İŞTE TÜRK İSLAM MEDENİYETİ

UĞURKAN ÇOT
ugurkan@yenisakarya.com


İnsanlık tarihinde hiçbir kültür ve medeniyet, Türk İslam kültür ve medeniyetinin seviyesine ulaşamamıştır.

Güneşin doğduğu yerden battığı yere kadar adalet dağıtan bu medeniyet mazlumları da her zaman himaye etmiştir.

Çin, Bizans ve Rus tarihlerinde Türk Medeniyetinden övgü ile bahsedilirken, ülkemizde bazı tarihçiler hala karalama kampanyası yapabiliyor.

Eğitimde, bilimde geri kaldığımız, okuma-yazma oranının düşük olduğu yazılarak itibarsızlaştırma politikası yapılıyor.

İlk modern medrese 1066 yılında Semerkand'da Tamgac Han İbrahim tarafından kurulması, kendine ait binası, öğrenci yurdu, kütüphanesi, seçimle gelen idarecileri, devamlı öğrencileri, öğrenci bursları, maaşlı hocaları, daimi kaynakları ve bütçesi olması, Buhara'da 12.yüzyılın başında maaşlı çalışan altı bin Fakih'in görev yapması dikkate alınırsa eğitim sisteminin boyutunu anlayabiliriz.

Bu medreselerde maddi ve manevi ilimlerle, imam, müezzin, hatip, vaiz, müftü, yargı, vergi, kadılık, muhtesiblik, katiplik, tercümanlık, istihbarat, noterlik, elçilik, naiblik, valilik, vezirlik ve sulama sistemlerine kadar her alanda dersler verilerek bürokratlar yetiştirilmiştir.

Avrupa Ortaçağın karanlığında ve skolastik düşüncenin içinde uyurken, Türk ve İslam medeniyeti onları bu karanlıktan kurtaracak fikir ve ilim üretiyordu. Avrupa edebiyatın ve romanın hayalini kurarken Türkler bunları yaşıyordu.

Bugün Fransa'nın ve İngiltere'nin en büyük kütüphaneleri, Osmanlı'nın başkenti İstanbul'a dört kuşak memur göndererek ve kitaplar satın alınarak kurulmuştur.

Türkiye kütüphaneleri dünyanın İslami yazmalar itibariyle dünyanın en zengin ve en değerli koleksiyonlarına sahiptir.

Bugün dünyada yaklaşık bir milyon cilt kadar İslami yazma bulunduğu tahmin edilmekte.

Türkiye kütüphanelerinde Arapça, Farsça ve Türkçe olarak toplamda 250 bin cilt yazma eser bulunduğu belirtilmektedir.

Bu 250 bin eserden 164 bin cildi İstanbul’da bulunmakta ve bu sayıyla İstanbul bugün bu rakamlarla dünyada en çok İslami yazmanın toplandığı şehir durumundadır.

İstanbul demişken rahmetli Selim Gündüzalp ağabeyin o sözünü söylemeden edemeyeceğim;

“İstanbul'a Hz. Peygamberi misafir edeni misafir etmek şerefi yeter.”

20 Kasım 2017 , Pazartesi
YASAL UYARI:Haber portalımız 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır Yayınlanan fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması, önceden yazılı izin gerektirir. Portalımızda yayınlanan haberler ise, kaynak gösterilmek ve portalımızın ilgili sayfasına link verilmek koşuluyla yeniden yayınlanabilir.

 

 


 

YAZARLAR

Zeki AYDINTEPE

HALI SAHA ÖLÜM SAHASI MI!

Çok Okunanlar
  1. Bugün
  2. Dün

Arşivde Tarihe Göre Arama Yap

Arşivde Ara