Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay her şeyden önce bir gönül adamıdır…
Böyle olduğunu, mütevazi yaşam tarzından anlamak mümkün…
Elinden geldiğince ve dahi gücü yettiğince herkese yardımcı olmaya özen gösterir…
Hemen her konuşmasında nerede nerelere geldiğini anlatır…
İfadeleri arasında “Ben şoför Recai’nin oğluyum.” cümlesi yer alır sıklıkla…
Başkent’e gidip mevki makam sahibi olup da kendisini oraya taşıyan Sakarya halkını unutan siyasetçi, politikacı, sanatçı ve sporcuların aksine hafta sonu fırsat buldukça eşini, dostunu ve anasını ve de sendikasını ziyaret için şehre gelir…
Bu haliyle tam bir Adapazarı aşığı sivil toplum lideridir…
Temsil ettiği işçi onu sever, o da bunu bilir, gereğini eksiksiz yerine getirir…
Düğün olur gelir, cenaze var derler koşar…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile diyalogu kıskanılacak boyutlardadır…
Hal böyle olsa da konu işçi hakları olunca “Babasını tanımaz.”
Samimi hali temsil ettiği kesimlerce bilinir, değerlendirme de ona göre yapılır…
Salih Kılıç’tan sonra, ikinci bir Adapazarlı genel başkan olarak üstlendiği ağır yükün ve sorumluluğun bilinciyle sağladığı güven ve prestij onun en önemli sermayesidir…
Bu hali başka çevrelerce de bilinir bilinmesine de ancak yıllardır bir açık vermesini bekleyen bir kesim olduğu ortaya çıktı son haftalarda…
Muratlarına ermiş olmalılar ki incir çekirdeğini doldurmayan sözleri nedeniyle daha fazla beklemeyip Atalay’ı yıpratmak adına marşa bastılar…
Denilir ki sinek küçük ama mide bulandırır…
O türden olacak; son günlerde o da yanlış bir kararla kendisine karşı iyi niyet taşımayan kesimin değirmenine su taşıyan bir anlayışla yıllarca başkanlığını yürüttüğü “Demiryol-İş Sendikası başkanlığında yokum” deyiverdi…
Kararı olumlu da olsa zamanlama açısından fevkalade yanlıştı oysa…
Nitekim, Demiryol-İş işçileri bunun bilinciyle ona bir kez daha sahip çıkarak, ülke genelinde oluşacak olumsuz havanın önüne geçmiş oldu…
Evet…
Topluma mal olmuş kişileri sahiplenen tavrı ve oylarıyla genel başkanlarına sahip çıkan, vefa borcunu yerine getiren Demiryol-İş Sendikası temsilcileri, delegeleri ve işçilerini alkışlamak isterim…
O nedenle “Orkideler” bu defa Demiryol-İş işçilerine, delegelerine ve sendika temsilcilerine gitsin istedik…