Salgın sonrası ABD-Çin gerilimi artıyor

Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Okur, "ABD, Çin'le ilişkilerinde daha çatışmacı olacak, bunun işaretlerini görüyoruz. Sıcak çatışmayı ihtimal dışı görmüyorum." dedi.

DÜNYA 07.06.2020, 16:20 07.06.2020, 16:20
Salgın sonrası ABD-Çin gerilimi artıyor

Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Akif Okur, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla gündeme gelen yeni dünya düzeni ve ABD-Çin gerilimine ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Okur, uluslararası sistemde uzun zamandır devam eden bir değişim ve dönüşüm sürecinin yaşandığını, salgının bazı eğilimleri hızlandırdığını anlattı.

ABD'nin salgından hem imaj hem de ekonomik olarak en çok zarar gören ülke olduğunu, Çin'in ise salgını erken kontrol altına alıp, hızlı toparlanması sebebiyle ekonomik kazançlarının artacağının varsayılabileceğini kaydetti.

"Pandemi, Çin-ABD çatışma ihtimalini hızlandırdı"

Hızlı toparlanmaması durumunda, Çin'in ABD'yi jeopolitik anlamda da test etmeye çalışacağını kaydeden Okur, şöyle devam etti:

"Pekin, özellikle Güney Çin Denizi gibi gerilim alanlarında kendi lehine bazı adımlar atmaya çalışacaktır. Ama tek başına 'Bu virüs dünya sistemini değiştirir' diyemeyiz. Kesin neticelerini görmek için asgari bir veya iki yıllık bir zaman dilimini görmemiz lazım. 2. dalga gelirse, uzun süreli kapanmalar devam ederse bunun ekonomik sonuçları olacak. Örneğin fakir ülkelerde daha ciddi çöküşler meydana getirebilir. Bunlar kredi için büyüklerin kapısına gittiklerinde aralarında nüfuz ilişkileri oluşabilir. Büyük güçlerden biri toparlanmışken diğeri uzun müddet bu salgından çıkamazsa o zaman diğeri tekrar avantaj kazanabilir. Yakın zamandaki büyük çaplı kapanmanın petrol fiyatlarını indirdiğini gördük. Petrol üreten ülkeler zarar görüyorlar ve Rusya gibi petrol geliriyle jeopolitik hedefler peşinde koşan ülkelerin stratejilerini etkileyebilir."

Ekonomik yükselişi devam eden Çin'in, ABD ile çatışmaya da yaklaştığını dile getiren Prof. Dr. Okur, "Uluslararası ilişkiler teorilerine göre böyle güç geçişi dönemlerinde aktörlerin birbirleriyle çatışmaya yaklaştıkları evreler vardır. Pandemi evresi bu süreci hızlandırdı. Prestiji zedelenen aktör daha baskıcı olacaktır. Bu özellikle ABD dış politikası için geçerli. Çin ile olan ilişkilerinde daha çatışmacı olacaklardır. Onun işaretlerini görüyoruz. Çin'le bir sınava girecek. Sıcak çatışmayı ihtimal dışı görmüyorum. Onun formülü ayarlanır. Yani vekiller üzerinden olabilir veya doğrudan çatışabilirler. Tarihte bunlar oldu." değerlendirmesini yaptı.

Nükleer silahların topyekün bir çatışmayı engellediğini kaydeden Okur, şöyle konuştu:

"Çatışma sınırına gelmemek için gayret göstereceklerdir. ABD'nin 90'lardan bu tarafa Çin'i denizden kuşatma üzerine kurulu bir stratejinin altyapısını oluşturduğunu unutmamak gerekir. Bunun için gerekli silah sistemlerini yaklaşık 20 yıldır üretiyorlar. O yüzden de Çin'e mesela nükleer savaşa varmadan diz çöktürecek bir strateji için denizden abluka öngörüyorlar. Bu Güney Çin Denizi'ndeki senaryolarda karşımıza çıkıyor. Çatışma kolay değil ancak emin olun 'asla olmaz' diyebileceğimiz hiçbir şey yok bugünün dünyasında."

"Devletler değil, toplumlar ruhen bölünebilir"

Okur, pandemi sürecinin, ekonomik krizlerin ve protestoların ABD, Rusya ve Çin gibi ülkeleri bölünmeye götüreceği yönündeki görüşlerin reel bir dayanağı olmadığını da belirterek, "Uluslararası ilişkilerde bölünme öyle 100 bin insanın sokağa çıkmasıyla gerçekleşmez. Ama tabii toplumlar ruhen bölünürler. ABD için belki böyle bir şeyden söz edebiliriz. Sosyolojik fay hatları açılır, siyaseten çok kutuplaşmış, bölünmüş bir toplum haline gelebilirler." diye konuştu.

Yeni soğuk savaş

Süleyman Demirel Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ümit Alperen ise salgın sonrası yeni dönemin ABD-Çin arasında ‘yeni soğuk savaş’ kavramı altında tartışılsa da bu durumu 'yeni soğuk savaş' kavramıyla tartışmanın, analiz etmenin yanıltıcı olabileceğini vurguladı.

