündoğar ve Sezgin Çevik olan, Kömürpazarı'ndanKaraağaçdibine doğru, Ağa Camiinden yaklaşık 50 metre kadar sonra sağda (Hacı Bekir). Fahri Tuna, Fehmi ağbiler, Fevzi kim denk gelirse, 8-10 kişi…Selahaddin Şimşek'in talimatıyla bir büyük tepsi domates ve biber ızgara yapılır, bol maydanozlu soğan yapılır, bol limon sıkılır. Selahaddin Şimşek'ten en az 20 dakikalık soğan ve sarımsağın faydalarına ait konferans dinlendikten sonra yemeğe geçilir. Domates ve biberler yenmeden köfteye geçilemez. Köfteler porsiyonsuz, saymadan sabaha kadar gelirdi. Hiçbir köfte bu kadar lezzetli olamazdı, olamadı da. Ve zerde. Nerede yediğimizi söylemeyeceğim. Baltürk Otelin altındaki işkembecide olabilir. Selahaddin Ağbi herkese sordu. Kimse yerim demedi. Kendisine ve bana söyledi. Yemem deyince de yiyeceksin dedi. Kulağıma eğildi ve "sana vasiyet" dedi. "Hayatının sonuna kadar nerde zerde görürsen yiyeceksin. Canın istemese de yiyeceksin. Zaten kimse yemiyor. Biz de yemezsek yapmayacaklar ve bir yemek daha ortadan kalkacak. Buna izin veremeyiz. Bu bizim kültürümüz" dedi. Şimdi nerede zerde görsem "bana bir zerde" diyorum. Nerede o Adapazarı, nerede o yemekler ve nerede o insanlar anlamına geliyor o beş harf ve hatıra sarısı safranın güneş rengi."(7) 
Burçak Evren: "ISLAMA, KABAK ÇEKİRDEĞİ, SÜTLÜ MISIR"
Adapazarlı bir ailenin çocuğu olarak 1947 yılında İstanbul'da doğan, ilkokuldan itibaren yaz tatillerini Adapazarı'ndaki akrabalarının yanında geçiren, ünlü sinema eleştirmeni Burçak Evren, "Adapazarı yemekleri" konusunda şunları söylüyor:" 4 yaşımdan itibaren Adapazarı'na üç şey için geliyorum ben: Islama köfte, kabak çekirdeği ve sütlü mısır. Sadece b üç şey için geldiğim çok olmuştur. Hatta eşim veya ablam ne zaman Adapazarı'na gideceğimi duysalar "çekirdek, ıslama, mısır getirmeyi unutma" diye uyarırlar. Islama köfteyi çok severim. Islamayı "Mustafa"da ve "İsmail"de severim. Gitmediğim vilâyet, yemediğim köfte yok. Ama Adapazarı'nın ıslama köftesinin tadını hiçbir yerde bulamadım. O nefis lezzet, başka hiçbir yerde yok."(8) 
Oğuz Dizer: "KÖFTE, YOĞURTLU DÖNER, KABAK, REVANİ, AYRAN, BOZA "
1952 Adapazarı doğumlu, Türk spor basının usta kalemlerinden, Fanatik gazetesi spor yazarı Oğuz Dizer'e aynı soruyu yöneltiyoruz, cevap veriyor: "Adapazarı'nda çorba Uzunçarşı'da "Köfteci İsmail"de içilir. Adapazarı'nda köfte, "Köfteci İsmail"de yenir. "Mustafa"ya da gittiğimiz olur. 1970'lerde "Çakar Kardeşler"de yemek yemek gerçekten bir ayrıcalıktı. Türk yemekleri çok güzel, çok lezzetliydi. Yoğurtlu döner demek elbette ki "Ömer" demektir. Dörtyol'da "Köfteci Ramazan"ın köfteleri de çok ama çok lezzetlidir. Uzunçarşı'da "Aşçı Rahmi"nin, Yencami'de "Rasna"nın yemekleri çok lezzetlidir. Allah nur içinde yatırısın Ayrancı "Enişte"miz çok güzel Rumeli tatlıları yapardı. Adapazarı'mızda Kabak tatlısı ve revaninin adresi tektir: "Köfteci İsmail". Boza "Ali Koka"da içilir. Onun ki boza gibi bozadır; doğru düzgün tanıtımı yapılsa, "Vefa"yı geçerdi. 40 sene önce Haydarpaşa Lisesi'ne yatılı gittiğimde, arkadaşlar İstanbul'da bana ne yemek, ne tatlı, ne de boza beğendire-bildiler. "Gelin de köfteyi Adapazarı'nda görün, ayranı "Enişte"de için, bozayı "Alikoka"da için" demiştim. Suat Şenkardeşler'in babası "Kırço" vardı, bir yoğurt yapardı, harika, o kadar lezzetli olurdu yani."(9)
Nihat Çakınel:"ISLAMA, YOĞURTLU DÖNER, KABAK ÇORBASI "
1931 Adapazarı doğumlu Baston Ustası Nihat Çakınel, Adapazarı'nda neyin nerede yenileceğini şöyle anlatıyor: "Adapazarı olarak Islama köftemiz çok güzeldir. 1971'den itibaren İstanbul'da yaşıyorum. Çoluk çocuk hemen her gelişimizde Yenicami'de Köfteci Mustafa'da Islama köfte yemişizdir hep. Çakar Kardeşlerin yoğurtlu döneri çok lezzetlidir. Adapazarı kabağı çok güzel, çok lezzetlidir gerçekten. Çakar Kardeşler, kabağın üzerine ceviz ve kaymak koyarlar, çok ama çok lezzetli olur. Tuna Tan'ın kabak çorbası ve kebabı da çok lezzetli. Benim delikanlılığım Abhaz köylerinde geçti. Abhazların kuru fasulyesi, ezerek yaparlar, çok lezzetli olur. Açac dedikleri hamurlu peynirli yuvarlak olur, yağda kızartılır, çok severim. Abaza pastası, Çerkez tavuğu yaparlar, çok severim. Yemeklerini çok severdim, kısmetmiş Abhaz kızıyla evlendim. Şu sıralarda AlaşaraRestaurant'taAbhaz yemeklerini çok güzel yapıyorlar."(10)
Semih Saner: "ÇORBALAR, ISLAMA, HELVA, AYRAN, BOZA "
"Bizim Adapazarı'mızda ne nerede mi yenir? Anlatayım: Önce çorbalardan başlayalım: Kelle-paça çorbası Şerefiye altında "Hacı"da, Kabak çorbası "Tuna Tan"da, Kara lahana çorbası "Karayemiş Sofrası"nda, kemik suyuna mercimek çorbası "Uğur Koru"da içilir. Islama köfte "Mustafa"da ve "Köfteci İsmail"de yenilir. Yoğurtlu döner denilince elbette ki "Ömer" derim. Elbasan tava, tartışmasız "Uğur Koru". Ekşili terbiyeli köfte Uzunçarşı'da "Rahmi Aga"da. Babası Mehmet Aga daha güzel yapardı. Sakarya kebabı "Tuna Tan"da. Helva denilince "Gülseven" ve "Mazlum" akla gelir. Boza tabiî ki Sadettin Ağbinin "Ali Koka"sında içilir. Ayran ise Hüseyin Gürvardar'da yani "Enişte"de içilirdi. 1950'lerde Bulvarda "Şenbeslen Pastanesi" vardı, Necmettin Besler'in. Oranın keşküllü dondurması, kazandibi ve sütlacının enfes tadını hâla unutamıyorum. 1960'da orası yıkılınca aile Beyoğlu ve Suadiye'ye açtı pastanelerini." (11)
Mustafa Erkaya: "DÖNER, ISLAMA, AYRAN, BOZA, KURABİYE "
"Adapazarı'nda; işkembe çorbası "Sakarya'79"da ve "Mustafa"da ve Hasırcılar'da "Bereket"te, döner "Ömer"de, "Çakarlar"da, "Uğur Koru"da ve "Sakarya'79"da yenir. Islama köfte, "Mustafa"da, "Rumeli"de ve "Köfteci İsmail"de, kasap köftesi Kazımpaşa'da "Erdoğan"da yenir. Dörtyol'da "Köfteci Ramazan"ın köftesi ve piyazı meşhurdur. Tozlu Camii arkasında "Ali Amca" nefis sulu köfte yapar. Ayran "Enişte"de, boza "Ali Koka"da içilir. Bizim Adapazarı'nın kabak tatlısı meşhurdur; en iyi evlerde yapılır; meselâ annem nefis yapardı. Eskiden Adapazarı'na mahsus haşlamalı kurabiye tatlısı vardı, fırınlarda satılırdı, iftara yarım saat kala bile satılırdı. Fıstık gibi bir tatlıydı, artık yok. Mahalle aralarında Şam tatlı, Ballı tatlı, Tereyağlı kurabiye (un kurabiyesi), Allı güllü macun ve Haşlamalı kurabiye satılırdı. Her biri nefis tatlılardı yani."(12)
İ. Arzu Açıkel (tüccar/fotoğrafçı):
1953 Adapazarı doğumlu, eşraf çocuğu, tüccar, fotoğraf sanatçısı İsmail Arzu Açıkel'e "Adapazarı Yemekleri"ni soruyoruz: "Adapazarı denilince aklıma Islama köfte gelir. Misafirimiz geldiğinde Islama için "Mustafa"ya götürürüm. Hafif sarımsaklı yoğurtlu döner için tek tercihim vardı:"Dönerci Ömer" Bizim kabak tatlımız meşhurdur. Kabağı en lezzetli "Hacı Bekir"de yiyoruz. Eskiden "Aşçı Rahmi"nin Terbiyeli köftesi çok güzeldi. "Karayemiş Sofrası"nın kuru fasulyesi çok güzel. Helvalar için tartışılmaz isim "Gülseven". Ali Koka da Vefa'dan üstündür de aşağıya değildir. Eskiden sık ayran içmek için "Enişte"ye giderdik. Bir de "Memik Usta"nın lahmacununun tadını unutamıyorum."(13) 
Adapazarı'nda ne nerede yenir? (özet):
A. Çorbalar:
Mustafa, Sakarya'79, Hacı (Şerefiye altı), Köfteci İsmail (Uzunçarşı), Tunatan, Uğur Koru, Bereket,
B. Köfteler/Yoğurtlu Döner/Sulu Yemekler :
Köfteci İsmail, Köfteci Mustafa, Ömer, Çakarlar, Yenicami Köftecisi, Rumeli Köftecisi, Sakarya'79
Uğur Koru, Köfteci Ramazan, Hacı Bekir, Ada Kebap, Aşçı Rahmi, Rasna, Tuna Tan, Alaşara, 
Erdoğan, Ali Amca, Üstad, Burnaz, Çiftlik.
C. Tatlılar(İrmik, Kabak, Revani):
Ömer, Hacı Bekir, Köfteci İsmail, Alaşara, 
D. Şekerleme:
Gülseven, Mazlum,
E. Boza/Ayran
Ali Koka, Enişte.

