İletişim Künye RSS Ana Sayfam Yap

Ana Sayfa Ekonomi Gündem Siyaset Dünya Spor Yaşam Magazin Medya Sağlık Kültür-Sanat Teknoloji Röportaj


SAKARYASPOR'DA 3 SEÇENEK
SAKARYASPOR'DA YAŞLICA DÖNEMİ
CİNAYETE İKİ TUTUKLAMA
İCRADAKİ KÖYLER CHP GÜNDEMİNDE
KADERİN BÖYLESİ
POLİS ÇAĞA UYDU
ÖĞRENCİ SERVİSİ KAZA YAPTI
MECLİS YİNE GERİLDİ
ZAMAN DARALIYOR MU?
FİYATLAR ÇİFTÇİYİ ZORLUYOR
HASTANE İÇİN İLK KAZMA
BAŞKANLAR TOPLANIYOR
ÜÇ AYDA 23 BİN OTOMOBİL
CEMİL MERİÇ'E 3'Ü ALTIN 5 MADALYA
CHP'DE BARIŞIN TALİMATI

BÜYÜKŞEHİR EL VERDİ

Gönderen : Sakaryalı
Tarih : 16/05/2012 16:57
Evet sayın Toçoğlu sırf A.D küfür edildi diye SAKARYA sporumuzdan intikam aldın kafana göre.. ama bugünlerin yarınları da var...

SAKARYASPOR KÜÇÜLÜYOR

Gönderen : Sakaryalı
Tarih : 16/05/2012 16:54
Evet Lütfen bırakın artık tamam bakın resminiz asılacak eski başkanların yanına... çare yoksa Her gün ölmektense bir gün ölelim daha iyi...

BÜYÜKŞEHİR EL VERDİ

Gönderen : engin
Tarih : 16/05/2012 14:09
geç kalmadın mı toçoğlu! sen bu takımın ban asya dan küme düşmesini izledin ya bu saatten sonra ağzınla kuş tutsan nafile...

SAKARYASPOR KÜÇÜLÜYOR

Gönderen : mahir
Tarih : 16/05/2012 13:57
TEBRİKLER BAŞKAN BAŞKA BİRŞEY BEKLENMEZDİ ZATEN HIRSLA GELDİNİZ BUKADAR BAŞKANLIK YETER BIRAKIN LÜTFEN ZARARVERİYORSUNUZ

SAKARYASPOR'DA 3 SEÇENEK

Gönderen : ferda akosman
Tarih : 15/05/2012 08:53
İnsanların bedava reklam parası vermesine gerek yok her kongrede aynı isimler reklamını yapıyor bu takımı yiyicilerden kurtaramadığınız sürece sakarya'ya kurtuluş yok.ye kürküm ye canlısından nemalananlar şimdide sakaryaspor ölürken ne kadar daha götürebiliriz diye bakıyorlar. Borç kimin umurunda kese dolsun yeter. Yazıklar olsun sakaryalıyız diye geçinen işadamlarına ve bugüne kadar sorumsuzca transfer yapıp vergi ödemeden cebini doldurup sonrda kendini ibra ettirip kaçanlara.Düşün sakaryanın yakasından

MECLİS YİNE GERİLDİ

Gönderen : sakaryalı
Tarih : 12/05/2012 06:44
Sayın çokluk yerden göğe kadar haklı.

MECLİS YİNE GERİLDİ

Gönderen : sakaryalı
Tarih : 12/05/2012 06:43
Eh şükür ki sayın karagüzel bir kere konuştu ve aykırı bişey söyledi.

CİNAYETE İKİ TUTUKLAMA

Gönderen : kamer kurban
Tarih : 11/05/2012 14:03
insan oldurmek okadar ucuz ve vicdansizca olmuski artik ulkemizde para icin katliyamlar yapiliyor maka yuruyen yegemime alahtan rahmet ailesinede bas sasligi dilerim katilerinde allah belasini versin

KADERİN BÖYLESİ

Gönderen : Murat
Tarih : 11/05/2012 10:10
Babası olan bir çocuğa nasıl olurda öksüz dersiniz

OTO PAZARI DURGUN

Gönderen : Metin
Tarih : 07/05/2012 16:03
Sakarya da faaliyet gösteren galerici esnafının sattıkları aracları yalanlarla süsleyip satmaları sakarya halkını izmit pazarına yöneltmiştir. Dürüst esnaflara ihtiyacımız var.