"Yeni dönemi 'hibrit savaş' ya da 'yumuşak savaş' çerçevesinde tartışmanın daha doğru olabileceği kanaatindeyim." diyen Alperen, ABD ile Çin arasındaki ticaret hacminin yaklaşık 600 milyar dolar olduğunu, iki ülkenin karşılıklı ekonomik ve politik bağımlılığı bulunduğunu aktardı.

"ABD-Çin arasında ne kadar çatışmalı konu varsa bir o kadar da karşılıklı etkileşimin ortaya çıkardığı ortak çıkar alanları var." diyen Alperen, Çin'in, mevcut uluslararası sistem içerisindeki küresel payını arttırmak ve sistemin kurumsal yapılarına meydan okuyan değil, kendisine Batı liderliğindeki sistemden gelecek baskıları önleyecek yapılar inşa ederek ayrıcalıklı aktör olmak istediğini ifade etti.

Alperen, şöyle devam etti:

"Daha net ifadeyle Çin, ABD’nin yerine küresel lider olmak istemiyor. Bu da oldukça rasyonel bir temel dayanıyor. Liderlik maliyetlidir. Ayrıca Çin’in küresel tehditler ve sorunlar için bir önerisi de henüz yok. Aslında pandemi süreci de ne Çin ne de ABD sistemsel boyutta küresel sorumlu bir güç olarak hareket edemediler. Dolayısıyla uluslararası sistem küresel boyutta bir liderlik, organize edici aktör sorunu ile karşı karşıya. Her iki güç de birbirlerini tehdit ederek ve suçlayarak refleksel politikalar ile iç sorunlarının çözümüne daha fazla odaklanmayı ve iç politikada meşruiyetlerini arttırmayı tercih ettiler."

Salgın sürecinde ABD’nin ortaya koyamadığı küresel liderlik boşluğunu Çin'in dolduramadığına dikkati çeken Dr. Alperen, sözlerini şöyle tamamladı:

"Pekin yönetimi, pandemiye karşı küresel diplomasi örneği sergileyebilirdi. Küresel boyutta büyük bir ekonomik ve politik güce ulaşmasına rağmen, aynı küresel boyutta tek başına dizayn edici bir güce erişemediği gibi, kapsamlı sorumluluk alma konusunda da gönülsüz bir yaklaşıma sahip. Fakat ABD’nin Çin’i meydan okuyucu güç olarak görmesi, Çin’in de ABD’yi ulusal çıkarlarına tehdit olarak algılaması taraflar arasındaki çatışmayı artırıyor."

Yorumlar (0)
banner59
14
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 08 Mayıs 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 37 81
2. Fenerbahçe 37 76
3. Galatasaray 37 75
4. Trabzonspor 37 64
5. Sivasspor 37 58
6. Alanyaspor 38 57
7. Hatayspor 37 57
8. Gaziantep FK 37 54
9. Göztepe 37 51
10. Karagümrük 37 51
11. Konyaspor 37 45
12. Rizespor 37 45
13. Antalyaspor 38 43
14. Başakşehir 37 43
15. Malatyaspor 37 41
16. Kasımpaşa 37 40
17. Kayserispor 37 39
18. Ankaragücü 37 38
19. Erzurumspor 38 37
20. Gençlerbirliği 37 35
21. Denizlispor 37 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 33 67
2. Giresunspor 33 67
3. Samsunspor 33 67
4. İstanbulspor 33 61
5. Altay 33 60
6. Altınordu 33 57
7. Ankara Keçiörengücü 33 55
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 33 47
10. Bursaspor 33 46
11. Bandırmaspor 33 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 33 35
14. Adanaspor 33 34
15. Menemenspor 33 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 33 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 34 80
2. M. United 33 67
3. Leicester City 35 63
4. Chelsea 34 61
5. West Ham 34 58
6. Tottenham 35 56
7. Liverpool 33 54
8. Everton 33 52
9. Leeds United 35 50
10. Arsenal 34 49
11. Aston Villa 33 48
12. Wolverhampton 34 42
13. Crystal Palace 34 41
14. Newcastle 35 39
15. Brighton 34 37
16. Southampton 33 37
17. Burnley 34 36
18. Fulham 34 27
19. West Bromwich 34 26
20. Sheffield United 35 17
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 35 77
2. Barcelona 35 75
3. Real Madrid 34 74
4. Sevilla 34 70
5. Real Sociedad 35 56
6. Villarreal 34 52
7. Real Betis 34 51
8. Granada 34 45
9. Athletic Bilbao 34 45
10. Celta de Vigo 34 44
11. Osasuna 34 40
12. Cádiz 34 40
13. Levante 35 39
14. Valencia 34 36
15. Getafe 34 34
16. Deportivo Alaves 35 32
17. Real Valladolid 34 31
18. Huesca 34 30
19. Elche 35 30
20. Eibar 34 26