AVRUPA KENDİ RÖNESANSINI YAŞATMAYA ÇALIŞMIŞTIR26 Kasım 2018, Pazartesi

Ofis Sanat Merkezi’nde gerçekleşen “Doğu-Batı arasında kimin Orta Çağı?” programına Doç. Dr. Pınar Ülgen ile Prof. Dr. Haşim Şahin konuşmacı olarak katıldı. Prof. Dr. Haşim Şahin, “İslam tarihçisi olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim; Ortaçağ kavramının içerisine soktuğumuz alanlar Peygamberimizin yaşadığı dönem, Emeviler dönemi, 4 halife dönemi öncesinde Abbasiler dönemi, Selçuklular ve Eyyubiler. Bunlar İslam medeniyetinin altın çağını oluşturan dönemdi. Eğer illa geri kalmış bir Ortaçağ imgesi oluşturmak istiyorsanız; dünyada o dönem bu dönemdir” diye ifadelerde bulundu.

KENDİ RÖNESANSINI YAŞATMAYA ÇALIŞMIŞ
Konuşmasına devam eden Prof. Dr. Ülgen, “Ortaçağ Avrupa’sında belli dönemlerde çok önemli yenilikler ve değişimlerin yaşandığını görüyoruz. Mesela teknolojik anlamda o dönemin fabrikaları olarak adlandırılabilecek değirmenlerin, o dönemde mekanik ve su saatlerinin yapılması Ortaçağ Avrupa’sının teknolojik kısmını oluşturuyor. Ama en önemli özelliklerinden biri bana göre Rönesans. Rönesans’ın hep bilim kısımlarından bahsederiz. Ancak bilim Rönesans’ından önce Ortaçağ Avrupa’sında 3 tane önemli Rönesans vardır. İslam dünyasının en önemli olduğu dönemde Avrupa’nın İslam dünyasından edinmiş olduğu bilgilerle zirveye çıkmaya çalıştığı dönemdir. Yani bir nevi grafikte eşitlenme durumudur. Yani biri zirveye duruyor diğeri ise zirveye çıkmak için uğraşıyor. İşte bu noktada Avrupa bu dönemde İslam dünyasından aldığı tüm eserleri Latince’ye çevirerek kendi Rönesans’ını yaşatmaya çalışmıştır. Özellikle Avrupa tarafından bu konu üzerine kitaplarda yazılmıştır. Hem İslam Dünyasını yüceltirler hem de kendilerini zirveye çıkartırlar” sözlerini söyledi.

Bu haber toplam 555 defa okundu.

Resim Galerisi