İletişim Künye RSS Ana Sayfam Yap

Ana Sayfa Ekonomi Gündem Siyaset Dünya Spor Yaşam Magazin Medya Sağlık Kültür-Sanat Teknoloji Röportaj

KÜÇÜK İLANLAR
YILMAZ VURAL SAKARYASPOR'DA
VURAL: "MADDİ BEKLENTİM YOK"
YILMAZ HOCA BURAYA YUMRUK HAVAYA
''LİGDE KALIRSAK SENEYE ŞAMPİYONUZ''
"LİGDE KALACAĞIMIZA İNANIYORUM"
SPORTİF DİREKTÖRLÜĞE 'EVET'
KAR SAKARYA'DAN BUGÜN GİDİYOR
KONYA'DAN BOŞ DÖNÜYORUZ
"TÖHMET ALTINDA BIRAKMAYIN"
ORTA GARAJ YENİLENİYOR
VURAL OYUNDAN MEMNUN
BERAT ALİ KADRODA
VURAL ŞOV BAŞLIYOR
HEDEF: SIFIR MALİYETLİ ENERJİ


Anket
Sizce Tren Garı şehrin merkezinden taşınmalı mı?
Evet
Hayır

Girişimcilik zordur ama ödülü büyüktür
27 Ocak 2012 13:03
(Düzenlendi: 27 Ocak 2012 13:03)
0 Yorum

Akma, "Dünya'da olduğu gibi Türkiye’de de kadınların iş hayatında daha fazla söz sahibi olabilmeleri, onların üst düzey yönetim kadrolarında yer alabilmelerine bağlıdır" dedi.

Akma’ya göre girişimci farklı düşünen, düşünülmemişi bulan, edilmeyene adım atabilendir. Girişimciliğe kadın ya da erkek girişimci diye bir ayrım yapmaktan yana olmadığını da belirten Fazilet Hanım, bu konudaki kadınlarla ilgili toplumsal genel kanı ve sosyal hayattaki konumu değerlendirildiğinde girişimcinin başına kadın ibaresini koymanın da kaçınılmaz olduğunu söylüyor.

Fazilet Neşe Akma girişimci olabilmek konusunda “Var olan iyi bir iş fikri, ilk bulunmuş bir iş fikri, var olan bir sermaye bunların hepsi öyle ya da böyle mevcut. Önemli olan riski hesap edip elde olanlarla adım atabilecek iradeyi ortaya koymaktır” diyor.

Okurlarımıza kendinizi tanıtır mısınız?

25 Temmuz 1963 Sakarya’da doğdum. Adapazarı Ticaret Lisesi’nde okudum. Anadolu Üniversitesi Bankacılık ve Sigortacılık Bölümü’nden mezun oldum. İş hayatına 1987 yılında Vergi Denetlemeler Bürosu’nda memuriyetle başladım. 2007 yılında emekli olduktan sonra Allianz Sigorta Yetkili Acenteliğini kurdum. Memuriyet hayatımda edindiğim tüm dostlarım şimdi Allianz sigortalı oldu. 2008 yılında başladığım Kızılay Kadın Kolları Başkanlığı görevine hala devam etmekteyim.

İşe ilk başladığınız zamandan bugüne geldiğiniz aşamayı değerlendirdiğinizde istediğiniz noktaya ulaştınız mı?

İşimi seviyorum, istikrarlı gitmeye gayret ediyorum. Basamakları yavaş yavaş çıktığımdan dolayı işlerim güzel gidiyor. İstediğim hedefe ulaşmak bana güven veriyor. Riski güvene dönüştürüyorum. Zamanı güzel ayarladığınızda her yere yetebiliyorsunuz. Ben hem aileme hem de arkadaşlarıma yetebiliyorum. BAŞARI TESADÜF DEĞİLDİR, HER İNSAN BAŞARILI OLABİLİR. Yeter ki isteyin! Ben emekli olduktan sonra iş aramaya değil, iş kurmaya karar verdim ve bugün bulunduğum noktadayım.

Girişimciliği nasıl tanımlıyorsunuz?

Girişimcilik işsizlik sorununa önemli bir çözüm olanağı sunduğu gibi ekonomik büyümenin de DİNAMOSUDUR. Girişimcilik zordur ama ÖDÜLÜ BÜYÜKTÜR. Girişimcilik ruh ister, vizyon ister, adanmışlık ister, cesaret ister, kendine güven ister ve hepsinden önemlisi atılım ister. Herkes o adımı atmaya cesaret edemez. Çok güzel bir fikriniz olabilir ancak zaman kaybetmeden o fikri yapmalısınız. Zaman kaybı yapılmadan başlanmalı. Mantık sizi A'dan B'ye götürür. Hayal gücü ise heryere demiş Albert Einstein.

Hayat küçük şeylerden oluşur, eğer sen seversen büyük olur. Fikirden işe giden bu süreçte gerekli desteği altyapı ve işbirliğini sağlamak girişimci fikirlerin en sağlıklı, en doğru şekilde hayata geçirmek önemli olan.

Türkiye’de çalışan kadınların durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de kadınların iş hayatında daha fazla söz sahibi olabilmeleri, onların üst düzey yönetim kadrolarında yer alabilmelerine bağlıdır. Ülkemizde kadınların kariyerlerinde yükselmelerini teşvik eden ve engelleyen faktörler bulunmaktadır. Bunlar dört başlık altında toplanabilir: Kurumsal özellikler, kişisel özellikler, aile desteği ve kadının çalışmasına yönelik toplumsal özellikleri.

