Düşünüyorum da, ancak 50 yaşımda haberim oldu Taraklı değerlerinden, kültür zenginliklerinden. Türkiye'de öğrendi sonra! Bırakın bu vilayette yaşadığı halde, ellisinden sonra gerçek anlamda Taraklı'yı öğrenenleri! Memleketin tamamına öğreten hatta sınırlarımızı zorlayan bu başarının sahibi kim? Tacettin Özkahraman.
Açıkçası hem 'Öz' hem de 'Harbikahraman'. E burası Sakarya! İşini gereğinden fazla iyi yapanları ne yaparlar? İğdiş etmeye çalışırlar. Tacettin öğretmenin başına örülmek istenen çorabın nedeni de bu olmalı!
Açık ve net söylüyorum, Harbikahraman'ın eğer suçu varsa, ben de o suça seve seve ortağım da; ya sevaplarını ne yapacağız? Çalışan, çırpınan, üreten, dürüst bir başkan profilinin kazandığı sevapların zerresi nasip olsa bize, şimdiden cenneti bulmuşuzdur demekki.
Taraklı
Harbikahraman'ın yaklaşık 10 yıldır gayretlerinin, emeklerinin canlı şahidiyim. Taraklı'nın tanıtımıyla ilgili gerekeni yapamamış olmamın hüznü, ezikliği de bir başka yaradır içimde. Başkan her zorlukları aşmaya çalıştı ve başardı. Bugün yapımı devam etmekte olan Taraklı Termal Tesisleri de, bir başka özveri ve cesaret abidesi olarak yükselmektedir.
Taraklı Termal Tesisleri sadece yörenin değil, vilayetimizin de yüzakı olacak nitelik ve değerde. Düşününüz Tacettin bey'in gönülllere, gözlere soktuğu kültür değerleri, zenginliği üzerine bir de sağlık turizmi ve 5 artı yıldız kalitesinde termal tesisi hizmet adına yolda değerli dostumuz Ahmet bey sayesinde.
Tüm bu girişimlere yardım sağlama niyetiyle tesisini Taraklı'ya taşıma özverisinde bulunan Faruk Zor'a da rica ediyorum 'kızma, küsme lütfen kardeşim.' Çalışmayı, üretmeyi, fedakarlığı bilmeden yaşamını sürdürenler, bizlere Taraklı'yı ömrümüzün 50 senesi sıradan bir kasaba zannettirenler, ne Tacettin bey'i, ne Ahmet bey'i, ne de Faruk bey'i bilmez.Hoş görünüz.
Tayyib bey ne de güzel söylemişti 'Durmak yok yola devam.' E o zaman hizmete de devam.
Kaleci Veysel...
Yaşamı da aynen kaleciliği gibi, çok renkli. Mükemmel eserler yazar, ipin ucunu kaçırıp çok uzun yazsa dahi okutur. Sosyaldir, konuşkandır. Tüm bunların yanısıra iyi de eğitmendir. Cünetyt'in her geçen gün yükselen performansı, Harun'un her müsabakada güven veren hali, Hüseyin'in her geçen gün daha da parlayacağından emin olduğum yıldızı. Belli ki bu yükselen performansların ardındaki kişi Veysel'in becerili ve renkli kimliği.
Kalecilerimizin başarıları cıvarında, emektarımızın emekleri duracak, çocuklarımızın yükselişi de inşallah hiç durmayacak. Yüce Yaradan nazarlardan saklasın hepsini.
Hoşgeldiniz...
Yenisakarya'nın futbol yorumcuları kadrosu daha bir güçlendi. Metin ve Raif'e 'hoşgeldiniz' demek isterim. Raif her zaman önemsediği tesisler konusunu işlemiş yine. katılmamak mümkün mü? Özellikle altyapı konusunda sorumluları, söz verenleri bekliyorum ne yapacaklar diye? Devam Raif bu tesisler hakikaten ya inşa edilmeli, ya da edilmeli.
