Güçlü siyaset Güçlü basın!

4 Mayıs 2011, Çarşamba - 11.45

ERGÜN ÖZKAN

Ona yakın günlük çıkan gazetesiyle, iki tane televizyonuyla, verdiği kaliteli hizmetleri ulusal ölçekte yapanlarla kıyaslanması zor radyolarıyla ve dergileriyle gelişen Sakarya’nın en parlak yüzü, aslında yerel medya.

Bu şehir birçok siyasetçi karşıladı, bu karşılamaların birçoğuna da tanıklık ettim. Ve karşılanan her bir siyasetçi; karşısında ellerinde kameraları, fotoğraf makineleri ve blok notlarıyla onlarca muhabiri görünce, bu şehrin ne kadar da güçlü bir basınının olduğunu dile getirirdi. Güçlü yerel basın güçlü muhalefet demektir diye de eklerlerdi.

Peki, şehrimizin parlayan yüzü yerel basın söylendiği kadar güçlü mü şehrimizde? Gücünü bünyesinde çalıştırdığı çalışan sayısı açısından düşünüldüğünde, evet güçlü. Şehrimize kattığı ekonomik güç açısından değerlendirildiğinde, evet güçlü. Etki tabanı açısından değerlendirildiğinde de, evet güçlü. Yıl içerisinde reklam pastasından aldığı pay açısından değerlendirildiğinde ise ortada güç müç yok, ortada perişanlık var, acınılacak bir hal var. Hal bu kadar acı iken bu duruma farklı bir açıdan bakmak gerek.

Şehrin ekonomisine katkı verdiği gücü reklam pastasından payını neden alamıyor peki yerel basın? Nedeni çok basit; evimizden iş yerimize gidinceye kadar, kafamızı kaldırdığımız her an sağlı sollu gördüğümüz reklam panoları yüzünden şehrin ekonomisine sahip çıkarken yerel basın, şehrin ekonomisi yerel basınına bu denli sahip çıkmıyor.

Şimdi, bir firma düşünün gıda maddeleri satan. Bu firma, şehrin tüm reklam panolarını kendi reklamlarıyla donatsın. Sonrasında şehir efsaneleri dolaşsın bu firma hakkında. Şehir efsanesi bu ya, kulaktan kulağa her insanın ağzında artık “ bu falancı firmanın ürünleri filancı maddeler içeriyor “ diye. Firma yetkilileri panik halinde seslerini duyurmak istiyorlar. Şehrin en prestijli restaurantı kapatılıyor. Şehirde ki tüm medya organlarının genel yayın yönetmenlerini ve muhabirlerini kahvaltıda buluşturuyorlar. Onlara ürünlerinin ne kadar sağlıklı olduklarını anlatıyorlar, onlardan da onların anlattıklarını halka anlatmalarını istiyorlar. Kısacası iyi günde sahip çıkmadıkları yerel basından, kötü günlerinde onlara sahip çıkmasını istiyorlar. Basın üzerine düşeni yapar, belgeleriyle haklılığı ortaya konan firma için söylenenlerin efsane olduğunu belirtir. Bir nevi panoların aklayamayacağını yerel basın aklar. İşte bir garip PANOrama.

Yukarda ki örnek de gösteriyor ki yerel basına; sadece ihtiyaç duyduğumuzda değil her zaman sahip çıkmalıyız. Gerek şehrimizin ileri gelenleri olsun, gerek siyasilerimiz olsun, gerek şehrimizde ki önde gelen firmalar olsun yerel basına destek olunmalıdır. Bir şeyi asla unutmamak gerek ki, kamuoyunu etkilemenin en önemli iletişim aracı basındır ve güçlü basın güçlü siyaseti doğurur.

 

YORUM EKLE

Haberler

Haber aranıyor...

Köşe Yazıları

Köşe yazısı aranıyor...