KİM BİLİR SİZ ONU NE KADAR ÖZLEMİŞSİNİZDİR?

Selim Gündüzalp


Beş yaşındaki yavrumuzu hafta sonu almak üzere köydeki dedesine bırakmıştım... 

Eşimle beraber Pazar günü aceleyle yavrumuzu almak üzere evimizden köyümüze doğru yola çıktık…

Kavuşmanın özlemi ağır basıyordu…
Yürümüyor uçuyorduk sanki…
Gönlümüzde bir sevinç ki, sormayın...
Sanki günlerce yavrumuzu görmemişiz gibi bir hasret vardı içimizde...
Yolda bir yakınımızla karşılaştık…

Böyle hızlı adımlarla nereye gittiğimizi sordu…
Biz de çabucak anlattık meramımızı kendisine…
Yavrumuzu tanıdığı için:
"Ben de özledim, benim de selamımı söyleyin" dedi...
Sonra buğulu gözlerle tebessüm ederek:
"Kim bilir siz onu şimdi ne kadar özlemişsinizdir?" dedi…
Bu söz yürekten geldiği için rikkatime çok dokundu… Madalyonun diğer yüzü ise bu büyüğümüzün hiç çocuğu olmamasıydı…
Buna rağmen duygularımıza nasıl oldu da bu kadar tesir etti… Onun samimane söylediği bu söz hiç çıkmamak üzere yüreğimize yazıldı...
Bir gönül alıcı sözün insanlar üzerinde ne kadar tesirli olduğunu bir kere daha yalından gördüm, yaşadım ve tattım...
Gönülleri diğer gönüller için çarpanlara selam olsun…

NİÇİN "LÂİLÂHE İLLALLAH" DERİZ

Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem), "Her vakit 'Lâilâhe illallah' ile imanınızı yenileyiniz" buyuruyor.

Neden mi?

Çünkü her an bir kâinat kuruluyor.

Her vakit Rabbimizi bize tanıttıran, bildiren yeni tablolar sunuluyor.

Yeni olaylar yaratılıyor.

Yeni manzaralar gösteriliyor.

Yeni nimetler gönderiliyor. 

Kâinat, Rabbimizi bize bildirme, tanıttırma görevini ve işini bir an olsun bırakmıyor, terketmiyor.

Aralıksız çalışıyor. 

Bizde inanan bir insan olarak bütün bu olan bitenin şahidi durumundayız.

Bizim de buna karşı bir an olsun Rabbimizi bilme, tanıma görevinden ve işinden uzak durmamamız icap ediyor.

Her gün Allah’ın günü.

Biz her gün her an Onun sanatını ve isimlerini, Onun yarattıkları ile tanımak mükellefiyeti ve sorumluğu içindeyiz. 

Bu görevden gaflet ettiğimiz her an ve anlar için istiğfar ve  tövbe ile de özür dilemek durumundayız.

Paslı kilitler nasıl yağla, gazla temizleniyorsa, paslanan dillerimiz ve kalplerimiz de, 'Lâilâhe illallah' zikri ile temizlenmeli.

SEÇME TWEETLER

Çiçek de böcek de, zerre de yıldız da Allah'a muhtaç ama insan kalbi hem kainat Ve içindekilerden çok onları yaratan Allah'a muhtaçtır.

İnsan kalbinin imanla bu dünyadan aldığı zevk hiçbir şeye benzemez
Allah’ın kulu, Onun eseri, sanatı, misafiri olmanın lezzeti kıyas edilmez

Bir şeyde samimiyet varsa onda herşey vardır.
Bir şeyde samimiyet yoksa onda hiçbir şey yoktur.

Karanlık sokağı aydınlatmaya bir lamba yetiyor.
İyilik yapan insanlar da bulunduğu yeri aydınlatan bir lamba gibidir.
Azı da çoktur onların.

2 Ağustos 2017 , Çarşamba
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

 


 


GAZETE SAYFALARI

GAZETE ARŞİVİ

YAZARLAR

Zeki AYDINTEPE

SATSO İLE BİR ASIR

Çok Okunanlar
  1. Bugün
  2. Dün

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara