Bu sütunlardan defaatle Kentpark’ın isminin Donatım Park olarak değiştirilmesini önerdim…

Arazisi park yapılan Türkiye Zirai Donatım Kurumu’nun (TZDK) senelerce bu şehrin insanlarının karnını doyurduğunu söyledim…

Birçok insanın babası, dedesi, amcası, dayısı bu fabrikadan emekli olmuştur…

Benim rahmetli babam da TZDK emeklisidir…
Birçok insanın olduğu gibi bizim ailenin kişisel tarihine de damgasını vurmuştur bu fabrika…

İşte benim ve benim gibi birçok ailenin hatıralarını canlı tutmak adına Donatım Park olsun Kent Park’ın yeni adı diye yazdım durdum senelerce…
Fabrikanın kendisi kapandı bari ismi yadigâr kalsın…
Bu şehrin hafızasına, yaşanmışlığına sahip çıkılsın…

Şöyle yazmışım bundan tam 5,5 sene önce:

 

Hem nasıl soğuk bir isimdir o öyle: Kent Park!
Allah aşkına; çiçek park deseydiniz en azından…
Nedir o öyle: Kent Meydanı!
Neyin kenti, kimin kenti?
Şehir deseydiniz bari...
Yapın bir güzellik abiler ablalar…
Büyüklük gösterin...
Geçmişe saygı gösterin, yaşanmışlığa saygı...
Semtlerimize, eşrafımıza, hatıralarımıza saygı…

Donatım Park olsun bundan böyle Kent Park’ın adı...”

 

Gel zaman git zaman Kent Meydanı’nın ismi değişti, Demokrasi Meydanı oldu…

“Senelerdir bu isimle biliniyor. İsimleri çok fazla değiştirmemek lazım” denmedi, şak diye değişti meydanın ismi…

Konjonktür de bunu gerektirdi…

Hatta hızını alamayıp “Sedat Kirtetepe Caddesi’nin ismini de değiştireceğiz. Darbelerin izlerini sileceğiz” dediler ama unutuldu gitti bu sözleri…

İyi isimler de konmadı değil bu arada…

Örneğin yıkılan ofis silolarının yerine yapılan sanat merkezinin isminin önüne “Ofis” konuldu çok yerinde ve doğru bir kararla…

Peki, Sanat Merkezi’nin önüne “Ofis” geliyor da parkın önüne “Donatım” niye gelmiyor?

Bakınız Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de kapatılan Seka Fabrikası’nın yerine yapılan parka Seka Park adını vermiştir…

Her alanda bizden önde olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bu meyanda da farkını göstermiştir…

Bizde ise kim nasıl düşünmüşse parkın adını Kentpark yapmıştır…

İnanır mısınız parkın içindeki caminin adı da “Donatım Camii” iken acımasızca alınan bir kararla “Kentpark Camii” olmuştur…

Donatım çalışanlarının parasıyla yapılan caminin adı bile dâhiyane (!) bir kararla değiştirilmiştir!

Bu isim değişikliği konusunu Büyükşehir Belediye Başkanı, kıymetli büyüğüm Zeki Toçoğlu’yla da konuşmuştum zamanında…

“Benim için bir mahsuru yok, böyle bir teklif gelirse neden olmasın” demişti…

Kim teklif edecek, kim dert edecek ki bu meseleyi?!

Ama şimdi dert edecek birini tanıyorum…

Bu itibarla Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Adapazarı Belediyesi eski Başkanı Erkal Etçioğlu’na çağrıda bulunuyorum…

Ve kendisine şu açık mektubu yazıyorum:

Saygıdeğer başkanım…

Ben sizi Adapazarı sevdalısı bir insan olarak tanıyorum…

Bu şehri çok sevdiğinizi de biliyorum…

Şehirlerin kalkınmışlığı yanında sosyokültürel gelişmişliğine önem verdiğinizi de düşünüyorum…

Aynı zamanda bir akademisyen olarak şehir sosyolojisine da hâkim olduğunuzdan zerre şüphem yok…

Şehirlerin bir ruhu var, bir geçmişi var, bir hafızası var diye düşünüyorsunuzdur şüphesiz…

İnsanların da şehirlere karşı bir vefası vardırolmalıdır sayın başkanım…

Lütfen soğuk, anlamsız ve gereksiz “Kent” isminin yerine “Donatım” ismini teklif ediniz…

Bizim sözümüzün, ricamızın, arzumuzun bir kıymeti harbiyesi yoktur biliriz; lakin sizin sözünüz, teklifiniz muhakkak itibar görür…

Hele ki AK Parti ile MHP’nin cumhur ittifakı yaptığı bu hengâmda sizin gibi değerli bir şahsiyetin önerisini gerek Zeki başkan, gerekse AK Parti grubu asla geri çevirmez…

Gelin hala daha Donatım olarak anılan o semtin insanlarının ve TZDK emeklilerinin ve bu zavallı kardeşinizin çağrısına kulak verin…

İnanın ne kadar TZDK emeklisi varsa yolunuzu çevirip teşekkür eder size yıllar boyu…

Bu isteğe, bu arzuya bigâne kalmayın!

Bu inceliği bize çok görmeyin lütfen!

Şu dar-ı dünyada en azından hatıralarımız yaşasın…

Yeni belediye seçimlerine de ramak kalmışken, arkanızda bir hoş sada kalsın…

 

Bu arada bir izahat da okurlara yapmak istiyorum:

Çoğu şöyle düşünüyor muhtemelen:

Zaten Dolar aldı başını gitti…

Ne fabrikalar kaldı, ne kurumlar, ne kuruluşlar!

Çoğu satıldı gitti!

Memleket ekonomik krizle, dış saldırılarla boğuşuyor…

Millet karnını doyurmaya çalışıyor…

Sen tutmuş, yazacak hiçbir mesele kalmamış gibi Kentpark’ın adı Donatım Park olsun diyorsun…

İşte böyle düşünenlere cevap olsun diye de rahmetli Gülten Akın’ın bir şiirinde geçen şu cümleyle bitirmek istiyorum yazımı:

“Ah kimsenin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya…”