Bor molekülünün anti kanser özelliği keşfedildi

SUBÜ Konuşmaları’nın 34’üncü konuşmacısı olan Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikrettin Şahin, tespit ettikleri bazı bor moleküllerinin anti kanser özelliklerini keşfettiklerini ve ilaçlar geliştirdiklerini söyledi.

EĞİTİM 28.10.2022, 12:10
Bor molekülünün anti kanser özelliği keşfedildi

Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından düzenlenen SUBÜ Konuşmaları’nın 34’üncü konuşmacısı İlim Yayma Büyük Ödülü sahibi ve Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin oldu. Moderatörlüğünü Biyomedikal Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mustafa Zahid Yıldız’ın yaptığı söyleşide ‘Türkiye’de Biyoteknoloji Alanındaki Güncel Gelişmeler ve Bor’ başlığı konuşuldu. Söyleşide biyoteknolojinin tarihi, günümüzde Türkiye’deki uygulamaları ve yapılan çalışmalar, bor alanındaki yenilikler, bor temelli olarak üretilen ürünler ve bu alanın geleceği konuşuldu. İzleyicilerden gelen soruları da yanıtlayan Şahin, birçok çalışmanın müjdesini verdi.
Biyoteknolojinin geçmişinin Mezopotamya’da toplu yaşamın başladığı zamanlara kadar gittiğini söyleyen Yeditepe Üniversitesi Genetik ve Biyomühendislik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikrettin Şahin, “Eski biyoteknoloji milattan önce 8-10’uncu yüzyıllara kadar gidiyor. Mezopotamya’da çavdar, buğday gibi bitkilerin ıslah ve seleksiyon çalışmalarıyla başlıyor. Sahra bölgesinde de keçi ve koyun gibi hayvanlar ıslah edilerek insanoğlunun hizmetine sunuluyor. Daha sonra biyoteknoloji evirilerek fermantasyon teknolojisi geliştirildi. İlk olarak şarap ve bira gibi alkollü içecekler üretildi. Et ve süt ürünleri bunları takip etti. Fermantasyon teknolojilerinin merkez üssü Mısır’dı. Ardından bu teknolojinin yayılması ilaçlar için de kullanılmasını sağladı. Fermantasyon teknolojilerinin bir sonraki evresi biyoreaktörlere taşınması oldu. Buralarda özellikle savunma sektörünün ihtiyacı olan steroid, aminoasit ve vitaminler üretildi. Gıda ve sağlık sektöründe kullanılabilecek enzimlerin üretiminde de biyoreaktörler kullanıldı. 1980’li yıllara gelindiğinde modern biyoteknoloji ortaya çıktı. Moleküler ve genetik mühendislik teknolojilerinin ilerlemesiyle klonlama teknolojileri devreye girdi ve canlıların genetik arka planlarında kalıcı değişimlerin oluşturulması mümkün hale geldi” dedi.

“Genel kanının aksini ispat ettik”
Bor elementinin yeryüzü kabuğunda çok nadir bulunduğunu söyleyen Şahin, “Kimyasal olarak baktığımızda metalik ve ametal arasında özellik gösteren bir elementtir. Doğada hiçbir zaman serbest olarak bulunmuyor. Çoğunlukla oksijenle bir araya gelerek borik asite dönüşüyor. Metalik elementlerle buluştuğunda ise bor tuzuna dönüşüyor. Bu elementin çeşitli alanlarda kullanılan ve sentezlerle elde edilen çok sayıda bileşiği var. Bizler de grup olarak son 15 yıldır farklı sentezlerle yeni bileşikler elde etmeyi ve bunların farklı sektörlerde kullanımını araştıran bir grubuz. Özellikle tarım, malzeme ve sağlık sektöründeki kullanımı ile ilgili çalışmalar yürütmekteyiz. Bor elementinin biyolojik sistemler için önemine ilişkin bilinmeyenler var. Örneğin memeli sistemler için bor bir eser element olarak bilim dünyası tarafından kabul edilmemiştir. Ancak geçmişte yapılan çalışmalar, ‘biyolojik sistemlere veya biyolojik sıvının içerisine borun hangi bileşiği alınırsa alınsın fizyolojik pH içerisinde borik asite dönüşür, memeli hücrelerinin içerisine girer ve biyolojik olarak bütün aktivitesi borik asit üzerinden olur.’ Hal böyle olunca ve 96 saat içerisinde muhakkak böbreklerden idrar yoluyla atılınca bütün çalışmaları borik asit üzerinden kurgulamalıyız diye düşünmüşler. Ancak ben bunun doğru olup olmadığını analiz etmek için hem bor tuzlarını hem var olan hem de kendi sentezlediğimiz bileşenleri ve borik asiti eş zamanlı olarak biyolojik sistem üzerinde test ettim. Gördüm ki hem hücreye alınışları hem de biyolojik etkileri borik asitten daha farklı. Ben bunu ispat etmiş oldum” diye konuştu.

