Sakaryaspor'un henüz birkaç aylık yönetimine reva görülen eleştirilere şahit oldukça, 'insaf yani' dememek mümkün mü? 'Sakaryaspor'u kim yönetecek? Gelsinlerde görelim!' sedaları döneminde, bir avuç insan bu zorlu değil, adeta cehennme kafa dikleme dalmaktan farksız ateşe doğru atladı. Sakaryaspor'u da tahminedildiği, hatta bazılarının dilediği gibi ortada bırakmadı.
Sakaryaspor'un bugününde, günümüz yönetiminin zerre kadar dahli olmadığı gibi; ceplerinden verdikleri ve bir kısım kulüp sevdalısının yardımlarından başka da hiçbir gelir yok, gider çoktur. Beğenilmeyen(!) dağıttıkları para, yaklaşık 1 trilyon dolaylarında.Sakarya'ya hizmet uğruna ortaya çıkan yöneticilerimizi elbette eleştirelim ama ne denli bir felaketle uğraştıklarını da görerek, azıcık insafa gelelim. Pişman olmasınlar!
Sen demedin mi?
Okurlarım bana da sorabilir şimdi! Be birader bizzat sen, 'Erdal Taşkın bırakmalı' diye yazmadın mı? Evet yazdım. Yazdım ama onun söylemlerini baz alarak yazdım. Önce 'transferi açmazsak olmaz' sonra da 'transferi açmazsak, dünyanın sonu değil' diyen başkan profiline tutarsızlık içeren söylemlerini ve olası neticelerini hatırlatıp, uyarmak mecburiyetindeydim.
Taşkın'ın ikircikli demeçleri ve tutamadığı sözleri var. Ne demiştim yazımda? 'Bu tür konuşmalar yönetimde ve çevrede önce çıtırtı, sonra çatırtı sesi olur!' İşte İstanbul grubunun durumu. Nihat Özcan tarih yazdı! Bir de AŞ'nin durumu var ki, evlere şenlik. Böylesi evlere şenlik hali, yönetim gayretleri izole ediyor ama istenilen performans da bir türlü sağlanamıyor.
Erdal Taşkın bu tür sorunları ya gidermeli, ya da gidermeli. Kayseri Erciyesspor müsabakası sonrası Rauf Batuboylu'nun söylediklerini de kulağına küpe etmeli!
Aslan medyamız!
Bizim medya aslan'dan farksız. Gürledikleri zaman tozu dumana katıyorlar da, yanlış tarafa gürlüyorlar! Halit Evin Serdivan AVM'de bir toplantı yaptı ve futbolcu alacaklarını yazıyla sıfır, rakamla da 0 olduğunu belirten dosya kağıtları dağıttı.Sonra? Bir vagon futbolcu federasyonda! İki sporcu da tasını tarağını topladı gitti. Aslan medyamız veryansın ediyor! 'Transfer nasıl olur da açılmaz, nasıl olur da bu çocukların gitmesine mani olunmaz?'
Peki be aslanlar, toplu halde futbolcuların sıfır alacak toplantısına gidip, dağıtılan o kağıtlara güzellemeler döşenmediniz mi?
Pekiii o kağıtlardaki doğruysa bu yaşananlar ne? Yalan mı? Hani alacağı 0'dı sporcuların? Nasıl olur da bugün, o 'vay anasını hiç birinin alacağı yokmuş, meğer bu yönetim en kahramanmış' nidalarınız aklınıza gelmez de, bu işlerde hiçbir vebali olmayan yönetimi suçlamanın peşine düşersiniz? Bu nasıl adalet, ne biçim hakkaniyet? Balık hafızası hamili bir zihniyet!
'Aslan medyamız' dedim ya zaten. Balık hafızalı leşker ordusu demedim ki!
Uzmanlık alanı....
Özellikle Aziz duran dönemi uzmanlık alanının futbol olduğu iddia edilen zat-ı muhteremler Sakaryaspor'un en kritik noktalarına yerleştirildi!
Sonra baktım ki, futbol uzmanları devr-i iktidar sona erip, kulüp de gırtlağa kadar borca batık çıkınca, halkımıza ilan edilen uzmanlık alanlarına devam etmedi. Balık işiyle uğraşan var, züccaciye var, kasaplık var, bir tane dahi futbolla uğraşan müsabakalara dahi giden, hatta menacerliğe soyunan bile yok! Bu vaziyet belediyemizin görev tanımı ve serpiştirmesi alanındaki isabeti Oscar'lık neticesidir!
Yeni trafik düzenlemeleri ve sonuçları sonrası merak içindeyim. Acaba devr-i iktidar sona erince trafik uzmanı arkadaş kaportacı mı, yoksa ruh ve sinir hastalıkları kliniği mi açacak? Yaşadıklarımız sonrası en çok ihtiyaç kaporta ve ruhsal bozuklukların onarımı sektörlerinde var da!
Alt yapı...
Bu hafta Sakaryaspor A2 5 gol de Gençlerbirliği gençlerinden yedi. E tabii doğru dürüst beslenemedikleri sırıtan, güç zafiyetli, her hallerinden ihmal ettiğimiz belli çocuklarımız bize, verdiğimiz kadarını verebilecekti. 5 gollü yenilgi yani!
Bir saatlik antreman için taaa oralara, buralara gönderilen, dönmek için de en az 2 saat o terle, buz gibi havada ıslak zeminde bekletilen çocuklarımızın sahaya çıkıp ayakta durabilmesi dahi başarıdır.
Çin işkencesine tabi tuttuğumuz evlatlarımızdan güçlü olanlar hayatta kalmayı başaracak, diğerlerine mi? Yazık olacak, El Fatihaaaaaa! Bu şehirde vicdan sahibi yetkili yok mu? Ne oldu altyapı sözleri, unuttunuz ya da yuttunuz mu?
İsmet Yaşa
Gençlerbirliği müsabakasını izliyoruz. Dedim ki 'İsmet be stadı veriyorusunuz, otobüsü de sağlıyorsunuz, arkadaş bir de emanet masör verseniz!' Cevabı 'istemediler ki, isteseler de onu da verirdik!'
Futbolcularımızı Gençlerbirliği masörünün tedavi için koşuşturması, hepimizin ayıbı. Kostik Mustafaya sormam lazım, çalıştığı dönemde 2 masörü nasıl temin ediyordu? Önemli soru, önemli konu.
Kim nerede görüldü?
Emre Aşık ; Sakaryaspor-Gençlerbirliği A2 müsabakasında, milli takımlara oyuncu seçerken.
Şaban Yıldırım ; A2 müsabakası devre arasında, antreman için Rüstemlere giderken.
İbrahim Şamlı ; Fena halde soğuk algınlığına yakalanınca, hastanede serum verilirken.
Yavuz Köprülüoğlu ; Uludağ'da rekor zorlayan kayak sporcusu oğlu İsmail Cem'i keyifle izlerken.
Ziya Tekneci ; Güral Otel'de yaz sporlarına devam ederken.
Selçuk Dizer ; 'Ne olacak memleketin hali' diye söylenirken!
Stadyum ve Şeker fabrikamız
Stadyum gitti gidiyor, galiba Şeker fabrikamız da gitmek üzere! İnanmazsanız o hattın nasıl bir rant alanı fotoğrafı sunduğuna bakın ve olabilecekleri hayal edin. 'Dememişti' demeyin sonra!
Stadyum gitti gidiyor döner mi bilmem? Şeker'de aynı akibete doğru yolcu mu? Onu da bilmem!
Ama yine binlece Sakaryalı'nın işsiz kalacağını bilirim. İşcisi, memuru, esnafı, çiftçisiyle... |