Metin kardeşim de işe Sakaryaspor'la başladı. Engin taktik, teknik, kurgu, rakip bilgileri paylaşımlarını keyifle okuyorum. Okuyorum da öncelikle beklediğim ise başka konuydu, Adapazarıspor! Evet her sezon trilyonluk bütçelerle giden ama yine de bir yere varamayan Adapazarıspor'u anlatmaya öncelik vermeliydi. Çünkü hikayenin sadece içinde değil, neredeyse göbeğindeydi.Yaşadıkları sonrası başarısızlıkları, nedenlerini, nasıl düzelebileceğini paylaşmaya öncelik verirse, bundan tüm spor kamuoyumuz sonsuz yarar sağlar. Bu şehrin parası da ziyan edilmemiş olur. Süleymen Dişli o masrafları cebinden değil, bu şehrin gelirlerinden karşılıyor çünkü. Öğrenmek hakkımız, Metin kardeşimizin olayları canlı canlı yaşamış olması da şansımız. Başarılar diliyorum her iki yazarımıza da.
TURAN Optik
Değerli dostum Turan Uzunçarşıdaki optik sarayına gelenlere şöyle bir bakar ve büyük isabetle ön teşhisini koyar, derhal bir göz hekimine de yönlendirir. Defalarca şahit oldum bu yeteneğine.
Kendisinden ricam şu; Tavşanlıspor - Sakaryaspor müsabakasını izleyen tüm yorumcu arkadaşların gözlerine şöyle bir bakması ve durumlarını saptaması! Koskoca ofsaytı göremeyen, penaltıyı çözemeyen arkadaşlarımın durumu kritik. Çünkü olayı göremedikleri için üç-beş iki, dört -bir- dört- bir, dört-dört-iki gibi derin işlere dalıyor, oralara dalamazlarsa da teknik kadro, yönetim, futbolcu kimi bulurlarsa ona sallıyorlar. E haksızlık oluyor tabii, esas suçlunun tespit edilememesi...
Yap bir iyilik be Turan, çöz şu göz arızalarını.
Sakaryaspor personeli...
Bu insanlara, bu emekçilere İsmail ve Halit beyler dönemi, maaşları aylarca verilmedi. Oysa Bülent Yılmaz kuruş haklarını dahi teslim etmiş öyle gitmişti. Evinin ekmeğini teminden başka düşüncesi olmayan bu insanlarımıza yapılan haksızlık aynen devam ediyor. Yeni yönetim çok çüz-i ödeme yaptı ve sonra bıraktı.
Sakaryaspor personelini böylesi naçar bırakmak vicdanlara sığar mı?... Allah da reva görmez açıkçası. Çözün şu insanların sıkıntısını lütfen. Futbolcularımızın vurduğu topların, direk veya tribünlere değil, kale içine gitmesi, bize doğru gelenlerin de dışarıya savrulup canımızı yakmaması için. En yakınınızdaki, hizmetinizdeki insanları sevindirin, Yüce Yaradan'da sizleri sevindirsin.
Altyapı hareketliliği...
Modern Sanayi duayenlerinden, Yaşar ağbimiz yıllardır vinçleriyle nerede enkaz veya arızalı bir yapı varsa ayağa kaldırır. E 'armut dibine düşer' derler ya! Sevgili oğlu Sabri Erol ve değerli arkadaşı genç iş adamlarımızdan Emin kardeşim el ele vermişler ve mükemmel bir projeyle Sakaryaspor altyapısını ayağa kaldırmaya karar vermişler.
Dikkate alınarak, benimsenmesinin şart olduğunu düşündüğüm bu hayırlı girişime tamamen katılıyor ve 'Allah yar ve yardımcıları olsun' diyorum. İnşallah kulak arkası eden değil, bu doğrulara sımsıkı sarılan bir yönetim anlayışıyla muhatap olurlar. Dua'm budur.
Hakan Yılmaz
'Her ölüm erken ölümdür' diye bir serzeniş, üzüntünün sesle dışa vurumu vardır ya! Hakan Yılmaz'ın vefatı iyiden iyiye erken oldu. Rahmeti bol, mekanı cennet olsun. Dualarınızı eksik etmeyiniz. |