UZAYA ASANSÖR MÜ YAPILSIN

NAMIK ÖZE


Siyasette kazanmayı yeni projelere bağlayan bir millet olduk çıktık…

Büyük bir tatminsizler ordusu...
Büyüklerimin  bir ifadesidir: “Bir gün gelecek Batı’nın bizden çalarak geliştirdiği fen, felsefe, teknoloji ne varsa kurdukları medeniyet duracak ve biz onları daha süratli şekilde geçeceğiz…”
İşte bu zamandayız…

Filmlerde gördüğümüz yollar var, karşımızda yine ecnebi ülkelerinde gördüğümüz su altı tünelleri, köprüler, binalar, her gün yeni yeni icatlar…

Patentler alınıyor sürekli…

Batı’nın yıllarca bize sattıklarını artık düşünüp yapan insanlarımız, teknolojimiz, en önemlisi yerli kafalarımız var...

Bunun yanında karşımızda kendini her yönden geliştirmeyi, yenilemeyi durdurmuş ve durumu idare eden, yıllardır gazladığı makinelerin yedek parçalarının satışıyla ve sömürdüğü ülkelerle geçinmeyi sağlayan bir Avrupa var...
Elbette bu maddi yüzü görünenin…

Yine de bazı eksikliklerimiz var ama onların ilacı Batı kesinlikle değil…

Kanunlar, üçkâğıtlar, koltuk hayalleri, hırslar; buralarda sorununuz var ama inşallah Müslümanlar İslamiyet ile tekrar tanışacak ve bunun şifasını bulacak…

Biz işin maddi tarafına bakacağız şimdilik…
Bir insanın da, bir medeniyetin de olmazsa olmaz ihtiyaçları sayılıdır, onlar da hayatta kalmak için gıda, hava ve sudur…

Yıllardır en iyisini yiyen, en temiz havayı soluyan, en güzel suyu içen, en pürüzsüz yollarda gezen diye bildiğimiz Avrupa’dan farkımız artık yok gibi…

Son yerli icatlar ve bağımsızlık mücadelesiyle iyice kendi hamurumuzu yoğurur olduk...
Peki, yüksek Batı medeniyetinde olmayan ne kaldı: Adalet mi, hukuk mu, para mı ya da huzur mu?

Bunlar ancak filmlerde olur baştan söyleyelim…

Çünkü şu an Batı’nın adaletinin senin kanındır, Batı’nın parası senin sömürülen kardeşlerinden gelmektedir, Batı’nın hukuku birkaç ailenin elindedir, huzur dediğin ise içki, uyuşturucu ve haplarla sağlanıyor…

Bunu görmüyorsunuz ya da işinize gelmiyor…
Artık bir medeniyetin ulaşabileceği maddi tüm imkânların olduğu vakitteyiz...
Bu saatten sonra yüz yıl da geçse aynı elma, aynı hava, aynı suyu göreceksiniz…
Cumhurbaşkanı kalkıp artık bundan sonra havayı kulak yoluyla alacaksınız demeyecek...
Ya da elmalar kare olacak, inekler artık sütü kırmızı verecek demeyecek…

Bir şey değişmeyecek, değişen hayat için gerekli olanlara ulaşma aletleri olacak…
Şimdi devletin başını çekecekler için şöyle bir beklenti var: Bakalım bize yeni ne sunacak?
Yok kardeşim, mevzu buraya kadar işte…

Yolun yerin altından gideni vardır, yerin üstünden gideni de vardır…

Sudan da gider, havadan gidenler de var…

Başka da yol yok, seçenek belli…

O zaman bu millet ne istiyor: Uzaya asansör mü yapılsın?
İnsanın bu saatten sonraki terakkisi insaniyet yönüyledir…

Bunca felaketi geçirmiş insan için ders alıp edebiyle saygılı bir şekilde hayat sürmesidir…

Bu da baştakilerden proje yerine insaniyetinden başka bir beklentiye girmeye gerek yok demektir…
Doların üç beş itin elinde olduğunu bildiğiniz halde milleti aç açık göstermek kendimizi kandırmaktan başka bir şey değildir…
Ticaret bitmiş, millet aç falan; külliyen cehalet, külliyen kasti ve yalan!

Sofrasındaki yemeklerden utanmıyorsa insan, bunu yönetime verin, lüzumsuz faturalarınızdan çekinmiyorsanız bunu da yönetime yamayın…
Ayağını yorganına göre uzatmak demek bir sene sonrasının parasını şimdiden yememek demektir…
Biz de esnaflığın tozunu yuttuk, battık çıktık…

Esnaf kan ağlıyormuş, dolar almış basını gitmiş; geçin o işleri!
Müslüman adam yorganı da, ayağı da hesap eden, olmayan parayı yemeyen adamdır…

Ya aklımızı değiştireceğiz, ya imanımızı yenileyeceğiz… Kazanırken kimseyi ortak etmeyen kaybedince saldıracak yer arıyor, ihale baştakilere kalıyor...
Biz yönetici seçiyoruz, bunu da insani özelliklere göre seçeceğiz…

Ağlayan, üzülen, seven, merhamet eden, düşünen insan lazım başımıza…

İşin özeti kimi çok istiyorsan seni yöneten de odur…
Cebindeki parayla hayatı hesap eden cebindekinin çokluğu ya da azlığı ile yaşar…

Huzur para ile alınmaz, para ile çer çöp alınır…

Huzuru, refahı, saadeti kalple alırsın…

Ümmetin ekseriyetinin birlik olduğu meselelerin dışında da aradığınızı bulamazsınız…

21 Mayıs 2018 , Pazartesi
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

 


 

YAZARLAR

Zeki AYDINTEPE

İKİ ACI, İKİ BAŞSAĞLIĞI

Çok Okunanlar
  1. Bugün
  2. Dün

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara