Asırlık Uyanışımızı Kimse Engelleyemez!
15 Temmuz 2016 tarihinde,
Ayaklarının üzerine diklenen bu ülke tekrar dizlerinin üzerine düşürülmek üzere küresel hain darbe girişimine maruz kaldı.
Feraset sahibi aziz millet, vatansever kolluk kuvveti mensupları, kendi silahıyla kendi vatandaşını öldüren katilleri derdest edip kısa sürede adalete teslim etti.
Aynı anda Suriye’de ki operasyonlarını başarılı bir biçimde icra eden Türk ordusu beklenenin aksine, pislikleri temizledikçe başarı çıpasını yükseklere taşımaya devam etti.
Devlet olarak ciddi oranda yeniden yapılanma hamlesiyle, dahili ve harici şer odaklarının her türlü ayak oyunlarına rağmen, yerli ve milli silahlanmaya ciddi ağırlık vererek, silah sanayiindeki dışa bağımlılık oranımızı %25 seviyelerine kadar düşürdü.
Yerli, Siha/Tihalar, kısa ve uzun menzilli kara ve hava füze sistemleri, yerli Altay tankı üretim girişimi, yerli savaş uçağı yapmak üzere prototip üretimi, yerli piyade tüfeği üretimi, saymakla bitiremeyeceğimiz sayıda ki yeni teknolojik icatlarda cabası.
Yıllardır ülke efsanesine dönen, bizde Petrol/LNC var lakin, çıkarmamıza müsaade etmiyorlar söyleminden kurtulmak için, enerji bakanlığımızın tüm Dünya’nın gözü önünde kimseleri uyandırmadan kurulan sismik arama ve sondaj gemi filosu. Ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaran,
Böylesine stratejik öneme sahip yatırım hamlesi, başarımız ve geldiğimiz son nokta.
Ülke olarak bizleri ziyadesiyle umutlandıran,
Karadeniz’de Uzun yıllardır hayalini kurduğumuz LNG rezervinin ilk fazının 3.2 milyon metre küp olarak tespit edilmesi.
Tespit edilen bölgeye ’’Sakarya’’ rezerv bölgesi isminin verilmesi..!
Aynı bölgede 2.2 milyar metreküplük yeni bir LNG rezerv ininde bulunması, bunu ise henüz kamuoyuna açıklanmadığı söylemleri, bizleri yüzyılın hayali olarak mutlu etti.
Doğu Akdeniz’deki petrol ve LNG arama faaliyetlerimizden de çok yakında Karadeniz’deki gibi güzel haberlerin gelecek olmasının ümitle beklemekteyiz.
Eski kodlarına yeniden dönme refleksi gösteren Türkiye, bölgesinde ve tüm Dünyada ilgiyle, kıskançlıkla, engelleme girişimleriyle uğraşmaktadır.
Aksi takdirde,
Ege Denizinde bu kadar ecnebi savaş gemisinin, durduk yerde işi ne olabilir ki..!
Türkiye Cumhuriyeti Devleti, kararlıdır,
Kendi kıta sahanlığından doğan tüm haklarını sonuna kadar savunacaktır.
Bu saatten sonra kimse, bizim olanı, hakkımızı bizden esirgeme gücüne sahip değildir.
Fransızların beyhude girişimleri, aslında yüzyıl öncesi rövanş niteliği taşımaktadır. Beyhude girişiminiz muhtemel bir hesaplaşmaya sebep olacaktır. Siz kaybedeceksiniz..!
AB’nin şımarık çocuğu Yunanistan, bu gidişle hayal edemediği Türk tokadından nasibini alacaktır.
İlk bakışta, Kurtuluş Savaşımızda ki gibi tüm siyonist, emperyalist devletlerin bize karşı şer cephesinde birleştiğini görmek mümkün olsa da,
Dünya biliyor ki,
Artık onların karşısında hasta ve düşkün bir Türkiye yoktur.
Küllerine hızlı bir nefes atıp, eskisinden daha güçlü olmak için caba sarf eden, hükümet ve iktidarı vardır.
İktidar partisinin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın takdire şayan cabaları, bu gün olmasa, yüz yıllar boyu minnetle anılacak türdendir.
Eskilerin güzel bir sözü vardır ’’dere aktığı yerden 100 yılda bir tekrar akar olması’’ tamda bizim yeniden Dünya sahnesinde muktedir olacağımıza işaret niteliğindedir.
Biz, ülke içerisinde ki enerjimizi birlik ve beraberlik üzerine yeniden tesis etmemiz gerekmektedir.
Kısır çekişmelerin ve ayrılıkçı söylemlerin bizi tarih sahnesinde pasif duruma düşürmek için caba gösterenlerin işine yarayacaktır.
Siyasi ayrıştırmaların ve ötekileştirmeleri acilen bir tarafa bırakıp, iktidar partisi ve muhalefet partilerinin birlik mesajları yayınlamaları gerekmektedir.
Taktir edersiniz ki, başka Türkiye yok..!
Bu gemi yüz yıl öncesi gibi tekrar batarsa, emin olun gideceğimiz tek yer vardır o da Karadeniz’dir..!
Karadeniz’inde biliniz ki, deniz kısmıdır...!
Hatırlayınız kısa bir süre önce;
AB'den dikkat çeken Türkiye açıklaması: İmparatorluklar geri dönüyor..!
“Eski imparatorlukların geri gelmeye başladığını” belirten Borrell, “Bunlardan üçü Rusya, Çin ve Türkiye, diyerek yazdıklarımızın ne kadar isabetli olduğunun tescili niteliği taşıyan açıklamalar yapmıştır.
Ayrıca sözlerine,
Bunlar küresel ve bölgesel yaklaşımlarla gelen eskinin büyük imparatorlukları. Bu durum bizim için yeni bir ortam sunuyor” diye konuşması, bizlerin bir kez daha durup düşünmemizi gerektiren türden açıklamadır.
Doğu Akdeniz’deki gerginliğin düşürülmesi için yaz aylarında çaba gösterdiğini dile getiren Borrell, daha fazla çaba gerektiğini sözlerine ekleyerek, aslında bizim gücümüzü yeniden tarif etmiştir.
Türklerin, yüzyıldır tarih sahnesinde ki boşluğu, sahte kabadayıların türemesine sebep olmuştur.
Tekrar muktedir olduğumuz şu günlerde, devletimizin, hükümetimizin ve Sayın Cumhurbaşkanımızın etrafında kenetlenmeliyiz..!
Siyasi oyunlar ve bir birini yıpratma girişimlerinden acilen uzaklaşmalıyız..!
Yüce Allah’ın Türk Milleti üzerindeki vadi, henüz nihayet bulmamıştır.
Fırsat bu fırsattır.
Selam ve Dua İle...
Ne Zaman İnsan Oluruz?
’’Size savaş açanlarla Allah yolunda çarpışın. Fakat haksız saldırıda bulunmayın. Çünkü Allah, haksız saldırıda bulunanları sevmez’’.
(Bakara-190)
Ayetini hatırladığımızda...