1) İbrahim Zaman, 1937 Adapazarı doğumlu, fotoğraf sanatçısı, halen İstanbul Bakırköy'de ikamet ediyor. Evli 2 çocuk babası, 26.03.2009 tarihinde yaptığım telefon görüşmesinde anlattıklarından.
2) Ahmet Sadık Canlı:1948 Adapazarı doğumlu, yüksek okul mezunu, halen Adapazarı Yenicamii'nde ikamet ediyor ve genel cerrah olarak geçimini sağlıyor, evli altı çocuk babası, 26.03.2009'da Adapazarı Eski Halkevi2nde yaptığım görüşmeden,
3) İsmet Kahyalı: 1942 Adapazarı doğumlu, lise mezunu, Sakaryaspor'un ilk 9 sezonunda futbol oynadı, halen İstanbul'da spor sahası işletiyor, evli 2 çocuk babası, 26.03.2009 tarihinde yaptığım görüşmeden,
4) Hamdi Özarutan: 1943 Adapazarı doğumlu, üniversite mezunu, turizm işletmeciliği ile iştigal ediyor, Adapazarı ve Bodrumda ikamet ediyor, evli 2 çocuk babası, 23.3.2009 tarihinde Eski Adapazarı Halkevi'nde yaptığımız görüşmeden,
5) Halit Çelikoğlu: 1934 Adapazarı Yukarıdereköy doğumlu, Arifiye Köy enstitüsünde okudu, ünlü şarkıların söz yazarı,emekli yazı işleri müdürü,evli dört çocuk babası, halen İstanbul'da ikamet ediyor, 9.3.2009 tarihinde Eski Adapazarı Halkevi'nde yaptığımız görüşmeden,
6) Muhammed Dayal: yüksek okul mezunu, serbest mimar, evli, dört çocuk babası, 26.03.2009 tarihinde yaptığımız görüşmeden
7) Cihat Zafer: 1971 Ankara doğumlu, Adapazarı'nda büyüdü, sinema-tv okudu, İstanbul'da yayıncılık, yazarlık, reklamcılık, tv programları yönetmenliği ve sunuculuğu yapıyor, bekâr, 26.03.2009 tarihli telefon görüşmesinden,
8) Burçak Evren: 1947 İstanbul doğumlu, yüksek okul mezunu, sinema ve değişik alanlarda 50'in üzerinde yayımlanmış kitabı bulunuyor, evli, İstanbul'da oturuyor, 26.03.2009'daki telefon görüşmemizden, 
9) Oğuz Dizer: 1952 Adapazarı doğumlu,lise mezunu, Fanatik gazetesi spor yazarı, tüccar, İstanbul'da oturuyor, evli iki çocuk babası, 26.03.2009 tarihli telefon görüşmesinden,
10) Nihat Çakınel: 1931 Adapazarı doğumlu, sanat enstitüsü mezunu, sanayici-baston ustası, Kayalar Memduhiye mahallesinde oturuyor, evli, üç çocuk babası, 25.3.2009 tarihinde Eski Adapazarı Halkevi'nde yaptığımız görüşmeden,
11)Semih Saner: 1943 Kandıra doğumlu, lise mezunu, 1954'den beri Adapazarı'nda yaşıyor ve reklam sektöründe iştigal ediyor, evli, üç çocuk babası, 20.03.2009 tarihli görüşmemizden,
12)Mustafa Erkaya:1945 Adapazarı doğumlu, lise mezunu, emekli tüccar-gazeteci, halen Yenikentt2te ikâmet ediyor, 27.03.2007 tarihli görüşmemizden,
13) İ. Arzu Açıkel:1953 Adapazarı doğumlu, yüksek okul mezunu, evli, iki çocuk babası, tüccar, Adapazarı'nda ikamet ediyor, 27.03.2009'daki telefon görüşmemizden,

YORUM EKLE

Haberler

Haber aranıyor...

Köşe Yazıları

Köşe yazısı aranıyor...