Anket
Sizce Tren Garı şehrin merkezinden taşınmalı mı?
Evet
Hayır

ZORLAN BİRAZ!
31 Ocak 2012 11:10
1 Yorum

Şairinin önüne geçen şiirler vardır; “Hikâye” bu şiirlerdendir, Cahit Külebi’den şöhretlidir, bilmeyen yoktur.

Nasıldı? “Senin dudakların pembe / Ellerin beyaz, / Al tut ellerimi bebek / Tut biraz!”

Sonraki beş kıta “Benim doğduğum köylerde/köyleri” diye başlar, “Ceviz ağaçları yoktu”, “Buğday tarlaları yoktu”, “Akşamları eşkıyalar basardı”, “İnsanlar gülmesini bilmezdi”, “Kuzey rüzgârları eserdi” dizeleriyle devam eder, üçüncü dizeler bir alaturkanın meyanıdır sanki, şair basar da basar: “Ben bu yüzden serinliğe hasretim”, “Dağıt saçlarını bebek”, “Ben bu yüzden yalnızlığı hiç sevmem”, “Ben bu yüzden nâçâr kalmışım”, “Hep bu yüzden dudaklarım çatlaktır”. Son dizeler ise “dudakları pembe, elleri beyaz” güzelden bomba taleplere ayrılmıştır: “Okşa biraz!”, “Savur biraz!”, “Konuş biraz!”, “Gül biraz!” ve, ve “Öp biraz!”

Bitişi de şöyle: “Sen Türkiye gibi aydınlık ve güzelsin! / Benim doğduğum köyler de güzeldi / Sen de anlat doğduğun yerleri, / Anlat biraz!”

Orhan Veli, Cahit Külebi’yi bu şiirdeki buluşuyla över; iki insan memleket ve tabiat üzerinden karşılaştırılmış, oğlanın çektiği hasret çarpıcı verilmiştir. Fakat eleştirir de. Neden? Buluş, bir kullanılmış, bir daha, bir daha, bir daha, bir daha, tam beş kere kullanılmıştır. Külebi kendi kendisini istismar etmiştir. Tuluatçılar, tutulan bir esprinin üst üste tekrarına “sağmak” derler, Külebi de buluşunu sağmıştır.

“Birbirinin eşi mısralar” söylememek şairler için mi geçerlidir sadece? Ne münasebet! Hiç kimse hiçbir konuda ne kendisini ne de başkasını tekrar etmeli. Eden gülünç olur.

1967 Depremi’ni unutturmamak için, dönemin Bayındırlık Müdürü Nurettin Sofuoğlu tarafından dikilmiş bir çınarımız vardır. Nerede? Vilayet’in önünde –idi. Yeri değişmedi, ama tarifi Kent Meydanı’yla mümkün artık: Otoparkın Bulvar girişinde, hemen solda. Beton içinde. Hayrettir hâlâ ayakta. Dikiliş nedenini anlatır levhası da belki boynunda. 1999’da, depremin hemen ardından bir çınar daha dikildi bunun dört metre güneyine. Anladım. Anladık. 17 Ağustos da unutulmasın isteniyor. Doğru, unutulmasın! Ama çınar mı olmalı bunun da andacı? Çınar olacaksa ilkinin ensesine mi kondurulmalı? Komiktir bu. İkincisi şimdi yok. Komiklik görülmüş olsaydı keşke. Öyle olmadı, yıkım sonrası meydan düzenlenirken ayak bağı oldu çınarlar, küçüğünü kaldırıp attılar –Allah razı olsun atandan!- ama büyüğü inatçı çıktı.

Çınar; boylu, gövdeli, ömürlü ve gölgeli bir ağaçtır. Yaşlı ve görgülü büyükler çınara teşbih edilir bu yüzden. Yakışır. Ben de “Bağ Çorbası” adlı denememde bunu yaptım: “Çarşılara giriyoruz; dükkânlarda DSİ’den emekli Orhan Sadi Emre’ye rastlıyoruz, Manav’dır; eşraftan Ahmet Canay’a rastlıyoruz, Abaza’dır; mobilyacı ustası Osman Yılmaz’a rastlıyoruz, Tatar’dır; yahut da onlar gibi Calvino’ya her bakımdan uzak, Tanpınar’a hisçe elbette çok yakın, gün görmüş bir başka Adapazarlı çınara rastlıyoruz ki halk anlatışının nüanslarını almış o güzelim dilleriyle kendi Adapazarlarını anlatmaktadırlar.”

