Otizm, bir gelişim bozukluğu. Beynin yapısını ya da işleyişini etkileyen bazı sinir sistemi sorunlarından kaynaklandığı düşünülen bir rahatsızlık. ABD Psikiyatri Derneği verilerine göre, görülme oranı her 100 çocukta 1… Türkiye’de de 100 binin üzerinde otistik çocuk eğitim bekliyor. Çünkü, bu rahatsızlığın bilinen en etkin yolu eğitim. Yoğun ve bire bir eğitim. Bener Erkorur, Sportizm’in kulüp direktörü.. Bizi Kırkpınar’da bulunan Sportizm tesislerinde ağırladı, sorularımızı cevapladı ve bilgiler verdi. Biz de başarıya nasıl ulaşıldığını yakından görme fırsatı bulduk. Büyük emek ve sabır isteyen eğitimin nasıl bir mucize ortaya çıkardığına şahitlik ettik..
* * *
Sportizm Kulüp Direktörü Bener Erkorur, otistik çocukları sporla hayata bağlayan ve normalleştiren sistemi anlattı..
Otizmden bahsedelim biraz…
Otizmli bireylerin hepsinde tekrarlayıcı ve stereotipik davranışlar vardır. Vücudu döndürme, anlamsız sıçrama, sallanma, el sallama, nesnelere vurma, çevirme, sürekli aynı şeyleri tekrar etme, bu davranışlar bireyin kendi kendini uyarması davranışlarını tekrarlaması ve monoton olmaları nedeniyle kendini uyarıcı davranışlar olarak isimlendirilir. Otizmli bireylerin uyaranlara, psikomotorik açıdan çocukların sağlıklı bir şekilde gelişmeleri için yeterli düzeyde uyarıcı hareketlere ihtiyaçları var. Normal çocuklar okul ortamlarında, spor okullarında, sokaklarda, park ve bahçelerde bu ihtiyaçlarını planlayabiliyor ve uygulayabiliyor.
Otizmli bireylerde bunlar yok tabii…
Otizmli bireyler, böyle bir planlama ve düzenleme yapamıyor. Bireyler uyaran ihtiyacını karşılamak amacı ile kendilerini stereotipik, tekrarlayıcı, hiperaktif hareketlere kanalize ettiklerini düşünüyorum. Bu nedenle otizmli bireylere uygun kişisel disiplin öğretisinin kazandırılması ve farklı spor becerilerinin kazandırılması gerektiğini inanmaktayım. Böylece; kendini uyarıcı davranışların azalacağını, anlamsız kontrolsüz hareketlerin yerini spor becerilerinin alması bunun sonucunda da otizmli bireylerde öz güven , vücudunu tanıma ve hissetme, kendini kontrol edebilme gibi yetiler gelişecek otizmli bireyler kazandığı bu yetiler sayesinde yaşam, iletişim ve sosyal becerilerde istenilen gelişimi sağlayacağına inanmaktayım.
Buradan yola çıkarak Sportizm’i kurdunuz..
Bağımsız yaşam yetkinlik ve donanımını kazanabilmeleri ve toplumla entegre biçimde yaşayabilmeleri için geliştirilmiş olan programın uygulanabileceği ve yaygınlaştırılabileceği bir ortam yaratmak amacı ile Sportizm programlarını oluşturdum. Sportizm; spor ile otizm olgularının birleşimi sonucu oluşmuş ‘spor ile yaşam programına’ verilen isimdir. Sportizm programları; tedavi edici program değil, spor eğitimi içeren yaşam programlarıdır. Spor becerilerinin kazanılmasından sonra otizmli bireylerde yaşam, sosyal ve dil gelişimlerinde önemli gelişim olmaktadır. Sportizm programlarının gelişiminin devamında otizmli sporcularımız Türkiye Özel Sporcular Fedarasyonun organize ettiği turnuvalarda dereceler alıyor.
Burak normal yaşıtlarıyla yarışıyor
diğer sporculara ders veriyor
Burak, Sportizm’le büyük başarılara imza atmış bir çocuk. Üç yıl öncesine kadar hareketlerini kontrol etmekte zorlanan Burak, Sportizm Kulübü Spor Direktörü Bener Erkorur’un, genç öğrencisinin bireysel özelliklerini dikkate alarak geliştirdiği tenis eğitim programı sayesinde önemli mesafeler kaydetti. Burak şu anda Türkiye’nin tenis oynayan ilk otistik bireyi. Yeni başlayanlar kategorilerinde turnuvalara katılıyor. Rakipleriyle kıran kırana mücadele ediyor. Yeniyor, yeniliyor. Burak, bu sayede özgüvenini kazandı. Hiperaktivitesini büyük ölçüde kontrol altına aldı. Matematik sayı kavramı gelişti. Otistik sporcuların eğitiminde yardımcı antrenörlük yapmaya bile başladı. Tenisin yanına yeni bir branş eklemek için kayak dersleri almaya başladı.
YURTDIŞININ İLGİSİ ARTIYOR
Burak’ın eğitiminden sorumlu olan ve daha önce uzun yıllar Fenerbahçe altyapısında hocalık yapan Bener Erkorur, otizmin tedavisinde bire bir eğitimin önemini vurgulayarak şunları söyledi: “Burak bizim için bir rol model. Kişiye özel programla pek çok sorunun çözülebileceğini bize gösterdi. Her otistik çocuğu kendi dünyasında gözlemleyerek, otizm kelimesinin ardına saklanan gizeme ulaşmak mümkün olabilir... Sportizm, bu anlamda dünyada da bir ilk... Yurtdışından ailelerin artan ilgisi de atılan adımların doğru olduğunu gösteriyor. Çünkü, Sapanca Kırkpınar’ın doğal güzelliği içinde yapılan spor ağırlıklı eğitim, otistik çocuklarda önemli fiziksel ve zihinsel gelişimin yanı sıra, bu tür çocuklarda en büyük sorun olan aşırı ilaç kullanımının da önüne geçiyor.”
Doruk’u özler hal geldik
Otistik birey Doruk’un babası Fuat Davran, Sportizm’le hayatı değişenlerden… İşte onun görüşleri…
Ben sporun içinde büyüdüm ve Doruk’u da spora yönlendirdim. Özellikle yüzmeye yöneldik. Çok da faydasını gördük. Enerjisini boşaltıyor ve dinlendiriyordu. Ama bunlar Türkiye’de zor oluyor elbette. Eğitimde bir çok sıkıntı yaşıyorsunuz. Bir de bizim durumumuzda olan insanları sömürmeye yönelik bir kişi var piyasada. Dolayısıyla güvenemiyorsunuz. Ben diyordum ki, “Ben kendim ilgileneyim. Elimden geleni yapayım”. Ama sonra Bener Hoca’yla tanıştık. Önceleri Doruk’un lise eğitimi için bir yaşam koçu tahsis edildi. Fakat lisede olmayınca, Kırkpınar’a yerleştik. Spor normal insanlar için müthiş bir şeyken, hem ruh hem beden sağlığı açısından, düşünün otistik çocuklara nasıl bir etkisi olur. Hem spor hem de sosyalleşme açısından büyük katkısını gördük Sportizm’den. Burada haftanın 6 günü, sosyalleşme açısından büyük bir etkisini görüyorum çocuğum üzerinde. Artık Doruk’u özler hale geldik. Böylece bizim ona yaklaşımımız da değişti.