Kurumsal özellikler içerisinde işyerinde kariyer gelişimi için kadınlara sunulan olanaklar ve uygulamalardaki cinsiyete bağlı farklılıklarla ilgilidir.

Kişisel özellikler içerisinde kadının kendine güvenmesi, başarmayı yeterince istemesi ve bunun için de gereken fedakarlık ve çalışmadan kaçınmamasıdır.

Aile desteği içerisinde kadının şu andaki konumu nedeniyle "eş" desteğinin önemi çok büyüktür. Aynı şekilde yetişme döneminde kadınların anne ve balarından gördükleri destek, onların kariyer gelişiminde çok önemli roller oynamaktadır. Burada ayrı ayrı annenin ve babanın kızları konusundaki tutumları, davranışları da kadının gelişiminde, kararlı ve azimli olmasında, her zaman bir liderlik modeli sunmaktadır.

Kadının çalışmasına yönelik toplumsal değerler içinde de, toplumun kadının çalışmasına karşı tutumu ve çalışan kadın hakkındaki önyargılar bulunmaktadır. Kadını başarıya götüren, önünde hazır bir model yoktur. Kadın gerektiğinde “düşekalka” yolunu bulmaya çalışacaktır. Engelleri aşabilmek için, belki de erkek meslektaşlarından çok daha fazla çalışacak ama mücadelesine devam edecektir.

İş hayatına başlayacak kadınlarımıza ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

Kadınlar kaplumbağa misali kabuğundan çıkmalıdır. Ancak kafasını çıkarıp risk aldığında ilerleyebilir. Boş bir kafa şeytanın çalışma odasıdır. Bu odaları yok etmek için aktif bir şekilde kullanılır hale getirelim.

Kadınların işgücüne daha aktif katılımı, aile ve toplumun ekonomik - refah seviyesinin yükselmesi için önemli olduğu kadar, kadının eğitim, bilgi ve becerilerini verimliliğe dönüştürebilmesi için de gereklidir. Kadının bu aktivitelerle gerek çalışma hayatını gerekse ev hayatını dengeli ve verimli hale getirebilmesinde kendisine yardımcı olabilecek pek çok ulusal mekanizmaların desteğine ihtiyacı vardır. Bu desteği sağlayan kadınların başarılı olmaması için de hiçbir neden yoktur. Önemli olan kadının istekliliği, azmi ve kararlılığıdır. Kadının başarılı bir noktaya ulaşmasında engeller olmasına rağmen, başarılı olan kişilerin tecrübelerinden ve deneyimlerinden yararlanılarak bu engellerin aşılabileceği söylenilebilir.

Bu düşüncelerle yaptığımız çalışmanın üç amacı bulunmaktadır. Birinci amacımız; Türkiye’de kendini topluma kabul ettirmiş 100 başarılı kadının ortak özelliklerini tespit ederek, başarının sırlarını bulabilmektir. Her ne kadar başarılı olmanın kesin formülleri olmasa da, ele alınan konular içerisinde ortaya çıkan aile ve çevre faktörünün, bir kişinin başarılarını etkilemede ne derece etkin olabileceğini gösterebilmektir.

Çalışmanın ikinci amacı; bir birey olarak yetiştirdiğimiz çocuklarımızın, gençlerimizin çocukluk ve büyüme dönemlerinde bir ebeveyn olarak göstermiş olduğumuz çabaların, onların gelecek yaşlarında ne kadar etkili olduğunu anlatabilmektir.

Üçüncü amacımız da; bilimler arası yapılabilecek ortak bir çalışmanın yeni bakış açısına yol açabileceğini gösterebilmektir. Çünkü yaptığımız bu küçük çaplı araştırmamızda, kadının içinde bulunduğu toplum itibariyle, yaşadığı her ortamın, her basamağın bir toplumsal olgu içerisinde ortaya çıktığını belirtirken sosyoloji biliminden; kadının aynı şekilde bu ortam içerisinde kendine güvenerek bir adım ileriye atılmasında psikoloji biliminden ve aynı şekilde belirli özellikleriyle iyi bir yönetici veya lider olarak ekibini oluşturması, başarılı bir konuma gelmesini de yönetim biliminin belirli kaideleri ve kuralları doğrultusunda gerçekleştirdiğini düşünüyoruz. Bu şekilde yapılan çalışmamız, üç bilime de yeni katkılarda bulunabilecektir.

Sakarya’da çalışan kadın sayısı maalesef oldukça az. Bunun nedeni ya cesaret edemiyorlar ya da eşleri izin vermiyor. Bastırılmış duygulardan kaynaklandığını düşünüyorum. Ev temizliği, çocuk bakımı, hasta bakımı gibi kestirme işlere yöneliyorlar. Kadın demek BİZ demek! Biz her alanda varız! Bizim kapımız açık. Girişimci olmak isteyenin yanında olmaya hazırız. Konu, kimlik, yaş ayırt etmeksizin SATSO’ya bekliyoruz. Haydi hanımlar girişimciliğe!

Kadın güçlüdür. Duyguları sağlamdır. Güven, istikrar, çözüm odaklı olduktan sonra başarı zaten gelir.


 Röportaj: Mine KÖSE


 

Yorumlar Yorum Ekle
Bu habere ilk yorumu siz ekleyin!
© 2010 - Bütün hakları saklıdır