Ama böyle bir büyüğün veya bir ustanın ardından “çınar” ve “devrilmek” sözcüklerinin birlikte kullanıldığını görmüyor muyum –hem de epidemi olarak- hayretler içinde kalıyorum. Devrilmek’te saygı yok çünkü. Dahası edilgenlik var. Biri ortadan kaldırılıyor, yok ediliyor. Gönderiliyor. Gidişine de adeta seviniliyor. Oysa söylenmek istenen bu değil. Sevilen bir büyük ölmüş, ölümü bizi üzmüştür, bu söylenecektir. Kalıp bunu söylemiyor. Titizliğine inandığım bir gazete bile, Ömer Lütfi Akad’ın ölüm haberini “Bir çınar devrildi” diye verdi, şaşırdım. Bunu kim kullandı acaba ilkin? Buluşunu beğenmiş midir? Takipçilerinin beğendiği muhakkak. Kolaylarına da geliyor. İyi de çok mu zordur, böyle bir üzüntüyü yine çınar üzerinden fakat tekrara da düşmeden vermek? Hem zor da olsa, yapılası olan bu değil midir?

Banisi Kanuni’nin Hürrem Sultan’dan kızı Mihrimah Sultan olan iki cami vardır. İkisini de Mimar Sinan yapar. Ama biri Üsküdar’dadır, diğeri Edirnekapı’da. Mimarileri de farklıdır. Âdettir, selatin camilerinde en az iki minare olur, Üsküdar’dakinde de ikidir. Gelgelelim, Edirnekapı Mihrimah Sultan Camii bir minarelidir. İlkinin inşaı 1540-48 arasındadır ve sultanın zevci Rüstem Paşa hayattadır; ikincisi yapılırken (1562-65) Mihrimah Sultan yalnızdır. Bu mu işaret edilir acaba? Sonra, Üsküdar’dakinin kubbesi, üç yanından yarım kubbelerle desteklidir de, cephede yarım kubbe yoktur. Rivayet, Sinan’ın Sultan’a olan aşkından böyle yaptığıdır. Doğru mudur, ne kadarı doğrudur? Bilinmez.

Ama sellemehüsselam konuşulmamalı da, yazılmamalı da. Hele tekrar, zinhar! Benim öğrendiğim bu.


TEŞEKKÜR: 28 Ocak akşamı Sait Tanış Kültür Merkezi’nde Prof. Dr. Rahmi Karakuş’u dinledik. Konusu, “Türk Felsefesi” idi. Dinleyenlerin soruları oldu, Karakuş Hoca her birini cevapladı, konuyu tarihe, edebiyata, dile açılarak yaydı. Yararlandık. Hoca’ya ve Türkiye Yazarlar Birliği şube yönetimine, akşamı pekiştirecek bir başka başlıkta sohbet talebimizle teşekkür ederiz.

Yazarın Diğer Yazıları
MAYIS 1982
15.05.2012 10:49
KIRMIZI ÇİZGİ
08.05.2012 15:54
ÇALIŞTAYIN ARDINDAN
01.05.2012 15:26
YİNE TÜKETİCİ ÜZERİNE
24.04.2012 10:36
SON GÜRLÜK
17.04.2012 10:42
TÜKETİCİYİ KORUMAK MI?
10.04.2012 11:13
DİL DEVLETİN DEĞİL, MİLLETİNDİR
03.04.2012 12:43
Yorumlar Yorum Ekle
h.yılmaz 05/02/2012 21:35
üstad
üstadım yazınızı zevkle okudum. zevkle diyorum zira içerisinde hüzünde olsa üsubunuz insanı cezbediyor.sizi geç keşfetmiş olmadığım için şanslıyım sanırım.zira kıymetli bir dost "bu ismi mutlaka takip et" demişti. haklıymış.saygılarımla
Diğer Yorumlar İçin Tıklayın
© 2010 - Bütün hakları saklıdır