“Yüzlerce ürün geliştirdik ve patentini aldık”
İnsanların embriyonik kök hücrenin farklılaşması ve biyolojik sistemi oluşturmasıyla meydana geldiğini belirten Şahin, “Kök hücre çalıştığımız için bor bileşiklerinin bütün tiplerini öncelikle kök hücrelerinin üzerinde ayrı ayrı çalıştık. Çalışmalar sonucunda bazı moleküllerin memeli sistemleri için çok toksik, bazıları az toksik, bazılarının ise hiçbir toksik etkisi olmadığını gördük. Bunlardan hareket ederek toksik etkisi olmayan ve olabildiğince az olan molekülleri tespit ettik, onların sağlık sisteminde tedaviye yönelik kullanılması için çalışmaya başladık. Birçok ürün formülasyonu geliştirdik. Moleküllerin çoğunun çok iyi anti bakteriyel özellikleri var. Bu da bunlardan biyosidal, antiseptik, sterilizasyon amaçlı ürünlerin, malzemelerin geliştirilebileceği anlamına geliyor. Hatta malzemelere eklemeler yapılarak bunların insan sağlığına zararlarının ortadan kaldırılabilmesine olanak sağlıyor. Biz bu alanda yoğun bir şekilde çalışarak yüzlerce ürün geliştirdik ve ruhsatlandırdık. Ayrıca hem ulusal hem de uluslararası patentlerini aldık. Bununla da kalmayarak bazı bor moleküllerinin anti kanser özelliklerini keşfettik. Bunların formülasyonlarını geliştirdik. Şu anda klinik aşamadalar. Bazı moleküller ise anti inflamatuar özellikteydi. Bu mekanizma sağlıkta oldukça önemli. Çünkü enfeksiyon ve kanser hastalıklarının temeli inflamasyondan başlar. Eğer sizin anti inflamatuar özelliği olan ve toksik etkisi düşük olan bir molekülden geliştirdiğiniz formülasyonlar varsa o hastalıkların hepsi için ayrı ayrı ilaç geliştirmek mümkün olur. Bizim grubumuz bu ilaçları geliştirdi ve patentlerini aldı” ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Namaz Vakti 07 Şubat 2023
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Galatasaray 22 54
2. Fenerbahçe 21 45
3. Başakşehir 21 40
4. Beşiktaş 21 39
5. A.Demirspor 21 38
6. Trabzonspor 22 38
7. Kayserispor 21 32
8. Konyaspor 21 27
9. Karagümrük 21 26
10. Gaziantep FK 22 25
11. Alanyaspor 22 25
12. Sivasspor 22 24
13. Antalyaspor 21 24
14. Hatayspor 21 23
15. Ankaragücü 21 22
16. Kasımpaşa 22 22
17. Giresunspor 21 21
18. İstanbulspor 22 21
19. Ümraniye 21 14
Takımlar O P
1. Samsunspor 22 42
2. Eyüpspor 21 41
3. Bodrumspor 21 38
4. Pendikspor 22 37
5. Rizespor 21 37
6. Keçiörengücü 22 37
7. Sakaryaspor 22 37
8. Bandırmaspor 21 34
9. Boluspor 22 34
10. Manisa FK 21 30
11. Göztepe 22 30
12. Adanaspor 22 25
13. Tuzlaspor 22 22
14. Altay 22 19
15. Erzurumspor 22 18
16. Altınordu 21 17
17. Gençlerbirliği 22 16
18. Denizlispor 22 16
19. Yeni Malatyaspor 22 17
Takımlar O P
1. Arsenal 20 50
2. M.City 21 45
3. M. United 21 42
4. Newcastle 21 40
5. Tottenham 22 39
6. Brighton 20 34
7. Brentford 21 33
8. Fulham 22 32
9. Chelsea 21 30
10. Liverpool 20 29
11. Aston Villa 21 28
12. Crystal Palace 21 24
13. Nottingham Forest 21 24
14. Leicester City 21 21
15. Wolves 21 20
16. West Ham United 21 19
17. Leeds United 20 18
18. Everton 21 18
19. Bournemouth 21 17
20. Southampton 21 15
Takımlar O P
1. Barcelona 20 53
2. Real Madrid 20 45
3. Real Sociedad 20 39
4. Atletico Madrid 20 35
5. Rayo Vallecano 20 32
6. Villarreal 20 31
7. Real Betis 20 31
8. Athletic Bilbao 20 29
9. Osasuna 20 29
10. Mallorca 20 28
11. Girona 20 24
12. Celta Vigo 20 23
13. Real Valladolid 20 23
14. Almeria 20 22
15. Espanyol 20 21
16. Sevilla 20 21
17. Valencia 20 20
18. Cadiz 20 19
19. Getafe 20 18
20. Elche 20 9